İPEĞE ESKİŞEHİR SAHİP ÇIKTI!
“Bir fincanın içine düşüp kaderi değişen kozanın, insanlık tarihinde bıraktığı en zarif iz” olarak tanımlanan ipek için Tayyare Kültür Merkezi’nde çok güzel bir sergi var.
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin hem somut hem de somut olmayan kültürel miras çalışmaları kapsamında kent belleğindeki tüm değerleri gelecek kuşaklara aktarmaya yönelik çalışmalarından biri olan ve 6 Mart’ta kapılarını açan ‘Efsanelerle İpek Bursa’da’ sergisi Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Midas İpek Evi tarafından hazırlandı.
Sunulan eserler, yalnızca ipek malzeme kullanılarak farklı tekstil teknikleriyle hazırlanarak ipeğin kültürel ve simgesel değerini görünür kılıyor.
Ne yazık ki ziyaret etmek için bugün son şansınız!

Açılışta konuşma yapan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın hâlâ ipek şehir olarak anıldığını belirtti ama son 15-20 yılda üretimde ciddi düşüş olduğunun da altını çizdi. “Çin’den gelen ürünlerin Bursa ipeği olarak satıldığını görmek çok üzücü” diye de ekledi. Koza Han’da kısa bir araştırma yapma imkânı bulabilirsiniz; dükkân sahipleri dertli, getirdikleri ipeklerin yerli üretim olmadığını biliyor ve biten değerlerimizi sitemle anlatıyorlar.
Halbuki önemli ustalar hayattalar, seslerini duyurabilmek için uğraşıyorlar.
Eskişehir’de ipeğe bizden daha fazla sahip çıkıldığına şahit oluyoruz.
Nitekim açılışa katılanlar arasında olan Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Kasım Uzunöz ile yollarının kesiştiğini ve ‘İpek Yolu Haritası’nı oluşturduklarını aktarmıştı. Bu vesileyle beş kişilik kadroyla yola çıkarak Midas İpek Evi’ni kurdular.
İpek Köyü projesi için de çalışmalar sürüyor.
Her zamanki gibi bize ait olanın kıymetini bilemediğimiz için başkalarının sahip çıkışını ‘önemli gelişme’ olarak aktarıyoruz. ‘Yapılmalı, edilmeli vb.’ ifadeler yerine ne zaman ortaya somut bir çalışma konacağını merakla bekliyor; hayranı olduğum Eskişehir’i bir kez daha kutluyorum!
***
Gelin bir de Midas İpek Evi’nin şu açıklamasına kulak verelim:
“İpeğin yalnızca bir materyal değil, bir kimlik olduğuna inanıyoruz.
‘Eskişehir İpeğini’ geleceğe taşıyacak olan ruh tam da bu ruhtur. Köklü tarihten beslenen ama kendi hikayesini yazmaktan çekinmeyen bir anlayış. İpek, bir zamanlar gizlice taşınan, saklanan, korunarak aktarılan bir sırdı. Biz bugün o sırrı yeniden hatırlatıyoruz… Ve bu yolculuk artık Eskişehir’de, bizim ellerimizde, bizim hikayemizde sürüyor.”
*****************************************************************
GERÇEK HİKÂYELERİ KAÇIRMAYIN!
Tayyare Kültür Merkezi’nin yanı başında Ressam Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde önemli bir sergi daha var:
Kadın ve Işık.

Eğer laf olsun diye bir tur atar ve çıkarsanız, hikayeleri kaçırırsınız!
Daha önce gazetemizi ziyareti sırasında tanıştığım Ressam İmren Eroğlu sergi alanındaydı. İlk dikkatimi çeken eser de kendisine ait çıktı, fotoğrafını da paylaşacağım tablo için:
“Bu aynı zamanda geri dönüşüm hikayesidir. Atılmış bir mobilyanın parçalarını atölyemde belirli ölçülere getirerek yaptım” dedi.
Bir diğer eseri ise 1960’lı yıllarda Merinos’ta çalışan bir kadının resmi.
‘Kadın ve Işık’ başlığında sunulmayı sonuna kadar hak eden emekçi bir kadının yansıması.
Ve gerçek bir hikâyeye dayandığını Eroğlu’ndan öğrendim:
“Fotoğraftan bakarak yaptığım bu resimdeki kadın benim babaannem. Merinos’ta çalışırken iki çocuğunu da fabrikanın kreşinde büyütmüş. 8 Mart ruhunu yansıtan gerçek bir fotoğraf. Başta babaannem olmak üzere tüm emekçi kadınlarla gurur duyuyorum.”

Sergide kadının çektiği yükü, hayatla mücadelesini anlatan çok sayıda etkileyici resim var. Hepsinin hikayesini öğrenemesem de uzun uzun incelediklerim oldu. 17 Mart’a kadar açık kalacak, gitmenizi tavsiye ederim…