Bizim için normal olan bazı şeyler başkalarına değişik gelebiliyor.
Üniversitedeyken arkadaşlarımdan gelen ‘Bursa’da deniz var mı?’ sorusu beni çok şaşırtmıştı.
Tabii kastettikleri şehir merkeziydi ama Mudanya’yı zaten başka türlü düşünmemiştim.
Gözbebeğimiz, denize açılan kapımız, nefes almak isteyen herkesin trafik ne kadar yoğun olursa olsun uğruna yollara döküldüğü Mudanya’mız…
Deprem riskiyle burun buruna yaşayan, ulaşım sıkıntısı nedeniyle turist ağırlamakta zorlanan; buna rağmen özellikle yazın nüfus patlaması yaşanan ilçemiz…
Yerel seçimlerden sonra Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç iddialı çalışmalara imza atmıştı.
Depreme karşı yapı envanterinin çıkarılmış olması, Akademik Odaların örnek çalışma olarak sunduğu girişimler arasında. Çünkü daha Bursa’nın son durumu ne bunu bile bilemiyoruz.
Tabii bu envanterden sonra ekonomik, siyasi vb. kısıtlar nedeniyle çalışmalar duraklamış olsa da şartlar müsait olduğunda her şey hazır.
Peki, son 2 yılda başka neler yapıldı?
Bunun yanıtını ‘Mudanya’da 2 Yıl-Bir Başkadır Mudanya’ sloganıyla düzenlenen değerlendirme toplantısında Başkan Deniz Dalgıç verdi.

Bu defa basınla buluşma noktası Gençlik ve Spor Merkezi’ydi; ilk kez gittiğimiz için orayı da inceleme fırsatımız oldu.
Ayrıntılara geçmeden Mudanya’ya kazandırılan merkez için Başkan’ın ifadelerine yer vermek istiyorum:
“Evet, spor salonları dolu ancak kütüphanede de yer kalmıyor. Bu kadar ilgi göreceğini düşünmemiştim, sevindim.”
Bazen gençlerin hizmetleri karşılıksız bırakacağı endişesi doğabiliyor ama unutulmamalı ki takipçi olan ve fırsatları iyi kullanıp, güzel bir geleceğe hazırlananlar da var.
Ve ayrıntılar…
***
Sunum sırasında belediyelerin ‘zorunlu hizmetleri’; örneğin ne kadar asfaltlama çalışması yapıldığı ya da ne kadar çöp toplandığıyla ilgili bir ifade duymadığım için mutluyum.
Zira hizmet adı altında bunların sıralanıyor olması can sıkıcı.
Başkan Dalgıç sözlerine şöyle başladı:
“Burası son iki yılda sessiz sedasız değişmedi. Bu değişim hem görüldü hem de hissedildi. Üreten, paylaşan, birlikte güçlenen bir Mudanya kurmayı amaçladık ve kentin hikâyesi şimdi başladı…
Günü kurtarmak değil, kalıcı hizmetler için çalışmak istedik.
Plansızlığın yükünü taşıyorduk; bunu aştık ve yıllardır çözülmeyen imar sorunlarını çözdük!”
Elbette çok sayıda başlık ve sunulan proje var ama ben tam da imar sorunlarını çözdük ifadesinden yola çıkarak ‘Kentsel Tasarım Rehberi’ hakkında bilgi paylaşacağım.
Çünkü yıllardır Mudanya’nın dertlere kıyısı vardı!
Başkan bu alandaki adımları özetledi:
“Sekiz kere iptal edilen imar planları için dönüşümün önünü açtık. Yasalardan aldığımız hakla hareket ettik. Eğimli arazilerde mağduriyeti giderdik. Hem dağın hem denizin bir arada olduğu Mudanya’da engebeli arazi nedeniyle zorluk yaşanıyordu. Her ay, aşırı eğim olması ve yanlış çalışma yapıldığı için birkaç yol kapatmak zorunda kalıyorduk. Artık insanlar yollarda rahat.”
Daha önceki dönemlerde yapılan hataları temizlemek bile mesele.
Ve aynı zamanda da ibret öyküsü!
Ne güzel olurdu Türkiye tarihinde görevini layıkıyla yapan çok sayıda yöneticiden bahsedebiliyor olsaydık…
***
‘Kentsel Tasarım Rehberi’ne bir parantez açalım; Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından onaylanarak uygulama aşamasına geçilen proje masa başında hazırlanan kurallar bütünü olmaktan ziyade kentin hafızasını koruyan, yaşam kalitesini yükselten ve yerel esnafla uyum içinde yürütülecek çalışmalar olarak tanımlanıyor.
Bu kapsamda çalışmalar 2 aşamadan oluşacak.
Öncelikle tabela, şemsiye, masa ve sandalyelerin belirlenen estetik ve standart görünüme kavuşturulması hedefleniyor. Sonra tarihi dokuyu öne çıkaran cephe ve vitrin çalışması, tabelalarda standartlaşma yapılacak. Ve yayaların rahat yürüyebilmesi için sınırlar belirlenecek.
İtirazı olan esnaf çıkacaktır ama sanıyorum bu işe en çok vatandaş sevinecek. Hiçbir şey birbirinden bağımsız değil.
Kentsel dönüşüm kadar trafik de dert.
Bu başlık için ise Başkan; “Aslında sorunu çözdük. Yetkililere anlattıktan sonra size de sunacağız” dedi. Bunu merakla bekliyoruz. Belki şehrin geneline örnek olacak bir çalışma olur.
***
Tüm çalışmaları yazmam mümkün değil ancak önümüzdeki dönemde hedeflenenlere de kısaca değineyim; Uğur Mumcu Kültür Merkezi’nin açılması, Tüccar Evi’nin rekonstrüksiyonu, Dereköy Kilisesi restorasyonu, köy çeşmelerinin yenilenmesi, Ömerbey Şehitliği’nin düzenlenmesi vb…
Ancak Başkan’ın bir söylemi benim için her şeyin önüne geçti:
Sigarasız bir hayat için mücadele!
Toplantının gerçekleştirildiği merkezin kapısını işaret ederek;
“Bakın, dışarda sigara içenleri görüyorsunuz. Üstelik burası bir Gençlik Merkezi. Kamusal alanlarda sigara içilmemesi için çeşitli önlemler alacağız. Bazı yerlerde masalarda kül tabaklarını kaldırttık. İsteyen içebilir ama bir başkasına zarar vermemeli!”
Düşmanlık besleyen çıkar mı?
Bilemem ama benim için tüm hizmetlerin ötesinde; düşünülmesi bile güzel!
İlerleyen günlerde ilgimi çeken, önemli başlıklara değinmeye devam edeceğim…