Hava Durumu

Darboğazdan sandığa…

Yazının Giriş Tarihi: 20.08.2026 00:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.08.2026 00:08

Türkiye belirli aralıklarla seçime gidiyor, bu da ekonomiyi etkiliyor.

‘Bu etkileşim hâli normal mi?’ diye sorarsanız; emekliler ve asgari ücretliler için hayatta kalma mücadelesine dönüştüğü için hiç normal değil!
Zam beklentilerinin yükselmesi gündeme taşındığında biliyoruz ki seçimin eli kulağında.

2027’ye doğru çeşitli tahminler gündeme taşınırken; yeni bir iddia faiz ve krediler için ortaya atıldı.

Vatandaşın çilesi malum ama içinde bulunduğumuz süreçte sanayici de dertli.

Finansmana erişim sıkıntısı yaşayanlar; yatırımlarını durduruyor, mevcuttakini korumaya çalışıyor.

Eğer haber doğruysa herkes için rahatlama olacak; piyasalar canlanacak.

Tabii bir kez daha altını çiziyorum:

Haber doğruysa!

Çünkü enflasyonla mücadele kapsamında kuş uçurtulmadı; kemer sıkma politikası vatandaşın neşesini kaçırdı.

Bir anda bolluk devrine geçiş olur mu?

Ayrıntı zamanı…

***

Enflasyonla mücadele için sıkı para politikası devam ettirilirken, reel sektörün üretim ve ihracat faaliyetlerini destekleyecek yeni adımlara hazırlık yaptığı bilgisi son günlerde gündemde.

Buna göre esneklik uygulamaları devreye alınacak.

İlk hamle, piyasanın fonlama -bir ekonomideki bankaların veya şirketlerin faaliyetlerini sürdürmek, nakit ihtiyaçlarını karşılamak ya da borçlarını çevirmek için finansal piyasalardan para sağlaması veya Merkez Bankası'nın piyasaya nakit sürmesi- yapısında bekleniyor.

Yüzde 37 oranındaki politika faizi ile yüzde 40 seviyesindeki gecelik fonlama faizleri arasındaki makasın kapatılması planlanıyor.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan daha önce yaptığı açıklamayla benzer bir mesaj vermişti:

“Temel fonlama aracımız olan bir hafta vadeli repoya dönüş gündemimizde, bunu değerlendirebiliriz!”

Bir diğer ihtimal ise döviz kuru politikalarında değişiklik yapılması.

Sıkılaşma sürecinde Türk Lirası’nın değer kazanabilmesi amaçlanırken; kurun enflasyon oranına daha uyumlu olacağı ifade ediliyor.

Dış pazarda rekabet güçlüğü çeken ihracatçıların eleştirileri dikkate alınmış gibi duruyor. Kurda spekülatif ve ani sıçramaların önüne geçilerek, kontrollü bir artışla sanayicinin dış pazardaki marj kayıplarının önüne geçilmeye çalışılacak.

Olup-olmayacağı belirsiz ancak beklenti yüksek.

Sosyal medyada da bu bilgiler ‘Ekonomi müjdesi’ başlıklarıyla servis ediliyor.

***

Ve en kritik başlık:

Kredi büyüme sınırlarında beklenen esneklik.

Ticari krediler alanında, KOBİ kredileri için aylık büyüme sınırı 2-2,5 aralığına çekilmiş; bu limitlerin aşılmasında bankalara zorunlu karşılık yükümlülüğü getirilmişti. Kredi imkanlarının daraltılması ve maliyetlerin artmasıyla ihracatçı ve sanayiciler borçlanma ihtiyaçlarını yabancı paraya çevirmişti.

Elbette sanayiciyi kurtarma çabasının yanı sıra vatandaşın da bir beklentisi var.

Faizlerin hızla yükseltildiği dönemde borçlarını yapılandırmak zorunda kalanlar, limitlerinin neredeyse 2-3 katı kadar faiz ödedi.

Ev-araba almak isteyenlerin başvuruları askıda kalırken; krediye ulaşabilenler de geri ödeme oranlarını görünce her şeyden vazgeçti.

Önümüzdeki aylarda seçim ihtimaliyle birlikte emeklinin ve asgari ücretlinin maaşlarındaki zam oranları haberlerde sıkça yer alacak.

Bununla birlikte nakite ulaşım kolaylığı için, tıpkı pandemi dönemindeki gibi bankalar musluklarını açacak mı?

Merakla bekliyoruz!

***

Tabii gelen tepkilere de yer vermek gerek.

Instagram kullanıcılarının yorumlarından bazılarını paylaşmak istiyorum:

Esnaf perişan oldu. Bu saatten sonra kredi alabilmenin bir önemi kalmadı. Herkes icralık oldu.

Zenginler dışında -onlar da uygun bulursa alır- kredi alabilecek kimse yok. Mali kriz içinde nefes alamıyoruz.

Faizlerin düşeceğine inanmıyorum. Vatandaş zaten mevcut kredi ve kredi kartlarının borçlarını ödeyemiyor. Borcumuzu yapılandırmak istedik; aylık ödeme tutarını 44 bin hesapladılar. Emeklinin maaşı ne kadar da bunu ödeyebilecek?

Seçimden sonra her şey terse döner!”

Tüm bu gelişmeler ışığında hâlâ daha ‘Gençler neden umutsuz?’ diye soran varsa verilecek bir cevap kalmıyor.

Bir an önce toplum olarak darboğazdan çıkılabilmesi ümidiyle…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.