Hava Durumu

Ekonomi mi, belediyecilik mi?

Yazının Giriş Tarihi: 21.03.2024 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.03.2024 17:17

Üniversitesi fark etmeksizin, ‘İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne bakış açınız nedir?

Klasik söylemlerden biri şu:

“Elimizi sallasak İşletme, İktisat mezununa çarpıyor.”

Her sene binlerce öğrenci bu alanlardan diploma sahibi olurken, okudukları branşları kendi zihinlerinde, toplumun algısı nedeniyle sıradanlaştırıyor.

Hâlbuki bugünün şartlarına bakınca en çok ihtiyacımız olan iyi ekonomistler, işletmeciler, değil miydi?

Ülkemizde yapılan bir araştırmaya göre 2.6 milyon kişi iş ve yönetim alanlarında eğitim almış durumda.

Çarpıcı sonuçlardan biri de bu bölüm mezunlarının işsizlik oranının yüzde 12 ile Türkiye ortalamasında seyretmesi.

Bu da demek oluyor ki, canımızı sıkan, gelecekle ilgili umutlarımızı söndüren, ay sonunun nasıl geleceğini kara kara düşündüren enflasyonla mücadele eden milyonlarca ekonomist var aramızda.

Onlardan birkaçını tanıyorum ve yerel seçimler öncesi durumu değerlendirmelerini istedim.

Ortak kanı şu:

Yerel seçimler vatandaşın pek umurunda değil, herkes yanan cüzdanını düşünüyor!

***

Her gün il ve ilçe için çok sayıda adayın saha çalışmalarını, yeni dönem için projelerini haberlere taşıdık, taşımaya da devam ediyoruz.

Ancak Yüksek Seçim Kurulu’nun açıkladığı seçim takvimine göre, propaganda serbestliği ve bazı seçim yasakları bugün başlıyor.

Artık yazılı, sözlü ve görsel basın, yayın araçları ile kamuoyu araştırmaları, anketler, tahminler, bilgi ve iletişim telefonları yoluyla mini referandum gibi adlarla bir siyasi partinin, adayın lehinde, aleyhinde veya vatandaşın oyunu etkileyecek biçimde yayın yapılması ve herhangi bir surette dağıtımı yasak olacak!

Yani bugüne kadar kendisini ve projelerini anlatma gayretinde olanlar son düzlüğe girmiş bulunuyorlar.

Çoğundan kentsel dönüşümü, trafiği, altyapı sorunlarının çözümünü, kadınlar, gençler, çocuklar için yatırımları, kültürel, sanatsal faaliyet planlarını, spor adına yapacaklarını dinledik.

Tabi insan merak ediyor:

Bunlar seçmenin karar vermesi için yeterli mi? diye.

Çarşıda, pazarda dolaşırken biraz kulak kabartın sohbetlere.

Sebze ve meyvenin, etin, sütün, yumurtanın fiyatı emin olun sandıktan daha çok konuşuluyor.

Daha önce 10 liraya alınan, nasıl 100 lira olur? diye isyan ediliyor.

‘Marketten bin liranın altında ödeme yapmadan çıkamıyoruz’ diyorlar.

Bunu abartılı bulanlar varsa buyurun alışverişe.

Hafta başında bir marketler zincirinin yapmış olduğu indirime siz de tanıklık ettiniz mi?

Üstelik yalnızca kek, çikolata, bisküvi kategorisinde bir alana bir bedavaydı.

Aslında kampanyanın süresi bitmedi ama stoklar tükendi.

Sosyal medyanın gündeminde de bu var.

Bazı bakkal, büfe sahipleri de bu markaya giderek koli koli alım yaparken yakalandılar.

Normalde belli sayısının üzerinde alımlar yasak diye biliyorduk ama alışveriş arabasını paketlerle dolduranlar canlı yayın yapanların kamerasına takıldı.

Bunun adı nedir?

Ucuza alıp, pahalıya satma hevesinin dışında belki biraz stokçuluk biraz macera arayışı mı?

Bursa’da da benzer manzaralar vardı.

Aynı mahallede üç şubesi bulunan marketin, üç şubesine de gidip eli boş dönenler oldu.

Çünkü önceden haberi olanlar sabah erken saatlerde yola düşmüşlerdi.

Başka bir örnek ise; akaryakıta gelen zamlar.

Haberlerde “Seçime kadar benzinin litresi 50 TL olur mu?” yazıyor ve yorumlar arasında kahkaha emoji kullananlar bulunuyor,

Alıştık, rutin haline geldi yazanlar da mevcut.

Zam öncesi depoyu doldurma telaşıyla akaryakıt istasyonlarına hücum ediliyor.

***

Durumun genel çerçevesi bu şekilde.

Yerel seçimlere 10 gün kaldı!

Olması gereken her şeyden bağımsız adayların objektif bir şekilde değerlendirilmesi, projelerin kıyaslanması hatta bağlı bulundukları siyasi partilerden de ayrı düşünülmeleri ve ona göre oy verilmesi.

Peki, 31 Mart akşamı sandıktan ekonomi mi, belediyecilik mi çıkacak?

Hep birlikte merakla beklemekteyiz…

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.