Demokrasi…
Antik Yunancada ‘demos’ (halk) ve ‘kratos’ (güç, iktidar) kelimelerinin birleşiminden oluşan ‘halk yönetimi’ anlamına gelen kavram.
Türkiye’de işimize geldiğinde savunduğumuz işimize gelmediğinde yok saydığımız yegâne unsur.
Demokrasinin olduğunu kanıtlayan en temel kabiliyet ise seçim yapmak!
Ülkenin iktidarını belirlemekten tutun da herhangi bir derneğin, meslek odasının yönetimini ve hatta okullarda sınıf başkanlarını belirlemeye uzanan bir yolculuk.
Oy kullanmak hakkımız ve beğenmediğimiz her gidişat için sandıklardayız.
Ancak kelimenin kökeni gibi felsefesi de Antik Yunan’a ait.
Bizim gibi gücünü oturduğu makamdan alanların olduğu ülkelerde ne yazık ki demokrasi yalnızca ütopya!
Ve mikrodan makroya her seçim bir savaş alanı; iftira, skandal, keşmekeş dolu…
***
Bu pazar BAOB-Bursa Akademik Odalar Birliği yine çok kalabalık olacak.
Çünkü Bursa Barosu yeni başkanını ve yönetim kadrosunu belirlemek için seçim yapacak.
Hukukçular kendi sorunlarını en iyi dile getirerek, çözmeyi başarabilecek bir ismi belirleyecek.
5 aday ve çokça karalama kampanyası eşliğinde bir demokrasi şöleni yaşanacak!
Aslı Evke Yetkin, Yener Poroy, Sibel Özbudak, Okan Dursun ve Servet Sarıca arasında kıyasıya bir mücadele var.
Görevi devredecek olan Başkan Metin Öztosun’un işaret ettiği isim Aslı Evke Yetkin olsa da kimin kazanacağına dair güçlü tahminler yok.
Tabii basının seçim sürecine dâhil olmasını da ayrıca gözlemliyor ve bazılarının tek aday üzerinden ilerlediğine şahit oluyoruz.
Keşke Bursa basınına da oy hakkı verilse, sahada verilen kıyasıya mücadele sandıklara da taşınabilse…
***
Programların yoğunluğu nedeniyle tüm adayların tanıtım toplantısına katılamadım.
Bu nedenle gazetemize ziyarete gelen Başkan Adayı Avukat Okan Dursun ve iki yıl önce de aday olan Avukat Sibel Özbudak hakkında bilgi aktarabilirim.
Her iki isimden gelen ilk vurgu baronun ulaşılabilir olması.
Baro yönetiminde katılımcı ve denetlenebilir bir anlayışı benimsediklerini belirten Okan Dursun, avukatların sorunlarını bilmek için zaman harcamanın anlamsızlığına değindi.
Aynı mesleğin içinde aynı zorlukları yaşadıklarını dile getiren Dursun, özellikle zamanın ne kadar kıymetli olduğunu dile getirerek; “Adliyelerde duruşma saatlerinde gecikmeler yaşanıyor. İlgili kurumlarla iş birliği yaparak çözüm üretilmesi için çalışacağız. Uzun bekleme süreleri diğer mesleki faaliyetleri de aksatıyor” dedi.
Ayrıca başkan seçilmesi halinde dört ayda bir meslektaşlara yönelik memnuniyet anketi düzenleyeceklerini açıkladı: “Meslektaşlarımız yaptığımız çalışmalardan memnun mu, hayatlarına ne kadar dokunabiliyoruz, eksiklerimiz neler? Bunları bilmek zorundayız. Yönetimdeki 22 kişinin, binlerce avukatın ortak aklından daha üstün olduğunu düşünemeyiz. Olumsuz sonuçlar çıkarsa kendimizi düzelteceğiz. Amacımız eksiklerimizi görerek daha iyi bir yönetim ortaya koymak.”
Aslında tüm bunların başkan kim seçilirse seçilsin yapılması gerekiyor.
Mesleğin sorunlarının çözümü adayların vaatlerinde kalmamalı, öyle değil mi?
***
Tarafsızlık ilkesinden sapmadan gözlemimi de aktarmak istiyorum.
Bence seçimin favorisi şu anda Avukat Sibel Özbudak. Tanıdığım avukatlardan aldığım bilgiler ışığında bunu paylaşıyorum. Adaylığını ilan ettiği toplantıda, geçmiş yıllarda yapılan seçimlerde yeni umutların ve vaatlerin gündeme geldiğini ancak mesleğin sorunlarının giderek büyüdüğünü savunan Özbudak, artık bu döngünün kırılması gerektiğini dile getirmişti.
En önemlisi baronun belli bir grup, çevre veya siyasi anlayışın alanı olmaması gerektiğini belirtmiş, tüm meslektaşları kapsayan bir yönetim anlayışı hedeflediklerini söylemişti:
“Baronun bir siyasi partinin sözcüsü gibi hareket etmesi doğru değil. Bununla birlikte hukukun üstünlüğü, insan hakları, adalet ve hukuk devletinin savunulması baroların temel sorumluluğudur.”
Seçimde en çok çalışanlar ise gençler.
Özbudak’ın listesinde bulunan Av. Arda Barutcu her karşılaşmamızda Genç Avukatlar Meclisi’nden bahsediyor.
Mesleğin ilk yıllarında olan veya belirli bir yaş/kıdem sınırının altındaki avukatların sorunlarını dile getirmek, ortak çözümler üretmek ve mesleki dayanışmayı artırmak amacıyla kurulan Genç Avukatlar Meclisi’nin yeniden kapılarını açacaklarını dile getiren Barutcu; tüm genç meslektaşlarını sandığa çağırıyor.
***
Pazar akşamı yeni başkan seçilmiş olacak.
Ve biz de rotamızı yeni mücadelelere…
Pardon, demokrasi şölenlerine çevireceğiz…