Geçen hafta Bursa’da ses getiren bir gelişme yaşandı.
Haberi her mecrada kendisine yer buldu; köşe yazarları kaleme aldı.
Ama ben bekledim…
Çünkü hem sağanak şeklinde yağıp da sona erince gündemden düşüyor.
Hem de kim ne düşünüyor diye gözlemleme fırsatım oluyor bekleyince!
Sağlık alanında önemli bir gelişmeden bahsedeceğim.
En sonda karşıma çıkacak soruyu da yanıtlayayım:
Evet, özel hastanede sunulan bir hizmet ve maliyeti çok yüksek!
Sigorta kapsamına alınabilmesi için görüşmeler devam ediyor.
Onun adı: Cyborg Robotu.
Medicabil Sağlık Grubu’nun yeni hizmeti; dünyanın düşünce gücüyle çalışan ilk giyilebilir Cyborg Robotu!

Gelişmeyi hiçe sayıp da ‘Aa, reklam yapıyorlar’ zihniyetinden de rahatsız olduğumu belirtmeliyim.
Bunu diyenler ne gibi çalışmalarla meşguller, paylaşırlarsa onları da yazarız. Yeter ki topluma katkı sunsunlar.
***
Nasıl çalıştığına değinelim:
Japonya merkezli Cyberdyne Inc. tarafından geliştirilen Hybrid Assistive Limb (HAL) yani ‘Hibrit Yardımcı Uzuv’ sistemidir.
Kullanıcının cilt yüzeyindeki biyosinyalleri algılayarak hareket niyetini yorumlayabilen, dünyada ilk kez giyilebilir sibernetik dış iskelet olarak geliştirilmiştir.
Sistem, hastanın sadece hareketini değil, niyetini algılayarak birlikte hareket ediyor. Pasif taşıyıcı sistemlerin aksine, aktif iş birliği sağlıyor.
Yani mühendislikten daha fazlası; nörobilim, robotik ve insan iradesinin birleşimi.
ALS, MS, kas distrofileri -kasların zamanla zayıflamasına ve bozulmasına neden olan genetik bir hastalık- gibi birçok nörolojik hastalık için onaylı tedavi aracı ve ayrıca inme için de kullanılabiliyor.
Dış iskelet olarak sayılan başka cihazlar da var ancak HAL’in en büyük farkı:
Hastanın niyetini algılayarak tedaviyi kişiselleştirmesi ve öğrenen bir sistem olması!
Daha açık konuşayım; izlediğiniz bilimkurgu filmlerini hatırlayın.
Kolu, bacağı kopan kişilere eklenen robot kol ve bacaklar gibi.
Nasıl kendi herhangi uzvunuzu hareket ettirmek için önce düşüncesi oluşuyorsa; bunda da öyle. Zihinsel süreçleri takip ediyor, ona göre hareket ediyor.
Sizi tamamlıyor!
***
Bir parantez açıyorum:
Bu teknoloji 25 yıl önceye ait.
Biz daha yeni tanışıyoruz.
Bunu da Özel Medicabil Sağlık Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen, Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Aysun Yılmazlar vizyonuyla başarıyoruz.
Nilüfer şubesi bünyesinde Cyber-Nöro Robotik Yürüme Rehabilitasyon Ünitesi kurulması sizce ticari bir girişim, bence vizyoner bir adım!
Teknolojinin devamlı olarak dezavantajlarını sıralayıp buradan prim elde etmeye çalışan kitleye inat hayatı kolaylaştırabildiğinin de kanıtı.
Keşke dünyadaki gelişmelerle senkronizasyon sağlanabilse.
Cyborg Robotu gördüğümde hem heyecanlandım hem de Japonya ile aramızda 25 yıl olduğu gerçeği canımı yaktı.
Kendimi değil başka ülke başka gezegende gibi hissettim.

Tabii trans-hümanizme de atıfta bulunmadan duramam.
Nitekim hastanedeki tanıtım toplantısına katılım sağlayan Cybernicx yetkililerinden Uzm. Dr. Mehmet Akdemir’e şu soruyu yönelttim:
“Cyborg Robotu, trans-hümanizmin başlangıcı kabul edilebilir mi?
Ve geri kalmışlığımızı tahayyül edebilmek adına şunu merak ediyorum: Aramızda ne kadar fark var?”
Akdemir: “Evet, kabul edilebilir. Japonya’da ‘İnsan 2.0’ konuşuluyor.”
İnsan 2.0; ‘yakın zamanda ölümsüzlük gerçekleşebilir’ fikrine dayanıyor.
Vücudu bir makine olarak kabul edersek; bozulunca onu terk edip mekanik bedene geçişle sürdürülebilirlik amaçlanıyor.
Geri kalmışlığımız için ise Akdemir; “Biz ülke olarak icat geliştiremiyoruz çünkü sabırlı değiliz. Savaşan, savaşla ayakta kalmış bir milletiz.
Genlerimizde hareket sırasında kabiliyetler var. Biz inovasyon yapabiliriz. Cihazı alıp, üstüne yeni şeyler ekleyebiliriz ve bunu yapıyoruz da.
Bu nedenle geri kaldık diyemeyiz. Bir robotu alıp, bekleseydik o zaman geri kalırdık. Şu anda bizim yazılımlarımız taklit ediliyor” ifadelerini kullandı.
***
Prof. Dr. Ömer Faruk Bilgen’in ‘Cybernics’ yaklaşımı hakkındaki göürüşüne katıldığımı vurgulayarak yazıma son veriyorum:
İyileşmenin sınırları yeniden çiziliyor!
-Sistemin çalışma şekliyle ilgili sorularımı yanıtlayan Uzman Fizyoterapist Ebru Kahramanlar Kayıran’a teşekkür ediyorum.-