Devletlerin, aralarındaki ekonomik ve siyasal anlaşmazlıklar vb. nedeniyle, siyasal ilişkilerini keserek, birbirlerine karşı ordularıyla giriştikleri silahlı eylemlere savaş deniyor.
İnternette yer alan tanım bu şekilde. Günlerdir İsrail’in İran’a saldırılarını ve Amerika başta olmak üzere diğer ülkelerin saf belirleme sürecine tanıklık ediyoruz.
Orta Doğu hiç durulmuyor; Türkiye de endişeyle olanları takip ediyor.
Fiilen çatışmada değiliz ama tam göbeğindeyiz. Belki karadan ya da havadan saldırıya uğramadık ama hepimizi etkileyecek ağır sonuçlara karşı savaştayız!
‘Ekonomi düzeldi düzelecek, toparlanacağız’ derken yine darboğazdayız.
Son haberlere göre:
“Hafta sonu gerçekleşen hava harekatlarının ardından dünyanın en kritik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanması, petrol fiyatlarında son 14 ayın zirvesini beraberinde getirdi. Güne agresif bir giriş yapan Brent petrol, erken işlemlerde yüzde 13 değer kazanarak varil başına 82 dolara kadar çıktı.”
Bu da demek oluyor ki bizleri de zam dolu günler bekliyor…
***
Nitekim ilk gelişme sosyal medyayı kasıp kavurdu.
Cumhuriyet tarihinin en büyük akaryakıta tek seferde gelen zammı olduğu belirtilen güncelleme şöyle: Motorin litre fiyatına 5 lira 60 kuruş, Benzinin litresine ise 2,10 TL artış yapılması öngörülüyor.
Otogaz fiyatlarına da bugünden itibaren geçerli olmak üzere 0,65 kuruşluk artış yapılacak.
Böylece büyük şehirlerde benzinin litresinin 70 liraya yaklaşacağı vurgulanıyor.
Toplu ulaşım son durumdan muhakkak etkilenecektir. Bursa’da su faturalarından sonra ikinci gündemimiz şehir içi ulaşım zammı olursa sakın şaşırmayın…
*****************************************************************
SU FATURALARINDA DÜELLO
Çok ilginç şeyler yaşıyoruz…
Kenti ilgilendiren konularda belediye başkanlarının açıklamaları çok önemli. Bu nedenle her aylık değerlendirme toplantısına koşuyoruz. Ancak son su faturalarından sonra Büyükşehir Belediyesi ile ilçe belediyeleri arasında çekişme başladı.
Dün Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in bir çağrıda bulunduğunu aktarmıştım.
Hatırlayalım… Başkan Bozbey:
“Su faturalarındaki artışın sorumlusu BUSKİ değil, katı atık bedelidir, buna da tüm ilçe belediyeleri razı geldi. Gelin, önümüzdeki mecliste katı atık bedellerini kaldıralım!”
Pazartesi günü ise Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz sosyal medyadan yayınladığı video ile şu yanıtı verdi: “Mustafa Bozbey geçtiğimiz aydan itibaren faturalara yansıyan fahiş zamlardan vatandaşların haklı isyanından endişe etmiş olacak ki yine topu taca atmayı tercih etmiş. Vatandaşı isyana sürükleyen ve neredeyse 3 katına çıkan su faturalarının artışının sebebini 135 liralık katı atık bedeline bağlamış.
Sayın Mustafa Bozbey hemşehrilerimiz 200 liralık faturalara değil; 500 liralık faturaların 1500 liraya çıkmasına; 1000 liralık faturaların 2500 liraya çıkmasına isyan ediyor. Göreve geldiğinizden bu yana yüzde 250’ye varan zam yaptınız… Bu uygulamayı bizlerin üzerine atarak aziz hemşehrilerimizin tepkilerinden kaçacağını zannediyorsun. Rakamlar her şeyi ortaya apaçık koyuyor…”
Böyle bir çekişme başka illerde de yaşanıyor mu?
Yine kimden kaynaklandığı çözülemeyen bir tuhaflıkla karşı karşıyayız.
Mart ayı Meclis toplantısında muhakkak bunun tartışması yapılacaktır ama çözüme kavuşacak mı belli değil!
***
Fark ettiyseniz savaş olsun olmasın gündemimizde illaki bir zam haberi mevcut. Sebebiyle ilgilenmeye de çözüm üretmeye de dermanımız kalmadı.
Zira insanlar öfkeliler; yılda bir kez emekliye ve asgari ücretliye yapılan ve asla yeterli olmayan maaş artışlarını misliyle geçen bu bedeller karşısında kimse atışmalarla ilgilenmiyor.
Sanıyorum bunu yetkililer de biliyor…