Hava Durumu

Direksiyonda ezber dönemi bitiyor mu?

Yazının Giriş Tarihi: 08.09.2026 00:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.09.2026 00:08

Geçtiğimiz hafta ‘ehliyet almanın maliyeti artıyor’ başlıklı bir haber yayımlandı.

Hatta şu ifadeler kullanıldı:

“Ehliyet almak isteyenleri yakından ilgilendiren yeni bir uyarı geldi!

Hâlihazırda kurs ve resmî ödemelerle ciddi bir maliyete ulaşan ehliyette, yeni yılla birlikte fiyatların daha da yükselmesi bekleniyor.

Sektör temsilcileri özellikle ekim ayına dikkat çekiyor.”

Fiyat bilgisi paylaşanlar ise 35 bin ile 50 bin arasında bir tutardan bahsediyor.

Artan enflasyon karşısında şaşırmıyoruz ama işin diğer bir boyutu daha var.

Ehliyet alımının şartları da ağırlaşıyor. Bu mekanizma ile trafik kazalarının azaltılması amaçlanıyor!

Tabii bir de ‘serbest güzergâh’ -Sürücü adaylarının önceden ezberledikleri tek bir sabit rota yerine, şehir içi akan normal trafikte ve geniş bir alanda anlık yönlendirmelerle değerlendirildiği yeni nesil direksiyon sınavı sistemidir. Bu modelle adayların ezberci bir yaklaşımla değil, gerçek trafik koşullarında refleks göstermesi amaçlanır- meselesine açıklık getirmemiz gerek.

Ayrıntıları öğrenebilmek adına Yeşil Işık Sürücü Kursları Yönetim Kurulu Başkanı Fesih Baykal ile görüştüm.

“Son günlerde bazı sosyal medya hesaplarında ve çeşitli basın ve yayın mecralarında, Motorlu Taşıt Sürücüleri Kursları Yönetmeliği’nde yapılacağı iddia edilen değişiklikler ve özellikle direksiyon sınavlarında ‘serbest güzergâh’ uygulaması hakkında çeşitli haber ve yorumlar kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Söz konusu paylaşımların önemli bir bölümünün resmî bir dayanağı bulunmamakta ve Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılmış kesinleşmiş bir açıklamaya dayanmamaktadır” uyarısıyla söze başlayan Fesih Baykal;

“Öncelikle belirtmek isteriz ki; sürücü kurslarımızı, kursiyerlerimizi ve sektör çalışanlarımızı ilgilendiren yönetmelik değişiklikleri konusunda yetkili ve bağlayıcı merci Millî Eğitim Bakanlığı’dır. Bakanlık tarafından resmî olarak yayımlanmayan hiçbir bilgi, haber, yorum veya sosyal medya paylaşımı kesinleşmiş bir uygulama olarak değerlendirilmemelidir.

Özellikle direksiyon sınav güzergâhlarının ‘serbest güzergâh’ olacağı yönündeki haber ve paylaşımların, sosyal medyada anlatıldığı şekliyle değerlendirilmemesi gerektiğini önemle vurguluyoruz. Konunun teknik detayları, uygulama esasları ve varsa yapılacak değişiklikler ancak Millî Eğitim Bakanlığı tarafından yapılacak resmî açıklama ve yayımlanacak mevzuat ile netlik kazanacaktır” dedi.

***

Bir parantez açayım…

Şu anda ehliyet kursunun ücreti 22 bin TL civarında. Sınav ücreti ve resmi evraklar da eklenince maliyet 35-40 bin bandına çıkıyor. Eğer yönetmelik değişirse o zaman alınması gereken ders saati de artacak haliyle ücret 50 bine yaklaşacak!

Ayrıca serbest güzergâh uygulaması gelirse sınavlar daha da zorlaşacak. Bu sürücü adayları için kötü haber niteliği taşısa da trafik canavarlarını durdurmak adına önemli bir hamle.

Sahi bu kadar test uygulamasına ve zorlu sınavlara rağmen bazıları ehliyet alıp, tehlike saçmaya devam ediyor.

Öfke patlaması yaşayanlar hıncını yollardan çıkarıyor; Baykal’ın ifadesine göre trafikte kazalardan çok kavgalar emniyete taşınıyor!

Sırası gelmişken bunu da sordum.

Yanıtları yine aynı sürücü kursunda görev yapan Psikolog Şeyhmus Anşin’den aldım.

**********************************************************************************

DİREKSİYON BAŞINDA PSİKOLOJİ

Psikolog Şeyhmus Anşin; güvenli sürüşün önce kendini yönetmekle başladığını vurguladı ve açıklamasında; “Trafik güvenliği denildiğinde çoğu zaman akla hız, takip mesafesi, trafik işaretleri ve araç teknolojileri gelir. Oysa bütün bu unsurların üzerinde daha temel bir faktör vardır:

Direksiyon başındaki insan!

