Bursa’da toplu ulaşıma dair merak edilenleri yanıtlayan ve yeni çalışmalar hakkında bilgi veren BURULAŞ Genel Müdürü Kürşat Çapar, “En önemli işimiz rutindir; en büyük sürprizimiz, sürpriz yaşatmamaktır! Emeğimizin, zihnimizin ve bütçemizin büyük kısmını buna harcıyoruz” dedi.
Türkiye’nin dördüncü büyük kenti Bursa’da trafik çilesi büyüyor; toplu ulaşıma düşen sorumluluk her geçen gün artıyor. Şehir merkezi algısı cazibe noktalarının artmasıyla dağılıyor ve yaklaşık 3 buçuk milyon insanın bir yerden bir yere zamanında, güvenli ve konforlu gidebilmesi için çeşitli alternatiflerin devreye sokularak yeniden planlanması gerekiyor.
Bu alanda Bursalıların sorularını iletmek ve yeni çalışmalar hakkında bilgi alabilmek adına BURULAŞ Genel Müdürü Kürşat Çapar ile röportaj gerçekleştirdik.
İki bölümden oluşan röportajımızda öncelik BURULAŞ’ın vatandaşların konforlu ulaşımı için yaptığı çalışmalarda…
Önemli olduğunu düşündüğüm şu kısmı en başta duyurmak istiyorum:
Toplu ulaşımda herhangi bir sorun yaşadığınızda bunu hem Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin hem de BURULAŞ’ın şikâyet hatlarına iletebilirsiniz!
Sözü uzatmadan soru-cevap kısmına geçiyorum…

ENERJİ ATILIMI
Bir önceki dönemde başlattığınız ancak siyasi konjonktür gereği duraklatılan proje-projeleriniz var mıydı? Son durum nedir?
Kasten durdurulmuş değil; bitirilemeyen işler oldu. Orhaneli ilçesinde güneş enerjisi santrali yapma ile ilgili bir süreç vardı. Bazı prosedürler tamamlandı ve ihale aşamasına kadar gelindi. Bu dönemde ihaleyi yapıp başlayacağız. Bu fiili bir durdurma değil; işin doğası gereği zaman aldı.
*Bu ne sağlayacak?
Yaklaşık 4,5 megavatlık (MW) bir yenilenebilir enerji kapasitesi var. Bizim ihtiyacımız içinde küçük bir parça olsa da zamanla kapasitesi artırılacak. BursaRay’ın enerji ihtiyacını karşılayabilir bir üretim hedefindeyiz. Bu da sürdürülebilir ulaşım ve çevre için önemli bir adım.
*Vatandaşın cebine de olumlu yansıyacak mı?
Vatandaşa yansıyan bizim maliyetlerimiz değil; onların kaldırabileceği kadarı! Belediye bütçesinden ciddi bir kaynağı aktarıyor; toplu taşımanın sürdürülebilir şekilde desteklenmesi için çalışıyoruz. Maliyetleri aşağı çekerek belediyeye olan yükü azaltma amacı güdüyoruz.
RUTİN BOZULMAMALI
Önümüzdeki günlerde trafiği rahatlatmak, insanları toplu ulaşıma sevk etmek adına ne gibi çalışmalar olacak?
Bursa’nın Ulaşım Master Planı var.
İşi yakından takip edenler için büyük bir sürprizimiz yok.
Bizim işimizin önemli bir kısmı rutini sağlıklı şekilde yürütebilmek. Birinci odağımız hizmeti aksatmadan sunmak! Trenler günlerce yolda kalmadan çalışır kimse alkışlamaz ama bir gün tren yolda kalır, siz sahaya çıkıp otobüsle taşıma seferberliği ilan edersiniz; alkış o zaman gelir.
Halbuki önemli olan trenin yolda kalmaması; insanların güvenle evlerine ulaşabilmesidir. 7/24 ekibimiz çalışıyor. En önemli işimiz rutindir, en büyük sürprizimiz, sürpriz yaşatmamaktır! Emeğimizin, zihnimizin ve bütçemizin büyük kısmını buna harcıyoruz.

Bazı gelişmeleri aktarayım:
GENÇLEŞEN FİLO
Otobüs filomuzun gençleştirilmesi daima gündemimizde. Araçlarda belli yaştan sonra ciddi verimlilik kaybı oluyor. Belediyemizin yürüttüğü bir ihale sonuçlanmak üzere; 20 araçlık bir alım bu. Ayrıca Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün 20 araçlık alımı da var. 40 araçlık alım; başta Şehir Hastanesi uzatmasının doğurduğu talepleri karşılayacak; ana hatlarda da daha sık ve sürdürülebilir hizmet vermemizi sağlayacak. 7 milyar liralık yatırımdan bahsediyoruz. BursaRay ile ilgili de araç alımları oluyor.
