Hava Durumu

Kifayetsiz muhterisler işsiz kalmaz!

Yazının Giriş Tarihi: 14.04.2026 00:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 14.04.2026 00:09

Herkesi üniversite mezunu etmeye yönelmiş bir sistem ve mağdurlarına bugün başka bir açıdan bakacağız.

Genelde benim savunuculuğunu yaptığım taraf belli: Gençler!
Ancak onların hiç mi hatası yok?
Bu sitem dolu ifadeden de yola çıkarak durumu analiz edelim istedim…

Diploma sahibi olmanın önemi günden güne azalıyor; öyle sanıldığı gibi herkes kampüslere koşmuyor. Bir önceki kuşak kesinlikle bu uğurda büyük mücadeleler verdi; sınavlara hazırlandı, iyi okullarda okuyabilmek için en güzel yaşlarını stres içinde geçirdi. Ancak yeni nesil için durum böyle değil.

Zira okullarda başarıları hızla düşüyor; ‘çalışsak ne olacak ki?’ diye sorguluyorlar.

‘Hangisi iyi?’ diye sorarsanız, hepsi birbirinden kötü.

Çünkü her yetişen birey ülkenin geleceği demek. Sanıyorum birçok kimsenin umurunda değil artık; günü kurtarsak yeter anlayışıyla bizi bekleyen tehlikeye bakalım…

***

İktisatçı Mahfi Eğilmez; “Herkesi üniversite mezunu yapmaya yönelmiş eğitim sistemi kendisini mühendis, iktisatçı, hukukçu zanneden bir sürü mezun çıkarıyor ve bu insanlar iş bulamayınca hayata küsüyor. Daha da kötüsü; iş bulurlarsa da bizi hayata küstürüyorlar” ifadeleriyle sosyal medyada gündeme düştü.

Tabii sosyal medya her konuşmayı keserek, en çok ses getirecek kısmı paylaştığı için Eğilmez’in söylemi havada kalıyor.

Açıklamasının başında ise şunları belirtiyor:

"Ben lisedeyken (Ankara Atatürk Lisesi) bizim 45 kişilik sınıfta biri takdire biri de teşekküre geçen iki kişi vardı. Sınıfın yarıdan fazlası bütünlemeye kalırdı. Şimdi bakıyorum da takdir, teşekkür getirmeyenler azınlıkta kalıyor, bütünlemeye kalan neredeyse hiç yok…”

Yani eğitimin özelleştirilmesiyle artık okumak kolay ama nitelik tartışmaya açık.

Ortalama 21-22 yaş bandında iş bulma yarışına katılıncaya kadar öğrencilik hayatı hayaller kurduruyor sonrası ise büyük çöküş!

Dünya çapında ‘durum tespitinde kim daha başarılı?’ yarışı yapılsa Türkiye birinci olur herhalde.

Çoğumuz olayları analiz etmede uzmanlaştık; çözüm bekleyen onlarca sorun olunca neden-sonuç ilişkisini kurma pratiğimiz de arttı.

Bunu gönderilere yapılan yorumlardan net bir şekilde görebiliyoruz.

Nitekim Eğilmez’e gönderilen mesajları da inceledim.

Bunlardan biri oldukça çarpıcı:

“Eksik bir değerlendirme. Mezunların niteliksiz olanları iş buluyor! Nitelikli mezunlar torpilsiz olmaları nedeniyle işsizler ve hayata küsmüş durumdalar. Yıllardır Mahfi Hoca’nın yazılarını takip ederim.

Ama kendisine ve yakınındakilere dokunan bir konu olmadığı için bu korkunç gerçekten bihaber görünüyor!”

Sahi kifayetsiz muhterisler hakkında neden kimse bir şey söylemiyor?

***

İş bilmezler her yerdeler

Eskiden kamu dairelerinde çalışanlardan şikâyet edilirdi ama günümüzde torpille işe yerleştirilmiş ve en basit şeyi bile yapamayan, oyalanan, ne söylediği anlaşılmayan kasiyerlere de rastlamak mümkün.

Mahfi Hoca’nın söylediklerine katılıyorum. Sınavlarda soruları yapay zekâya çözdürüp, eğitimlerin bir kısmına online katılıp, devamsızlık rekoru kırdığı hâlde mezun olup sonra da piyasaya ‘ben mühendisim, doktorum, öğretmenim vb.’ diye çıkan çok.

Üstelik emek göstermemelerine rağmen her şeyin en iyisine, güzeline talipler.

Müdür olmak, yüksek maaş almak, hafta sonu çalışmamak gibi çeşitli kriterlerinde güçlü irade sergiliyor; kabul edilmezse çalışmayı reddediyorlar.

Ve ne hikmetse işsiz kalma ihtimalleri de bir o kadar düşük.

***

Diğer taraftan yorum yazan okuyucuya da katılıyorum.

Hâlâ çalışarak bir şeyler elde edebileceğine inanan nice genç var.

Okurken aynı anda kendilerine başka yatırımlar da yapıyor; bunu yalnızca kazanç odaklı değil, ‘kendini gerçekleştirme’ amacıyla uyguluyorlar.

Sonuç, işsizler!
Olmaları gerektikleri yerlerde iki lafı bir araya getiremeyenler oturuyor ve gençlerin ‘niteliksiz’ diye yaftalanmalarına sebep oluyorlar.

Şimdi yorum sizin!

Ne olacak hâlimiz?

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.