Bir sürücünün trafik içerisindeki davranışını yalnızca sahip olduğu sürüş bilgisi belirlemez. O an ki dikkat düzeyi, stres, öfke, yorgunluk, risk algısı, kişisel tutumlar ve kendini kontrol edebilme kapasitesi de sürüş davranışını doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle güvenli sürüşü yalnızca ‘kuralları bilmek’ olarak değerlendirmek eksik kalır. Asıl mesele, bilinen doğru davranışın zor anlarda da uygulanabilmesidir” ifadelerini kullandı.

Soru-cevap kısmıyla sizi baş başa bırakıyorum…

ÖFKE DOĞAL BİR DUYGU

Trafikteki öfke patlaması nasıl kontrol edilebilir?

Trafikte öfke, çoğu zaman bir başka sürücünün davranışının yorumlanmasıyla ortaya çıkar. Önümüze bir araç kırdığında yalnızca olayı değil, olaya yüklediğimiz anlamı da yaşarız.

‘Beni bilerek sıkıştırdı.’

‘Bana saygısızlık yaptı.’

‘Bunu yanına bırakmayacağım.’

Bu düşünceler öfkenin yükselmesine ve dürtüsel davranışların ortaya çıkmasına zemin hazırlayabilir. Burada psikolojik açıdan önemli olan nokta şudur:

Öfke doğal bir duygudur; saldırgan davranış ise bir seçimdir.

Sürücü öfkelendiğini fark ettiği anda davranışını değiştirebilir. Takip mesafesini artırmak, hızını düşürmek ve karşılık vermemek basit ama etkili öz düzenleme davranışlarıdır.

Kısacası:

Duygunuzu her zaman seçemezsiniz; fakat duygunuzla ne yapacağınızı seçebilirsiniz.

KONTROLLÜ DAVRANIŞ

Aşırı hız yapanlar ‘Bana bir şey olmaz’ düşüncesine sahip olabiliyor. Bu kontrolden çıkışı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Trafikte tehlikeli davranışların önemli bir kısmı riskin bilinmemesinden değil, riskin olduğundan daha düşük algılanmasından kaynaklanabilir.

‘Ben deneyimliyim.’

‘Yolu çok iyi biliyorum.’

‘Buradan daha önce defalarca geçtim.’

‘Şimdiye kadar hiçbir şey olmadı.’

Bu düşünceler sürücüde kontrol duygusunu artırabilir. Ancak sürüş deneyimi, çevredeki diğer insanların davranışlarını kontrol etme gücü vermez.

Güvenli sürücünün bakış açısı şudur: “Ben kendi davranışımı kontrol ederim; diğer sürücünün davranışını ise öngörmeye çalışırım.” Bu nedenle deneyimli olmak, daha fazla risk almak için değil, riski daha erken fark etmek için kullanılmalıdır.

Ayrıca bir yerlere yetişme telaşı da hıza sebep oluyor. Zaman baskısı altında sürücü, normal şartlarda kabul etmeyeceği bir riski daha kolay kabul edebilir. Yakın takip, gereksiz hızlanma, hatalı sollama veya ani şerit değişiklikleri ‘yetişmem gerekiyor’ düşüncesiyle normalleştirilebilir. Burada yapılması gereken davranış oldukça basittir: Zaman baskısını trafik riskine dönüştürmemek!

Çünkü gecikmenin bedeli birkaç dakika olabilir; riskli bir sürüşün bedeli ise çok daha ağır olabilir.

ÖZ DEĞERLENDİRME

Profesyonel şoför olunabilmesi için tavsiyeleriniz neler?

Özellikle gün içerisinde uzun saatler araç kullanan sürücüler için kısa bir öz değerlendirme alışkanlığı faydalı olabilir.

Direksiyona geçmeden önce:

Duygusal durumum nasıl?

Öfkeli, kaygılı veya aşırı stresli miyim?

Fiziksel durumum nasıl?

Bu sorular sürücünün kendi davranışını izlemesini ve gerektiğinde düzenlemesini sağlar.

İyi sürücü hiç öfkelenmeyen sürücü değildir. Öfkesini davranışa dönüştürmeyen sürücüdür!

İyi sürücü hiç riskle karşılaşmayan sürücü değildir. Riski fark edip kararını değiştirebilen sürücüdür!

Bu nedenle trafik eğitiminin hedefi yalnızca sürücüye ‘ne yapması gerektiğini’ öğretmek olmamalıdır.

Trafikte güvenlik yalnızca yolun, aracın veya trafik kurallarının sorumluluğu değildir. İnsan faktörü, trafik güvenliğinin merkezindedir. Şoförün kendi duygusunu tanıması, dikkatini yönetmesi, riskleri doğru değerlendirmesi ve dürtüsel davranışlarını kontrol edebilmesi güvenli sürüşün temel unsurlarındandır.

Kendini yönetebilen şoför, trafikte sadece kendisini değil; karşısındaki insanların hayatını da korur!

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.