Hava Durumu

Sadece yağmur yağdı…

Yazının Giriş Tarihi: 31.03.2026 00:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.03.2026 00:08

Kuraklık ihtimalini rafa kaldıran bol yağışlı günlerden geçiyoruz.

Bazıları ‘artık güneş açsın’ diye söylene dursun; yağmurun devam ediyor olmasından çok memnunuz.

Ancak şehri gözlemleyince canımız sıkılıyor, o ayrı… Sanki sel olmuşçasına trafikte bir kaos söz konusu. Bursa’nın gözde kafelerinin, lokantalarının olduğu Özlüce’de hafta sonu su birikintilerinden adım atacak yer yoktu.

Kaldırımlar kırık dökük, asfalt delik deşik!

Aynı manzara merkezde de mevcut.

Altıparmak’ta şahıs araçları dikkatli davransa da özellikle belediye otobüsü gibi büyük taşıtlar mecburen su birikintilerine girdi ve kaldırımda yürüyenlere zor anlar yaşattı. Bir kenara geçtim ve izledim.

Durakların tentelerine sığınmaya çalışanlar ile beklediği otobüs geciktiği için sinir küpüne dönenler bir aradalar; söyleniyorlar.

Belki benim gibi aynı soruyu düşünenler vardır: Yağmur yağıyor diye sıkışan trafikte karşıdan karşıya geçmek bile işkence.

Peki, afet anında ne olacak?

Böyle deyince de kötü düşünüp, felaketi çağırma diyorlar.

Peki!

***

Sahi…

Bir süredir dikkatimi çekiyor çevre illerde de sarsıntı olmayınca gündemimizden düşüverdi deprem.

Risk ortadan kalktı da bizim mi haberimiz yok acaba! Bursa büyüyor, büyüdükçe dertleri de artıyor ve ne yazık ki hiçbir şey için söylemler hayata geçirilemiyor.

Herhangi bir kurumu, kişiyi hedef göstermek, suçlamak kâr etmiyor.

Çünkü toplumun hissettiğimiz kadarıyla herhangi bir talebi bulunmuyor.

Başımıza ne gelirse gelsin, günü kurtaralım kâfi anlayışı neticesinde bugünlere ulaştık.

O halde bu, yağmurda, karda, selde ya da depremde eziyet çekmeye de razıyız demek oluyor. Belki bir umut ilgilenen olursa diye 4 Nisan’da düzenlenecek olan ‘Beklenen Marmara Depremi ve Bursa; Risk Yönetiminde Meslek Odalarının Rolü’ çalıştayını duyurayım.

Ayrıntılar Bursa Akademik Odalar Birliği’nin sayfalarında mevcut.

*****************************************************************

BİRİ FİŞİ ÇEKSİN!

Kahincilik oynayanların yeni müjdesini, duydunuz mu?

Biri ilk etapta hepimize anlamsız gelen bir açıklama yapıyor ve sonra umutsuz hayatımıza güneş doğmuşçasına sevinip, o fikre tutunuyoruz.

İşte yeni bomba:

Aslında 2012’de dünya yok oldu ve şu anda simülasyondayız!
Kelimelerin gücünü kullanarak içine düştüğümüz durumu açıklamak, biraz da halimize acımak istiyorum.

Evet, 2012’den beri durmak bilmeyen dertlerle boğuşmaktayız.

Döngü ekonomik krizle başladı, pandemi ile devam etti ve savaşlarla perçinlendi. Uzaylılar dışında her şeyle tanıştık.

Tüm bunların simülasyon olma ihtimali işimize geliyor ancak ruh sağlığımızın iyiye gitmediğinin de işareti. Bilimsel altyapısını oluşturan ve buna canıgönülden inanarak video çekenler hem Türkiye’de hem de diğer ülkelerde var; sosyal medya hesaplarından toplumları uyanışa davet ediyorlar.

Kanıtlara bakalım…

***

21 Aralık 2012’de yaşamın sona erdiği teorisine göre;

“CERN’de bilim insanları devasa ‘Hadron Çarpıştırıcı’yı çalıştırdı ve sınır fazlasıyla aşıldı.

Ortaya çıkan karadelik gezegenimizi yuttu.

Biz ölmedik, boyut değiştirdik.

Bilinçlerimiz en yakındaki paralel evrene transfer oldu. Ama zaman çizgisi hatalı!

Düşünün… Zaman 2012’den sonra daha hızlı akmaya başladı.

Güneş, hatırladığınız gibi değil; daha beyaz ve bulanık. Her şey yanlış gibi geliyor çünkü bu yedek enerjiyle çalışan bir simülasyon.”

***

Tabii teoriyi Maya Takvimi’nin kehanetine dayandırıyorlar.

Dönüm noktası yaşandığı ve o tarihten bugüne kadar olanların bunun sonucu olduğuna inananların sayısı da her geçen gün artıyor.

Bence bu bir kaçış!
Mutsuzluğun, umutsuzluğun, telaşların, yetersiz hissetmelerin sebebi olmalıydı; gerekli açıklama ütopik fikirlerle güncellendi.

Eğer simülasyondaysak biri fişi çeksin zira makro ya da mikro sorunların çözümüne erişemiyoruz…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.