Hava Durumu

‘Hep o sözü aradım ve buldum: Emek!’

Yazının Giriş Tarihi: 19.02.2026 00:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.02.2026 00:09

Nilüfer Belediyesi, 2026’nın yazarını ilan etti: Sennur Sezer.

2013 yılında Sabahattin Ali ile başlayan ve her sene seçilen isim doğrultusunda düzenlenen etkinliklerle edebiyat dünyasını özellikle gençlere öğretme gayretinde olan Nilüfer Belediyesi, bu yıla da aynı ciddiyetle hazırlanıyor.

Ayrıntıları paylaşmak üzere düzenlenen basın toplantısı Görükle-Koza Kütüphane’deydi. Yağış olunca ulaşımın aksama ihtimali yükseliyor ancak program tam vaktinde başladı. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir de konuşmasında buna değindi:

“Toplantılara zamanında gelmeye çalışıyorum; zamanında gelmiş olmanın keyfini de yaşıyorum. Emeğin ve sokağın sesine kulak veren dostlarım hoş geldiniz…”

Basın camiası olarak biz de çok memnunuz vaktinde başlayan toplantılardan ve normal şartlarda olması gereken bir şey için teşekkür edilmez ancak bu hassasiyet için teşekkürler!

“Yılın yazarı projesinin Nilüfer’de hangi değerlerin yanında durulduğunun ifadesi olduğunu” vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü Başkan Özdemir:

“Şiir bir estetik tercih olduğu kadar sorumluluktur da.

Bazen çağının tanığı, bazen sanığıdır.

Nilüfer Belediyesi olarak 2026 yılını; şiiriyle emeğin, kadının, annenin, sokağın sesini edebiyatımıza taşıyan, yarım yüzyılı aşan üretkenliğiyle şiiri hem bir sanat hem de bir tanıklık ve etik duruş olarak kuran büyük şair ve yazar Sennur Sezer’e adıyoruz…

Şiirin ve umudun yorulmaz iğnesi Sezer’i salonlarımızda, kütüphanelerimizde, okullarımızda, sokaklarımızda, kentimizin açık ve kapalı bütün alanlarında anarak onun sesiyle bugünü yeniden düşünmeye, onun şiiriyle yarını kurmaya çağırıyoruz.”

***

Şairi daha yakından tanımamızı sağlayan projenin danışmanı Yeditepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Nilay Özer ise;

“Bu etkinlikler çok kıymetli; Sennur ablayı yakından tanıyan biri hem de akademisyen olarak gururluyum. Sennur Sezer, 1943 doğumlu ve toplumcu gerçekçi kuşaktan biri. İlk kitabı ‘Gecekondu’ ile gecekondu olgusunu işleyen ilk şiir kitabı oldu. 16 yaşındayken lise eğitimine ara vererek çalışmaya başlayan Sezer, işçi sınıfı, yoksulluk, emek kavramlarına değinmiştir. Ekonomik boyut ve sınıf farkındalığı çok yüksektir. İkinci Dünya Savaşı’nın yoksulluğunu onarmaya çalışan dönemin de temsilcisidir. Aynı zamanda Anadolu coğrafyasını yakından tanımak için çalışmıştır. Etik şiiri ve ahlak felsefesiyle söylem etiği oluşturmuştur.”

Tabii ne kadar yazarsak yazalım bir kitabı elinize alıp okumadığınız sürece yazarın, şairin ruhuna erişemezsiniz. Sennur Sezer’in ‘Direnç’ isimli kitabında bütün şiirleri bir araya getirilmiş; önsöz kısmında 1966 yılında Behçet Necatigil’in şu satırları var:

Sezer on altısını kırk altısında yaşayacaktır.

Çünkü bütün şiirler,

Çiğnenmiş çiçeklere özlemi anlatır…”

Yazabilmek ve yazanları tanımak keyifli bir yolculuk.

Onlar herkesin tüketip geçtiği şeylerde takılı kalan ve sonsuzluğa taşıyanlardır.

Ülkemizde hiç bitmeyecek ‘emek’ kavramı bunlardan biri ve emekçi sınıfının mücadelesini anlatırken katı-metalik ifadeler ruhu öldürürken; şiirde elbette durum değişiyor.

Koza Kütüphane’yi süsleyen Sennur Sezer portrelerinde yer alan Sennur Sezer satırları sanıyorum ne demek istediğimi aktarır:

“Bir sözle kuruldu dünya.

Hep o sözü aradım ve buldum: Emek!”

Yıl boyunca bunlar konuşulacak ve edebiyatseverlere başka bakış açıları sunulacak…

Ve çoğunluk bilmez ama 'Buruk Acı' şarkısı da bir Sennur Sezer şiiridir...

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.