OTOPARK UYGULAMASI
Yaz dönemi için önemli bir adım atıldı; Sayın Valimizin desteği ile beraber kritik bölgelerde okul bahçelerinin yaz döneminde otopark olarak kullanılmasına dönük çalışmamız var. Tophane’de tur otobüsleriyle ilgili ciddi parklanma sorunu var. Gölyazı aynı şekilde. Bu, yazın turizmin getireceği ilave araç yükünü sağlıklı yönetmemizi sağlayacak.
ORHANGAZİ’YE YENİ TERMİNAL
Orhangazi Terminali’nin yeniden inşası ile ilgili adımlar atılıyor. Sosyal anlamda desteklenmesi gereken yerler var; köylerin ulaşımıyla ilgili sorunları minimize etmeye çalışıyoruz, dağ ilçelerine ulaşım için planlar geliştiriyoruz.

BU BİR İHTİYAÇ!
Vatandaşların sıkça dile getirdiği bir konu var: Bazı otobüs hatlarında sefer yetersizliği, bazı hatlarda ise boş araçlar görülüyor. Hat planlamasında yeni bir model üzerinde çalışıyor musunuz?
Boş geçen araçlar için şunu vurgulayalım; bir kısmı ihtiyaç.
Aracın yarım saatte bir geçtiğinde boş olması; o seferin kaldırılmasını haklı saymaz. Oradaki bir kişiyi bile mağdur edemeyiz. Yapısal anlamda düzenli bir kapasite kullanım sorunu varsa dikkate alıyoruz. Bursa’nın şöyle bir karakteri var; genelde hareketler tek yönlü oluyor. Bir tarafa dolu giden araç dönüş seferinde boş olabiliyor. Akşam da dönüş doluyken, çıkış yönü boş olabiliyor. Çalışma merkezlerine doğru sabahları yoğun, akşam da evlere doğru yoğun. Tüm paydaşlarla muhtarlarla sıkı bir iletişimdeyiz. Birinci odağımızda yaptığımız işi doğru yapmak, sürdürülebilir kılmak var.
*Elektrikli araç filosuyla ilgili yatırımlarımız var. Şimdiye kadar 4 aracımız oldu.
Kaynak çalışmalarımızı yürütüyoruz. Bursa’nın ihtiyacı olan raylı sistem yatırımları da devreye girerse daha yaygın, erişilebilir toplu ulaşıma sahip olacağız. Bursa büyüdükçe merkez bölünüyor; yani birden fazla cazibe merkezi oluyor. Günün sonunda raylı sistem kaçınılmaz bir ihtiyaç olacak. Otomobil trafiği ile ilgili ne yaparsanız yapın belirli bölgelerde tıkanmanın önüne geçilemiyor. Tarihi kentlerde korunması gereken yerler var, bu korumanın karşılığı da otomobil trafiğinin tıkanması olarak karşımıza çıkıyor. Toplu ulaşım seçenekleri, Park Et-Devam Et noktaları oluşturuluyor. Bu topyekûn bir hesap ve çalışma!
FİRMALARA SIKI DENETİM
Yürüyen merdivenlerin ve asansörlerin bozulması ciddi sıkıntılara yol açıyor. Bunun için alınabilecek bir önlem var mı? Tıp Fakültesi’ne çıkan yürüyen bant sistemindeki son durum nedir?
Yürüyen merdivenler mekanik aksamlar, bozulmaları kadar doğal bir şey yok. Hareketli parçalarda arıza kaçınılmazdır! Buradaki sıkıntı bakım anlaşması yapılan firmalarla ilgili ya da içerdeki teknik personelle ilgili oluyor. Bakım anlaşmaları gecikebiliyor veya seçilen firma işin ehli olmayabiliyor. Tahminimce bu tip teknik durumlar nedeniyle geçmişte sıkıntılar yaşanmıştır. Bazen de kritik parça stokta tutulmadıysa onun arızası sonucu sorun çıkmıştır. Biz tüm sözleşmeleri gözden geçirdik ve kendi ekibimize asansör bakımında yetkin birkaç kişi dahil etmek üzere mülakatları tamamladık. Bakım firmalarını beklemek zorunda kalmadan müdahale edebilir hâle geleceğiz. Tabii birinci hedefimiz aynı anda hem asansörün hem yürüyen merdivenlerin bozulmasının önüne geçmek. Bu dezavantajlı vatandaşlar için çok daha kritik. İkisinden birinin muhakkak çalışabilir olması için gayret ediyoruz. Firmaları sıkı denetleyerek yönetebileceğimiz bir sorun.
