Dün sabah Fadıllı NİLBEL Leylek Kafe’de, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in basın toplantısındaydık.
Bu tip buluşmalarda genellikle ilçeleri ilgilendiren, sınırlı gündemler konuşulur ancak bu kez öyle değildi!
***
Siyasetin ruhunda kendi görüşünü çevredekilere empoze etme kabiliyeti bulunur.
Konu aynı olduğu halde başka başka kişileri dinleyince aklınız bulanır.
‘Hangisi haklı?’ diye düşünür; ‘kent için iyi olan ne?’ karar veremezsiniz.
Çünkü hangi pencereden baksanız bir inandırıcılık vardır.
Buna istinaden Şadi Başkan’ın anlattıklarını aktardıktan sonra itiraz ederek beni veya benim gibi şehrin geleceğini riske atacak kararları kaleme alanları, belirli bir siyasi düşünceyi savunmakla suçlayanlar olacaktır.
Bunun önüne geçmek için belirtiyorum ki sanayileşme, tarım arazilerinin imara açılması, artan nüfusla baş edilememesi, yolların ve konutların yetmeyişi; kısacası Bursalıların tümünü ilgilendiren başlıklarda siyaset üstü tutum sergileme zamanı!
Yoksa Şadi Başkan’ın da dediği gibi çocuklarımız, torunlarımız taş yiyecek…
***

Açıklamalarına “Nilüfer bir ilçeden fazlası fakat yeterince tanınmadığı kanaatindeyim” diyerek başladı Başkan Özdemir ve şöyle devam etti:
“Akçalar, Hasanağa, Fadıllı, Ayvaköy, Kayapa, Dağyenice, Balat, Demirci, Misi… Kıymetli bölgeleri tanıtma gayretindeyiz. Türkiye’nin en gelişmiş 5. kenti Nilüfer; herkesin yaşamak istediği bir ilçe. Dolayısıyla mavisiyle yeşiliyle çok güzel olan bu kent büyük bir saldırı altında. Etrafımız sanayi bölgeleriyle doluyor!”
Şüphesiz Bursa’nın ve Türkiye’nin gelişme ve kalkınma yolculuğundaki lokomotifi sanayi. Ancak Marmara Bölgesi doldu, taştı.
Onca riske rağmen hâlâ daha yığılmanın önüne geçilemiyor; bir yanda İç Anadolu’ya taşınması planlanan fabrikalar diğer yanda Karacabey’e yapılan TEKNOSAB.
Bu bitince de yetmeyecek daha fazlasının gerekliliği devamlı gündemde tutuluyor ve ‘istihdama destek’ ifadesi toplumun da iştahını kabartıyor.
Peki, tarım arazileri ne olacak?
***

Kendisinin de sanayi süreçlerini iyi bildiğini, BTSO’da geçmiş dönemde meclis üyesi olduğunu ve şehirlerin sanayiye ihtiyacı olduğunu kabul ettiğini vurgulayan Şadi Başkan, TEKNOSAB’ı BTSO Başkanı İbrahim Burkay ile gezdiğini belirtti, ‘Altyapısı harika ama başka yerde olmalıydı’ dedi ve önemli bir ayrıntıyı paylaştı:
“Kanuna göre mevcut sanayi bölgelerinde doluluk yüzde 70’e ulaştıktan sonra ihtiyaç sebebiyle yeni sanayi bölgeleri açılır. Ancak Bursa’da böyle bir durum olmadığı hâlde kanunun arkasından ‘ileri teknoloji üssü’ denilerek dolanıldı ve Karacabey’in verimli topraklarına TEKNOSAB kondu. Burada yaklaşık 100 bin kişi çalışacak.
Nerede yaşayacaklar?
Konut ihtiyacı nasıl karşılanacak?
Daha da yeni sanayi bölgeleri düşünülüyor.
Nilüfer’in yüzde 25’ine konut yapılabiliyor. Bu konut baskısına cevap verilemeyince, planlama sorunu çıkıyor. Ya kaçak yapılaşma olacak ya da binaların katları artacak.
Tüm bunların hepsi birer saldırı!”
***
Üstelik trafik sorununun katlanacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Çözüm için tehlikeli bir işe daha kalkışılıyor diyen Başkan; “Minteks Tesisleri’nin arka tarafından dolaşan bir otoban hayali kuruluyor. Bunun için istimlâk gerekiyor. Ve enginar tarlalarından geçecek. Zaten teşviklerle 400 dönüm ekim alanına zor ulaştık. Son yaptığımız toplantıda Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’ya da söyledim; ‘Tarım alanlarını yok edersek, torunlarımız ne yiyecek?’
Bana ‘Bırak tarımı, aç imarı;’ diyenler var” dedi.
***
Hâlbuki toplantının ana konusu Ekokent’ti.
Ekokent ile ilgili ayrıntıları haber kısmına bırakıyorum.
Çünkü mevzu tarımsa her şeyi bir kenara bırakmak gerekiyor.
Bazıları sanayiye kurban edilecek alanların verimsiz olduğunu belirterek, itirazların yersiz olduğunu söylüyor.
Kim haklı?
Bu işin bir bilirkişisi yok mu?
Nerede tarım yapılabilir, nerede sanayi bölgesi açılır?
Şadi Başkan’ın haklı bulduğum şu görüşünü de paylaşmak istiyorum:
“Tüm sanayiyi, kültür-sanatı, sağlık hizmetlerini vb. ülkenin batısına yığarsanız, Anadolu boş kalır. Kimse orada yaşamak istemez, göç eder. Ve her boşluk bir şekilde dolar!”
Aynı kural Bursa için de geçerli; tüm sanayiyi, eğitim olanaklarını, eğlence mekânlarını Nilüfer’e yığmak kaçınılmaz bir sıkışıklığı peşinden sürüklüyor.
Suç kimin?
Başkan Özdemir cevabı verdi:
Kimse masum değil!