Hava Durumu

‘İnegöl Fayı’nda enerji birikimi yüzde 107!’

Yazının Giriş Tarihi: 03.02.2026 00:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 03.02.2026 00:09

Bundan 3 sene önce bugünlerde Kahramanmaraş, Hatay ve çevre illerde binlerce insan rutinlerini yerine getiriyor; geleceğe dair planlar kuruyordu.

Yatırımlar, tatil hayalleri, bazıları için de gidilecek üniversiteydi gelecek.

Ama olmadı; biz onların hem acısını hem de sorumluluğunu taşıyoruz şimdi.

Her şey dün gibi…

Geçen zamanda hem bölgenin yeniden hayata dönmesi için çalışmalar sürdürüldü -öyle olduğunu ümit ediyoruz- hem de Türkiye’nin deprem riski yüksek illerinde olası afetlere karşı dirençli kentler -sadece konuşuldu, harekete geçilemedi- gündeme taşındı.

Ders aldık mı? sorusuna yanıtımız sanıyorum ortak. Ta ki yeniden yıkılana kadar, kaldığımız yerden devam ediyoruz hayata. Olası Marmara Depremi’ni de arada servis ediyor, uzmanların korkutucu açıklamalarıyla kısa süreliğine endişelenip, sonra unutuyoruz.

Tıpkı 6 Şubat felaketinin yıl dönümünde olacağı gibi…

***

Deprem denilince akla hep İstanbul geliyor ama Bursa’nın ne kadar büyük bir tehlikeyle karşı karşıya olduğunu katıldığımız her programda bir kez daha idrak ediyoruz. Dün yine aynı korkuyla yüzleştiğimiz, önemli verilerin paylaşıldığı bir etkinlik başladı. Bursa Belediyeler Birliği, olası afetlere hazırlık sürecini güçlendirmek ve kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek için ‘Bursa İRAP 2027-32 Afet Risk Azaltma Çalıştayı’ düzenledi.

Açılış konuşmasını gerçekleştiren Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, çalıştayın amacının şehrin geleceğini daha güvenli temeller üstüne inşa etmek olduğunu şu sözleriyle belirtti:

“Yarınların öngörülebilir olması için çalıştay düzenliyoruz. Küresel çapta değişen dinamiklerin kentleri büyük tehditlerle karşı karşıya bıraktığını görüyoruz. Günümüzde bu afetlerin hem sayısı hem de sıklığı hızla artmakta; buna bağlı olarak sosyal, ekonomik ve çevresel kayıp risklerimiz her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır.

İklim değişikliğinin etkisiyle artan seller, heyelanlar, orman yangınları ve depremler gibi doğa olaylarının yanı sıra; sanayi kazaları ve kimyasal sızıntılar gibi insan eliyle tetiklenen riskler de kent yaşamını doğrudan tehdit etmektedir.”

Ve ekledi:

“Modern afet yönetiminde bu nedenle paradigma değişmektedir. Sadece olay sonrası değil, afet olmadan sistematik olarak etkileri azaltmaya yönelik müdahale vardır. Uzun vadede planlama bu nedenle Bursa’nın savunma kalkanını oluşturmaktadır!”

***

Başkan Yılmaz hem ‘Su Çalıştayı’nda hem de ‘İRAP’ta bu çalışmaların rafta kalmaması gerekliliğini vurguladı ama dün salonda özellikle Akademik Oda başkanlarının olmayışı dikkat çekiciydi.

‘Bütünleşik çalışmalar’ ifadesinin sıkça tekrar edildiği günlerde salonda yalnızca Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız vardı!

Gelelim sunumlara…

***

İlk oturumda Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Volkan Karabacak; ‘Bursa İli Yerleşim Alanlarının Deprem Tehlikesi’ başlığıyla sunumunu gerçekleştirdi.

Kayapa-Çalı Fayı’ndan, Reşat Oyal Kültür Parkı’ndan, İnegöl’den çıkan fay kırıkları çalışmalarının verilerini paylaştı.

Tek başlarına kırıldıklarında deprem üretme potansiyeline sahip hatlar tehlikeli çünkü çevrelerindeki depremlerden de etkilenme olasılıkları yüksek.

Duymaya alışkın olduğumuz cümleler bir yana Karabacak şunu vurguladı:

“Nilüfer’de enerji birikimi yüzde 50 iken; İnegöl’de yüzde 107!”

Bu demek oluyor ki en az 6.2 en fazla 6.9 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunan İnegöl fayı için zaman tükendi.

Rapordaki açıklamayı da paylaşmak istiyorum:

“Bursa ve İnegöl faylarında gözlenen korelasyon, bu iki fayın ardışık depremler üreterek birbirini tetikleyebileceğini ortaya koymaktadır. 1855 depreminin Bursa Fayı boyunca gerçekleşmiş olma olasılığı ve çevre faylara gerilim transferi yapabileceği hususu da göz önünde bulundurulduğunda, İnegöl Fayı üzerinde 2500 yıllık suskunluk dönemi ardından her an yüzey kırığı meydana getirebilecek bir deprem olma olasılığı yüksektir.”

***

Diğer bir sunum ‘Bursa’da Zemin Türlerine Bağlı Gerçekçi Deprem Tehlikesi’ başlığıyla Doç. Dr. Mustafa Şenkaya’ya aitti.

Ayrıntılarını yarın paylaşacağım…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.