***
Üniversitedeki konu ise yapısal; düz zemindeki yürüyen yol teknik olarak şu anda birçok şehirde kullanılan tekniğin dışında. Maalesef ilk uygulamalardan biri Bursa’da. Üretici kısa sürede tekniğin işe yaramadığını fark edince üretimi rafa kaldırmış. İlk yapımdaki yanlış kararın ceremesini sonraki tüm BURULAŞ yöneticileri çekiyor. Çalıştırılamıyor; sergi olarak değerlendirilmiş, şu anda bir değişikliğe gitmedik.
*Bir parantez açmak istiyorum: Nilüfer durağına bisiklet rampası konmuş, bilgi verir misiniz?
Deneme amaçlı yeni yaptık; endişelerimiz var, gözlemleyeceğiz. İyilik yaparken birilerine zarar vermememiz gerekiyor, hasar oluşması bizim sorumluluğumuz olur. Eğer sorunlar oluşmazsa yaygınlaştırmayı planlıyoruz.
GECE SEFERLERİ DEĞİŞTİ
Gece ulaşımı ile ilgili yeni bir düzenleme yayınlandı ancak sorular devam ediyor. Netlik kazanması adına tekrar sorayım: Gece metrosu kaldırıldı mı?
Metro ağı yoğun bakım gerektiren bir hizmettir. 7/24 çalışan bir metro ağı dünyanın hiçbir yerinde yok. Rayların bakım çalışmaları düzenli olarak; seferler bitince gece boyu yapılır. Bursa’da gece seferleri otobüslerle yapılıyordu. Daha sonra İstanbul’daki ‘uyumayan metro’ burada da hayata geçirilmişti. Ancak her kentin kendi ritmi var. Bu bir hesap meselesi. 1 saatlik yolculukta 1000 kişi hareket ediyorsa bunun için raylı sistemi kullanmazsınız; bunun başladığı rakam 14 binlerdedir. 1000 kişilik ihtiyaç otobüsle karşılanabilir.
Şöyle güncelledik; normalde her gün son seferlerimiz en uç istasyonlardan başlar; Kestel, Arabayatağı, Emek, Üniversite’den 00.00’da yola çıkar, 01.00’da istasyonlara varır ve seferler bitmiş olur. Yani Acemler, Şehreküstü gibi ara istasyonlardan 00.30’da son geçişler olur. Biz bunu cumartesi geceleri için uzattık; son sefer 01.00’da başlayacak şekilde düzenledik. Yani seferlerin bitişi 02.00 oldu. 02.00’dan sonra raylı sistem sona eriyor ama ulaşım otobüslerle her yarım saatte bir devam ediyor. Zaten seyahat eden yolcuların son yoğunluk saati 00.00 ile 01.00 arasında; yüzde 60 civarında. Yüksek yoğunluklu talebi karşıladıktan sonra sona ermiş oluyor. Herhangi bir mağduriyet söz konusu değil!

KARAR ÜST İRADEDE!
Toplu ulaşıma önümüzdeki günlerde herhangi bir zam gelecek mi?
Biz bürokratlar olarak maliyetleri çalışırız. Zam kararı Başkan ve Meclis’in iradesidir. Değerlendirmeleri sürekli yapıyoruz; enflasyon ve enerji maliyetlerindeki artışları takip ediyor ve gereğini arz ediyoruz. Bu zamla mı yoksa sübvansiyonla mı karşılanacak, kararı üst irade veriyor.
*BUDO’nun zammı geri çekildi, bilgi verir misiniz?
Bu zam planlanmış bir çalışmaydı; deniz taşımacılığında kış ve yaz tarifeleri mevcut. BUDO, kışın sakin oluyor ama yazın mevsimin de fırsat vermesiyle daha çok çalışıyor. Bu nedenle zam getirilmişti. Ama özellikle üniversite öğrencilerinin final dönemi geldiği için Bursa’ya ulaşımda onlara ek külfet çıkması istenmedi ve Başkan’ın iradesiyle geri çekildi. İleriki dönemler yeniden istişare edilecektir...
*Deniz ulaşımını konuşuyorken şunu da sormak istiyorum: Körfez seferleri yeniden başlayacak mı?
