Geçtiğimiz hafta siyasi gündemin dışında şehrimizde çok önemli bir etkinlik vardı: Bursa İnsan Kaynakları ve İstihdam Buluşması.
Açılışından itibaren Merinos AKKM’deydim; ‘yoğun katılım vardı’ demek durumu özetlemez. Tabir-i caizse izdiham vardı.
Elbette konuşmacı olarak getirilen ünlü isimlerin oluşan kalabalıkta rolü büyüktür ancak iş arayanların sayısındaki artışa da dikkat etmek gerek. Ne yazık ki bugüne kadar katıldığım pek çok firma-iş arayan buluşmalarında etkili ve verimli iletişim kurulabildiğine rastlamadım.
Genellikle CV bırakılır; karşılığında da ‘eleman ihtiyacımız olduğunda sizi arayacağız’ denir.
Ancak geri dönüş yapıldığı nadirdir. Bu tespitime itiraz eden çıkar mı?
Bilemiyorum ama beni destekleyecek binlerce işsiz genç olacaktır, eminim!
Biraz da Merinos’taki durumu değerlendirelim…
***
Bursa Büyükşehir Belediyesi Bursa İş Ofisi ve Peryön Güney Marmara iş birliğiyle ‘Parla’ temasıyla düzenlenen BİİB 2026-İnsan Yönetimi Zirvesi, 3-4 Nisan tarihlerinde iş arayanları, öğrencileri ve işverenleri aynı platformda buluşturdu.
Ücretsiz gerçekleştirilen oturumlarda açılış konuşmalarından sonra sahne Yazar Sunay Akın’ındı. Sunay Akın’ı dinlerken not almaya çalıştım ancak aktardığı tarihten notlar; ahenkle bütünsellik kazandığı için burada tek tek yazamıyorum.
Bu nedenle eğer fırsatınız olursa muhakkak bir sunumuna katılmalısınız. Şunun altını çizebilirim ki ülkemizde hiçbir millette olmayan güçlü bir geçmiş var.
Başkalarına hayranlık duyarken; hepsinden önce bilimin temellerini attığımızı Akın’dan öğreniyoruz, daha doğrusu hatırlıyoruz.
Ancak asla kıymet bilmiyoruz…
***
Daha sonra kişisel gelişim alanına imzasını atan Ahmet Şerif İzgören sunumunu gerçekleştirdi. Bu oturumun katılımcıları ağırlıklı olarak gençlerden oluşuyordu ve keyifle takip ettiklerine şahidim.
İkinci gün Oyuncu Mert Fırat’ın misafir olduğu İnsan Kaynakları Zirvesi’nde biraz da firmaların stantlarından bahsetmek gerek.
Otomotiv, tekstil, hizmet ve teknoloji alanlarında faaliyet gösteren yaklaşık 180 firmanın yer aldığı organizasyonda, iş arayanlar ve işverenler doğrudan temas kurma imkânı yakaladı.
Stantları gezerek firmaların kurumsal yapılarını yakından tanıyan katılımcılar, staj ve iş başvurularını yerinde yaparak mülakatlara katılma fırsatı buldu.
Fuaye alanı, fuar merkezine dönüşmüştü. Zincir marketlerden, şehrin ünlü markalarına herkes oradaydı.
Bazı İK danışmanlık kurumlarının yetkilileri panel, söyleşi ve seminerlerle deneyimlerini aktardı. Üşenmeden kentin dört bir yanından bir umutla gelen yüzlerce ziyaretçi için umarım verimli bir etkinlik olmuştur.
***
Ama…
Ne yazık ki yazının başında da ifade ettiğim gibi bu zirve için de ümidim az.
Muhakkak tek amaç iş bulmak değildir; tanışılan her yetkili, CV bırakılan her firma bir deneyimdir, önemlidir. Fakat umudunu yitirmiş ve ev gencine dönüşmüş binlerce üniversite mezunu için bu tip organizasyonların anlamı kalmadığını da gözlemliyorum.
Her yaklaştığı stantta duran görevli, ‘QR kodu okutup, form doldurun’ dedikten sonra kenara çekiliyor.
İş arayanlar zaten bunu aylardır yapıyor!
Üstelik günümüzde marketlerde bile çalışabilmek için bir tanıdığın referansına ihtiyaç duyulurken, QR kodla form doldurmak angaryaya dönüşüyor. Bana itiraz edenler çıkacaktır ancak organizasyonda öne çıkan asıl hedef: Sosyalleşmek! Bunu ayırt etmek gerek.
Firmaların yetkilileri bir araya geliyor, mesleklerine göre sektörlerinin durumun kendi aralarında istişare ediyor; eskiler deneyimlerini aktarırken, yeniler de birbiriyle tanışma fırsatı buluyor.
***
Bazı iş aranan sitelerde dikkatinizi çekmiştir; aynı kurumlar yıl boyunca ilanlarını aktif tutar ve ‘Genel Başvuru’ ifadesini kullanır.
Amaç aday havuzu oluştururken; kurumun da reklamını yapmaktır.
Hatta ‘ne çok istihdam sağlıyor’ algısını oluşturmaya çalıştıklarını düşünüyorum.
Hâl böyleyken son olarak şunu söylemek istiyorum:
Zirveye katılmak, hiçbir şey yapmamaktan iyi.
İş arayanların ise fazla ümitlenmemesi gerek; tecrübeyle sabit!