Hava Durumu

Lider değişmedi!

Yazının Giriş Tarihi: 24.07.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.07.2026 00:07

Dünyada tanımlanan yaklaşık 42 bin; Türkiye’de İŞKUR kayıtlarına göre ise 7 bin 500 civarında meslek çeşidi bulunuyor.

Saymaya kalksak belki en fazla 45-50’ye ulaşabilir sonra da teknoloji işimizi elimizden alacak korkusuyla yaşarız. Çünkü alternatiflerden bihaberiz!
Toplumsal algımızda itibarlı meslekler grubunun başında doktorluk bulunurken onu mühendislik ve öğretmenlik takip ediyor. Diğer işler aklımıza bile gelmiyor.

Bu tablo bu sene de değişmedi.

Üniversite tercih döneminin yaklaşmasıyla birlikte Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri'ni açıkladı.

Araştırma, 2015-2024 yılları arasında lisans ve ön lisans programlarından mezun olan ve 2025 yılında Türkiye'de yaşayan bireylerin; istihdam, ilk iş bulma süresi, kazanç ve mezun oldukları alanda çalışma durumlarını ortaya koyuyor.

Ayrıntılara bakalım…

***

Lisans düzeyinde eğitim alanları arasında en yüksek kayıtlı istihdam oranı yüzde 84,5 ile sağlık ve refah alanında gerçekleşti.

Bu alanı mühendislik, imalat ve inşaat (yüzde 82,1), bilişim ve iletişim teknolojileri (yüzde 76,7), eğitim (yüzde 75,4) ile iş, yönetim ve hukuk (yüzde 74,1) takip etti.

Bölüm bazında ise en yüksek kayıtlı istihdam oranına yüzde 95,5 ile tıp sahip oldu.

Yani lider değişmedi.

Tıbbı, özel eğitim öğretmenliği (yüzde 90,8), havacılık elektrik ve elektroniği (yüzde 89,9), matematik mühendisliği (yüzde 89,8) ve hemşirelik (yüzde 89,8) izledi.

Ön lisans mezunlarında ise en yüksek kayıtlı istihdam oranı yüzde 92,6 ile polis meslek eğitimi bölümünde görüldü.

Muhakkak belirtilen alanlarda çalışanların şikâyetleri vardır; ücretleri yetersizdir, çalışma şekillerinden memnun değillerdir ama işe en hızlı yerleşen grup olarak ne kadar şanslı olduklarını bilmeliler.

***

İlginç sonuçlardan biri de mezunların kendi alanlarında çalışıp, çalışamadığı ile ilgili. Bardağın dolu tarafından bakan bazı haber siteleri sonuçları şu başlıkla paylaşmış:

‘Her iki mezundan biri kendi alanında çalışıyor.’

Ücretli çalışan lisans mezunlarının yüzde 56,7’si eğitim aldığı alanda uyumlu bir meslekte görev alıyor; en yüksek uyum şaşırtıcı olmayan bir sonuçla; yüzde 80,4 ile sağlık mezunlarında gözlemleniyor.

Değerleri tersten de okuyalım…

Yüzde 43,3 kendi okuduğu bölümle ilgisi olmayan işlerde çalışmak zorunda kalıyor.

Elbette bu grubun içinden yalnızca diploma almak için okuyan ve daha sonra istediği işlere yönelenleri elememiz şart.

Ama sayıları en fazla kaç olabilir ki?

Veriler ışığında, gelenekselleşen algının iş gücü piyasasındaki yansımasını net bir şekilde görüyoruz.

İlerleyen yıllarda tablo değişecek mi?

Radikal dönüşümün kıyısında bazı şeyler mecburen değişecek ama sanıyorum Tıp Bölümü’nü tahttan kimse indiremeyecek…

***************************************************************************

MUTLULUK SAHTE ALIŞVERİŞTE

Yeni çağda yaygın bir hastalık haline gelen mutsuzluktan çıkış yolu aranıyor…

Kimisi duygusal açlık ifadesi kullanılan aşırı yeme eylemine düşüyor, kimisi ihtiyacı olmayan şeyleri alarak, parasını alışverişe kaptırıyor.

Bu çılgınlığın kişilere kısa süreli haz vererek mutlu ettiğini biliyoruz.

Maalesef döngü kırılamıyor; enflasyon da ayrı bir mağduriyet yaratıyor.

Çözüm ise çok uzaklardan, Güney Kore’den geldi.

DO-farming platformları olarak bilinen ‘dopamin siteleri’ kuruldu. Bu sitelerde kullanıcılar gerçek alışveriş yapmadan sepetlerine ürün dolduruyor, siparişi onaylıyor, kurye ekranında takip sağlayabiliyor ve hatta teslimat bildirimi alıyor. Ancak gerçekte hiçbir ürün gelmiyor.

Böylece hesaplardan para çıkışı olmuyor; hem cüzdan korunuyor hem de mutluluk sağlanıyor.

***

Sosyal medyada kullanıcılar ikiye bölünmüş durumda; bazıları psikolojik rahatsızlıkların giderek arttığını, sahte alışverişin de bunun bir parçası olduğunu belirtiyor.

Türk takipçilerin bazıları ise aynı işlemi kendilerinin de yaptığını itiraf ediyor.

Uzmanların açıklamaları ise şöyle;

“Beklenti üzerine kurulu dijital deneyimlerin sürekli tekrar edilmesi, beynin doğal ödül sistemini zamanla değiştirebilir.

Gerçek yaşam deneyimlerinden alınan tatmin azalırken, sürekli yeni uyarana ihtiyaç duyulması riski ortaya çıkabilir. Bu nedenle dijital ödül mekanizmaları bilinçli kullanılmalı ve bu tür platformlar özellikle psikolojik destek gerektiren durumlarda tek başına bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilmemeli!”
Oldukça ilginç bir deneyim şekli; öğrenince paylaşmak istedim.

Yorumlarınızı bekliyorum…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.