Bu külfetli ve çok küçük etki yaratan bir hizmet. Kendi araçlarımız yok dolayısıyla hizmet alımı yapılıyor yani maliyet yüksek. Yeniden başlatmayı düşünmüyoruz!
PSİKO-TEKNİK DESTEK
Klima denetimleri yapılıyor, haberlerde de görüyoruz. Ancak özel halk otobüslerinde şoförlerle yolcuların bu konu başta olmak üzere çeşitli sebeplerle kavga ettiği anlara şahit oluyoruz. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Otobüs şoförlüğü mesleği hak ettiği ilgiyi görmüyor; eğitimli şoför çok az yetiştirilebiliyor. Binlerce insanın çalıştığı bu sektör eğitim planlarımızın biraz dışında kalıyor maalesef. Vatandaşla çok etkileşimde olunan, trafikte kalan dolayısıyla psiko-teknik açıdan mutlaka desteklenmesi gereken bir branş. BURULAŞ olarak bu alanda eğitimler, telkinler, tavsiyeler veriyor; stresi yönetmeye çalışıyoruz.
Özellikle yeni çalışmaya başlayanlar gereken sabrı göstermekte zorlanabiliyorlar. Yatırım olarak halk otobüsü alan insanların bir kısmı aracı kendi kullanmayı ya da kendi yakınlarına kullandırmayı tercih ediyor. İlk etapta sorunlar yaşanabiliyor. Bazen trafikte diğer araçlar da toplu ulaşım araçlarına tahammül gösteremiyor. Her zaman diyoruz ki; ‘Ehliyeti olan, o işe ehil olduğunu belgeleyen sizsiniz. Gerek yolcu gerek üçüncü şahıslar olsun araç ya da yaya siz anlayışlı olun, sorunu fiziki boyuta taşımayın.’ Tüm araçlarda kamera sistemi var. ‘Koltuğunuzu asla terk etmeyin’ kuralı mevcut. Bizim için; şoför bir olay anında koltuğunu terk ediyor, tartışmaya dahil oluyorsa suçludur. Aldığımız radikal kararlar var. Kavgaya karışan şoförlerin tekrar toplu ulaşım araçlarını kullanmalarına izin vermiyoruz; sürücü kartlarını iptal ediyoruz. Hatanın ikinci kez oluşmasına izin vermiyoruz!
*Klima kullanımında şoförlerin yolculara maliyeti bildirdiğini duyuyoruz. Yorumunuz nedir?
Ödemeleri BURULAŞ olarak biz yapıyoruz; örneğin klima maliyetini mal sahibi ya da şoför ödemiyor. Belediye olarak esnafın giderlerini hesaplıyor, onlara sürdürülebilir bir ödeme yapıyoruz. Böyle bir şey yok.

ÖNCELİK RAYLI SİSTEM
Gemlik ve Kurşunlu otobüslerinin Merinos’tan yani şehir içinden kaldırılması gündeme taşınmıştı bu karar durduruldu mu?
Raylı sistemlerin olduğu şehirlerde, raylı sisteme paralel olan araçlar peyderpey kaldırılır. Mustafakemalpaşa, Karacabey, Mudanya, İznik, İnegöl, Orhangazi arabaları nasıl uç noktalarda sonlandıysa; Gemlik ve Kurşunlu için bu öngörüde bulunmak yanlış olmaz.
Sadece otobüsleri değil, vatandaşların araçlarını da ‘Park Et-Devam Et’ noktalarında sonlandırmak için çalışıyoruz. Raylı sistemler sadece arabası olmayanlar için değil, arabası olanların da şehre araçsız gelmelerini sağlamak için var. Bu da hep konuşulan olan ama nihayet karar vericilerin son noktayı koyacağı bir adım. Vatandaşın motivasyonu hizmetlerden maksimum fayda almaktır ancak bizim bazen tepkiyi göğüsleyerek adımlar atmamız gerekiyor. Şu anda Gemlik ve Kurşunlu otobüslerinin Merinos’tan kaldırılması gündemimizde değil ancak vatandaş hissediyor ki raylı sistemler ilerledikçe bu karar da gelecek…
ZİHİN FIRTINASI
Heykel’in trafiğe katılması konuşuluyordu bu doğrultuda bir adım atılacak mı?
Şehircilikle alakalı zihinlerdeki projeler için büyük planlamalar yapmak gerekiyor. Heykel’i kapatmak bir bariyer koymakla yapılamaz; topyekûn çalışma yapılması gerekir. Bu bir zihin fırtınasıdır. Belediye böyle bir çalışma yapacağında tüm paydaşlarla iletişime geçer; şu anda böyle bir çalışma yok!
