Kısa bir molanın ardından birçoğu aynı biraz da farklı konuları değerlendirmek için yine bir aradayız.
Gönül isterdi ki bu sürede ekonomiye dair çok güzel gelişmeler olsun, onlardan bahsedeyim…
Ama 2 haftada yüzümüzü güldüren gelişmeler nadirdir.
Üstelik sıcaktan kavuruluyor, her gün başka bir bölgeden yangın haberi alıyoruz.
Çok gergin, huysuz ve aksiyiz.
Bazıları tatile gidenlerin bu tarz söylemlerini yapmacık buluyor olabilir.
Unutmayın!
Toplumsal anksiyete yaşıyoruz; nereye gidersek gidelim, her ne olursa olsun zihinler meşgul, şüphe içinde ve huzursuz.
Yani yazlıkçıların da oturup şehirleri bekleyenlerin de gündemi aynı!
Gelelim kara kaplıdan seçtiğim başlığa…
***
Uzmanların son birkaç yıldır tekrar ettiği ve bizim de yok saydığımız olması muhtemel bir durum vardı:
İnternetin kesilmesi ve tüm sistemlerin çökmesi!
Kıyamet senaryolarından biri.
İnsanlar banka hesaplarına erişemeyecek, yağmalar başlayacak, teknolojinin gelişmesine paralel olarak internete entegre edilen hizmetler duracak, yavaş yavaş karanlığa gömüleceğiz…
Ütopya gibi duran bu ihtimal için ne kadar hazırlıklı olunduğu sorgulandığında; gülüyor, eğleniyor, kısa metrajlı bir bilim kurgu filmi çekilebileceğini söylüyorduk.
Nitekim 19 Temmuz’da fragmanı izledik.
Önce telefonlarımıza bazı bankalara erişilemediği bilgisi geldi.
Zaten marketlerde, mağazalarda ödeme yapmak için kartlarını uzatanlar herkesten önce öğrendi sistemlerin çöktüğünü.
Ardından THY, 84 seferini iptal ettiğini duyurdu.
Konuyla ilgili olarak Türk Hava Yolları Basın Müşavirliği tarafından yapılan açıklamada; “Değerli yolcularımız, Dünyada farklı sektörlerden birçok şirketi etkileyen yazılım kaynaklı problemin çözümü doğrultusunda operasyon yoğunluğumuzu düşürmek için çalışmalar yapmaktayız. Uçuşlarda aksama yaşanmaması adına bazı seferler iptal edilecek olup, uçuşlarımız en kısa sürede kademeli olarak normal seyrine dönecektir. Yaşanan aksaklıktan dolayı siz değerli misafirlerimizden özür dileriz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi.
Bu herhangi bir mesaj değil.
Yarattığı ekonomik kaybı haykıran bir çağrı aslında.
Bir anda krize dönüşen süreç için daha önce bu beklentide olduğunu bildiren uzmanlara da gün doğdu tabii.
Dünya genelinde bunun bir prova olduğuna dair görüş de her geçen gün güçleniyor.
Derhal ‘geleceği bilen çizgi film’ olarak adlandırılan ‘Simpsonlar’a atıflarda bulunularak çok sayıda paylaşım yapıldı bile.
Bir bombardıman, uzaylı saldırısı, nükleer patlama sebep değildi kesintiye.
Peki, ne oldu?
Microsoft tarafında yaşanan bir hizmet kesintisi Windows yüklü bilgisayarların kapanmasına ve internet erişimi problemlerinin yaşanmasına sebebiyet verdi.
Sorunun kaynağı: CrowdStrike olarak gösterildi.
Siber güvenlik uzmanlarına göre sorunun kaynağı olarak karşımıza antivirüs yazılımı olan CrowdStrike çıktı.
Yapılan hatırlatmalarda şu bilginin altı çiziliyor:
“Büyük şirketlerin kullandığı pek çok uygulama, ödeme sistemi veya web sitesi Windows sayesinde çalışıyor. Windows bilgisayarların kapanması bu sistemlerin de kapanmasına ve hizmet sağlayamamalarına neden oldu.”
Krizden etkilenenler arasında London Stock Exchange, ABD'deki pek çok havayolu şirketi ve havalimanı, Avustralya ve Birleşik Krallık'taki ödeme sistemleri, Berlin ve Amsterdam havalimanları, bankalar ve medya kuruluşları yer aldı.
Gün bitmeden sorun çözüldü ancak bu kadar kesinti bile tozu dumana kattı.

Şimdi sorgulama zamanı!
Her sistemi tanrılaştırılmaya çalışılan internete bağlamak ne kadar mantıklı?
Övündüğümüz sürecin bizlere armağanı mavi ekran canımızı daha çok sıkacak.
Sosyal medyada fotoğraflar yüklenmediğinde, izlediğimiz video donduğunda çileden çıkıp hızlı hızlı ekrana basmaya başlıyoruz.
Krizleri çözmek için bu güdümüz işe yaramayacak.
Küresel olarak güvenilen şirketlerin uzun süreli yok olduğunu düşünsenize…
Tüm mevduatını bankada muhafaza edenlerin korkulu rüyası bu hain düşman.
Dünyaca ünlü Finans Yazarı ve Ekonomist Harry Dent’in, 2025 yılında ‘tarihin en büyük ekonomik çöküşünün’ yaşanacağını ve etkilerinin Büyük Buhran'dan daha büyük olacağını söylediğini daha önce de paylaşmıştım.
Kökeni internete ve bağlı sistemlere neden dayandırılmasın?
Sonuçta kesintiyi sağlamak kolay etkisi ise yıkıcı olacak…