Bazı aktarmak istediğim konularda yazının gücü yetersiz kalıyor.
Böyle anlarda çektiğim fotoğrafları da yazı içine serpiştirmeye özen gösteriyorum.
Yine bunu yapacağım günlerden biri.
İki sergiden bahsedeceğim; şehrin merkezinde, birbirine yakın konumlarda yani ziyaret etmemeniz için bir sebep yok.
Biri Bursa Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu-Güzel Sanatlar Galerisi’nde, diğer ise Tayyare Kültür Merkezi’nde.
Fetih Sergisi ile başlayalım…
Yıldırım Belediyesi’nin, Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümü için düzenlediği etkinlikler arasında yer alan Fetih Sergisi, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın katılımıyla açıldı.
Yıldırım Belediyesi’nin fetih için teması; ‘Beylikten Cihan Devleti’ne.
Bu doğrultuda açılış konuşmasını yapan Başkan Yılmaz; “Bursa’nın fethi; inançla, sabırla ve yüksek bir ideal uğruna verilen mücadelenin adıdır. 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, bu büyük mirası hemşehrilerimizle birlikte yeniden anlamayı ve gelecek nesillere aktarmayı amaçlıyoruz. Bursa, 700 yıldır yaşayan, değişen, dönüşen, gelişen ama ruhunu kaybetmeyen bir şehirdir. Bizler bir toplumun ruhunun, kültür ve sanatla şekillendiğini biliyoruz. Bugünkü sergimizin de kentimiz için büyük bir zenginlik olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullandı.
Hat, tezhip, minyatür ve ebru dallarında, 73 eserin yer aldığı ‘Fetih Sergisi’ 18 Mayıs tarihine kadar ziyaret edilebilecek.
Elbette alanın meraklıları ve ustaları sergiyi gezerken çok başka bir gözle bakarak değerlendirmelerde bulunabilirler.
Ancak bilmeyenlerin de verilen emek ve ince işçilik karşısında dakikalarca inceleme yapacağına eminim.

Bir parantez açayım…
Bildiğiniz üzere Büyükşehir ve ilçe belediyeleri bu sene fetih coşkusunu yıla yaymaya karar vermişti. Bu kapsamda çeşitli etkinlikler şehrin dört bir yanında devam ediyor.
Tabii takip etmesini bilmek gerek!
Sosyal medya hesaplarından, belediyelerin sayfalarından ‘yaklaşan programlar’ başlığı altında her bilgi mevcut.
Olup bittikten sonra, ‘bizim neden haberimiz olmadı?’ diye soranlar oluyor.
Bilgi çağında olduğumuzu hatırlatır; telefonların akıllıca kullanılmasını tavsiye ederim.
Zaten önemsediğim pek çok programı ben de hem yazıma taşıyorum hem de kendi sosyal medya hesaplarımdan paylaşıyorum.

FIRÇANIN İZİNDE ÜÇ YOL
Gitmenizi tavsiye tetiğim ikinci sergi ise; Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyaretçilerini bekleyen ‘Fırçanın İzinde Üç Yol’.
Filiz Demiral, Fethiye Güler ve Güler Kandıral, tabiri caizse iç açıcı, aydınlık, umut veren resimlere ev sahipliği yapıyor.
Her zaman vurgulanan ‘bize hikâye lazım’ ifadesi burada can buluyor. Salonun girişinde bizi kitaplardan uyarlamalar karşılıyor. Ayşe Kulin’in ‘Aylardan Kasım, Günlerden Perşembe’si, Yekta Kopan’ın ‘Birde Baktım Yoksun’u, Melike İlgün’ün ‘Bir Başvekil Sevdim’i ve daha nicesi sizi bekliyor…
Sergi ‘Köklerden Tomurcuğa’ başlığı altında çini sanatının motifleriyle yolculuk devam ediyor ve ardından ‘mavi ile deniz’ konseptiyle son buluyor.
Her bir eseri ayrı ayrı inceledim. Hep dediğim gibi ‘resim sanatçısı değilim ama bakınca bize hissettirdiği hisleri kelimeye dökmede iyi olduğumu söyleyebilirim.
Benim içim açıldı özellikle maviyi, denizi özleyenler beğeneceklerdir…
Sergi sahiplerinin Instagram’dan paylaştığı tanıtıma da yer vermek istiyorum, bu ziyaretçilere de çağrımız olsun:
“Farklı pencerelerden baktık, aynı heyecanla fırçaya sarıldık…
Büyük bir emek ve heyecanla hazırladığımız sergimiz için hazırız; tuvallerimize kâğıtlarımıza yansıyan dünyamızı sizlerle paylaşmak için sabırsızlanıyoruz. Sanatla dolu bu güzel buluşmaya hepinizi bekliyoruz!”

Unutmadan, son gün 16 Mayıs.
Bence başarabilirsiniz…