GEÇMİŞE BAKAMAYIZ
Ali Osman Sönmez Hastanesi’nin açılmasıyla oluşacak trafikten endişe ediliyor, bunun için çalışma var mı?
Çeşitli planlar var. Özellikle otopark için çalışıyoruz. Yayaların karşıya geçişi için alternatifler üretiliyor. Hastane bittiğinde hazır olması gereken işler bunlar, gecikmiş olabilir ama belediyecilikte geçmişe bakamayız. Geleceğe odaklanmak zorundayız. Geçmişte yapılmamış olması sadece sorumluluğumuzu artıran bir etki olarak karşımıza çıkıyor. İnsanları toplu taşımayla nasıl hastaneye ulaştırabiliriz diye düşünüyoruz. İlk açılışta beklenen kaosu hızlıca atlatıp, sağlıklı bir işleyişe kavuşturacağız.
*Kükürtlü için çok fazla şikâyet var; dolmuş, otobüs vb. düzenleme yapılacak mı?
Kükürtlü’nün alışmış olduğu bir konforu; Heykel’e dolmuşla çıkma kültürü var. Çeşitli alternatifler düşünüyoruz. Daha önce olmayan otobüs seferleri koyduk; B39K gibi. Normalde Dikkaldırım’dan giden hattın bazı turlarını Kükürtlü’ye yönlendirdik. Bazı ana hat araçlarımızı yine caddeden geçirerek oradaki hareketliliği karşılamaya çalışıyoruz. Özellikle Ali Osman Sönmez Hastanesi açıldıktan sonra Çekirge’den gelen araçların hastaneye yönelik güzergâh değişiklikleri planlanıyor. Dolayısıyla bir sorun kalmayacak. Dolmuş uygulaması için de çözüm arayışımız mevcut.
*Hızlı tren ile ilgili bir şey söylemek ister misiniz?
Tünelin ucunda ışık göründü, bu sene içinde aksilik olmazsa test sürüşleri başlayacak. İnşaat uzamış olsa da bittiğinde şehre değer katacak olduğunu herkes biliyor. Hizmet başladığında tüm sıkıntılar unutulacak, keyfi çıkarılacak.
*Şehir Hastanesi ve Görükle durakları ne zaman açılacak?
Çalışmalar devam ediyor. Uzayan işlerden biri oldu ama sona gelindi. Ahmet Yesevi İstasyonu’nun bu yıl içinde faaliyete geçme ihtimali yüksek. Görükle için ise bürokratik gereksinimlerin çoğu tamamlandı. Ulaştırma Master Planlarında yer almıştı. Tabii süreyi inşaat başladıktan sonra konuşuyor olacağız.

65 yaş ve üzeri için ücretsiz-sınırsız ulaşım mevcut. Ancak bunun sebep olduğu yoğunlukta gençler ve yaşlılar arasında bir saygı kaybı var. Bu konuda mesajınız nedir?
Sadece yaşlılar için değil dezavantajlı tüm topluluklar için söylüyorum:
Hasta bir genç, hamile ya da yaşlı biri olabilir…
İnsanlara karşı duyarlılıklarımızı yitirmenin haklı bir gerekçesi olamaz. Hiçbir bahane bizim bu insanların pozitif ayrımcılık almasını engellememize bir öncül olamaz. Tabii şunu belirteyim; ücretsiz yararlanılması konusu bizim açımızdan ciddi bir handikap. Yolcuların yüzde 18’i ücretsiz yolculuk yapıyor. Maliyeti ücret ödeyenlere yansıtmamız söz konusu olamaz. Bunu tüm şehirlerde belediyeler karşılıyor. Kişisel kanaatim olarak söylüyorum ‘günün belli saatlerinde ulaşımı kullanın’ demek adil değil. Ama belki çok daha cüzi bedeller talep ederek; öğrencilere uygulanan tarifeler gibi uygulamalarla biniş taleplerinde azalma sağlanabilecektir. Hem planlama hem de toplam maliyette paylaşım olur. Bu konu yerel gündemde tartışılan ama çözümü yerelde olmayan bir başlık. Bu işi başlatan iradenin oluşan sorunları çözme konusunda adım atması gerekiyor. İnsanlara verilen hakkın iptali öyle kolay değil, saygıyla karşılıyoruz…
Not:
Malum, kurumların müdürleri belli oldukça yoğun görüşmeler de peşi sıra geliyor.
Süreçte yer alan BURULAŞ Genel Müdür Asistanları Nesli Cebeci ve İbrahim Başaran’a özenli çalışmaları için teşekkür ediyorum…