Hava Durumu

Denizlerimizde rezalet yaşanıyor!

Yazının Giriş Tarihi: 24.08.2026 00:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.08.2026 00:09

Yine Marmara, yine kirlilik haberleri…

Pandemi döneminde insanlar evlerinden çıkamadığı için doğa nasıl da kendisini yenilemişti; sular temizlenmiş, çiçekler coşmuş, hayvanlar yerleşim alanlarına kadar inmişti.

Bir yerde çevre katliamı varsa orada kesinlikle insan vardır!

Geçtiğimiz yıllarda denizlerimizdeki müsilaj tehlikesi sık sık gündeme geliyordu. Bu yaz başında aynı görüntüler oluşmadığı için sevinçliydik.

Peki, ne oldu?

Sevincimiz atıkların denizlere karışmasıyla son buldu.

İzlediğim videolar, gördüğüm fotoğraflar ve bölge halkından dinlediklerim neticesinde midem bulandı.

Artık bunun adı; dikkatsizlik, talihsizlik, ihmal falan değil…

Bunun adı REZALET, medeniyetten yoksunluk, bile isteye yapıldığı için de kötülük!

Geçici yöntemlerle, firmalara kesilen cezalarla çözülecek gibi değil.

Daha güçlü, büyük yaptırımlar gerekiyor.

Tabii gerçekten denizleri korumak gayesi mevcutsa.

Kirlilik tek bir noktada toplanmıyor; ayrıntılara bakalım…
Olayların fitilini ateşleyen Yalova oldu.

“Yalova-Çınarcık’ta sezon ortasında deniz suyuna kanalizasyon atıkları karıştı” başlığı ile yer yerinden oynadı. Bölgede denize girenlerin mide bulantısı, kusma, cilt enfeksiyonları ve diğer şikayetlerle hastanelere koştuğu bildirildi. Belediye ise vatandaşlarından denize girmemelerini istedi.

Bir parantez açayım, atıktan kasıt fabrikaların kimyasallarından ziyade insan pisliği!

Benzer bir olay geçtiğimiz ay Mudanya’da yaşanmıştı.

Üstelik güpegündüz, denizde yüzenler varken, kanalizasyondan atık su boşaltılmış, insanlar çığlık çığlığa sahili terk etmişti.

Ama bu tiksinme kısa sürdü; halkın tepkisi anlık olunca aynı rezalet devam ediyor.

“Ben de denize girdim, bana bir şey olmadı” ifadesiyle yüreklere su serpen de var, “Kanalizasyonu gece boşaltıyorlar, sabaha bir şey kalmıyor” diye kendini avutan da.

İnsanca yaşamak yerine buna razı geliniyorsa o zaman boşuna uzmanlar uyarıyor, biz de kaleme alıyoruz.

Bitti mi?

Sırada; Antalya, Alanya-Konaklı Sahili, Kuşadası, Kaş, Marmaris-Turunç Koyu…

Cümleyi tamamlayamadım çünkü liste çok uzun.

Marmara’dan Ege’ye ve Akdeniz’e uzanan kirlilik haritası için bir iddia da şöyle:

Avrupa’nın çöpü Türkiye’nin plajlarına geliyor.

Mersin, Adana ve Antalya kıyılarının mikroplastikle kaplandığına dair çok sayıda görüntü paylaşılıyor.

Elbette böyle bir ortamda yüzmek sağlıklı ve güvenli değil. Ancak biz elimizi eteğimizi denizden çekince sorun ortadan kalkmıyor. Tüm canlıların hayatı tehlikede. Bu denli hoyrat kullanım akıllara durgunluk verici.

Üstelik suçu Avrupa’ya atıp, kenara çekilmek yapılanları kamufle etmiyor.

Rezillik dosyasına daha da yakından bakalım…

Adres Balıkesir’e bağlı Edremit’in Akçay Mahallesi.

Kaz Dağları’nın eteklerinde; modern kent yaşamını ve tatil hayatını birleştiren bir nokta.

Ama bölge halkı kokudan duramıyor, kendi kıyılarında denize giremiyor.

Edremit’te yapılan bazı haberlerde “Yetkilileri de yüzmeye bekleriz!” ifadesi dikkat çekiyor.

Bazıları evlerini satılığa çıkarmış durumda, koyu terk ediyor.

Çünkü lağım mavi sulara akıyor, bir kez daha altını çiziyorum, kaza değil!
Aynı koku faciası bundan 3 sene önce Bandırma başta olmak üzere Kapıdağ Yarımadası’nın tüm koylarında yaşanmıştı.

İnsanlar kapılarını, pencerelerini açamıyor, yazlığı olan satışa çıkarıyordu.

Merak ediyorum nereye kadar bu zulüm sürecek?

Antalya, Kuşadası, Marmaris gibi popüler tatil bölgelerinde ise turistlerin yayınladığı videolar şoke ediyor.

Yüzerken ellerine gelen pislikleri gösterip, kıyıya kaçıyorlar.

Anlık oluşan bazı tabakaları da göstererek yetkililere sesleniyorlar.

İnsanın içinde vatan, doğa, insan, canlı sevgisi yoksa; dahası vicdanı yoksa çözüm nasıl sağlanacak?

Alanya’nın turizm merkezi olan Konaklı Sahili’nde kaydedilen görüntülerde ise beton kanaldan ve menfezden doğrudan kumsala simsiyah, köpüklü atık su boşaltılıyor.

Etrafa yayılan ağır kokuyla birlikte kumsalı ikiye bölen bir siyah şerit oluştuğu söyleniyor.

Sezonun en yoğun olduğu günlerde ister istemez bu olaylar akıllara şu soruyu getiriyor:

Birileri bizim turizmimizi mi baltalamaya çalışıyor?

Altında gizemli suçlular aramak niyetinde değilim zira toplumun umursamaz hâlinin de farkındayım.

Bu rezaletle yazı noktalamak üzereyiz.

Utanç duyan olur mu?

Bilemiyorum ama önümüzdeki yıllarda temiz bir deniz görmek istiyorsanız biraz duyarlı olun!

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.