Güne, Türkiye Innovation Week-2026 hakkında bilgi vererek başlayacağım…
Etkinlik İstanbul’da ama okuyucularımız yalnızca Bursa’dan değil buna eminim.
Ayrıca başka şehirlerde yaşıyor olmak, inovasyon ekosistemini geliştirmek ve büyütmek isteyenlerin önünde engel de değil!
Yani katılım herkese açık; yeter ki ilgi duyun, merak edin ve gelişmelerin takipçisi olun.
Üstelik konuşmacılar arasında yakından tanıdığımız, İtibar Yönetimi Enstitüsü Başkanı Orhan Samast da var.
Keşke bu kadar çok iş insanı derneğinin olduğu, sürekli çalıştayların, zirvelerin, toplantıların düzenlendiği bu kentte İstanbul’da düzenlenen bu tip etkinlikler için bir çağrı olsa, ilgi duyanların katılımı için destek sunulsa.
Gördüğüm kadarıyla ülkemizin 4. büyük şehri yalnızca kendi içinde gündem çevirmek istiyor.
Kabul edilmeli ki -her ne kadar, ‘Sanayi kenti Bursa’ dense de- gelişmelerin başkenti İstanbul!
***
Peki, TIW-2026 nedir?
Öncelikle etkinliğin kendi açıklamasını sunayım:
“Türkiye, üretim, ihracat ve inovasyon gücüyle küresel rekabette yeni bir eşiğe ilerliyor. Bu başarının kalıcı ve sürdürülebilir olması için inovasyonu yalnızca teknolojik gelişme değil; insan, kurum, güven, eğitim ve toplumsal uyum meselesi olarak ele alıyoruz.
Bu yıl Türkiye Innovation Week’i insanı merkeze alan bir yaklaşımla yeniden tasarlıyoruz. Çünkü yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji ve veri sistemleri hızla gelişirken, asıl soru teknolojinin ne kadar hazır olduğu değil; insanın, kurumların, eğitim sisteminin, iş dünyasının ve toplumun bu dönüşüme ne kadar hazır olduğudur.
Akademi, iş dünyası, girişimciler, gençler, tasarımcılar, yaratıcı endüstriler ve kamu ekosistemi bu kez yalnızca geleceği konuşmak için değil; geleceğe birlikte hazırlanmak için bir araya geliyor.
TIW-2026, insan ve teknolojinin birlikte ürettiği yeni çağda; güveni, anlamı, yaratıcılığı, dayanıklılığı ve küresel rekabet gücünü yeniden düşünmeye davet ediyor…”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın her yıl katıldığı Türkiye İnovasyon Haftası, T.C. Ticaret Bakanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin iş birliğiyle devam ediyor.
Bazen afili başlıklarla düzenlenen organizasyonların arkasında kim olduğunu bilemiyoruz ve bu tedirgin ediyor.
Ama gördüğünüz gibi iş birliği ağı çok kuvvetli!
***
15-16-17 Ekim tarihlerinde Haliç Kongre Merkezi’nde, ‘Fikirler İz Bırakır’ mottosuyla çok sayıda isim sahnede olacak.
Paneller, proje sunumları, Q&A Session Stage -katılımcıların doğrudan etkileşime geçebileceği, dinamik ve interaktif bir açık sahne-, Master Class, sergiler, InnovaZone gibi pek çok içerikle katılımcılarını karşılamaya hazırlanan TIW, ağırladığı konuklarıyla da çok dikkat çekiyor.
Mesela…
2012’de Sir Tim Berners-Lee gelmiş.
İngiliz bilgisayar bilimci, 1989 yılında CERN’de geliştirdiği World Wide Web ile dijital çağın temelini atan kişi!
2023’te Edgar Perez, gelen diğer isimlerden.
Yapay zekâ, kuantum bilişim ve finans teknolojilerinin iş dünyasına etkileri üzerine çalışan uluslararası danışman!
Liste o kadar uzun ki merak edenler, internet sitesini inceleyebilir.
Tabii ki bu yıl da çok sayıda akademisyen, bilim insanı, iş dünyasının tanınmış isimleri Haliç’te olacak; heyecan dorukta…
Elbette Bursa’dan birini o konuşmacılar arasında görmek çok güzel.
Bu nedenle bir parantez açarak Orhan Samast hakkında da bilgi vermek istiyorum.

‘İtibar en büyük güçtür’ ifadesini zihnimize kazıyan Samast’ın uluslararası bir konferanstaki açıklamaları hâlâ aklımda:
“Etik, sürdürülebilirlik, sosyal medya, teknoloji…
Bunlar değişim içinde. İtibar da böyle.
Daha önceki yıllarda bunu oluşturan şeyler, bugün yürürlükte olmayabilir. Yaşam değiştikçe, bu da değişiyor. Kelime olarak ifade edilmese de günlük yaşam itibarla işliyor. Kuruluşlarda bu alanla ilgili uzmanlar yok. Ancak farkındalık oluştukça bunun olacağını ve tıpkı bir halkla ilişkiler birimi gibi branşlaşacağını düşünüyoruz.
Bu şekilde olması için enstitü olarak çalışacağız.
Elbette pozitif anlamda algılasak da bunun zıt tarafı da var: İtibarsızlaşmak!
Medyaya bakınca, televizyonu açınca; kişilerin, ülkelerin, orduların vb. itibarsızlaştırıldığını görüyoruz.
Çok konuşuyoruz ama hakkını vermiyoruz.
Örneğin ‘itibar ekonomisi’ diye bir alan var.
Akademisyenler, şirketlere de görevler düşüyor.
Üniversiteler, iş dünyası hep birlikte bu kavramın içini doldurabiliriz…”
Sanıyorum İstanbul’da anlatacakları için bu ifadeler ipucu olmuştur.
Ne üretilirse üretilsin bunun marka değerine dönüşmesi ve o çok popüler kavram olan sürdürülebilirlik için de itibar gerekiyor!
15 Ekim’i iple çekiyor, ilgi duyanları TIW programını incelemeye davet ediyorum…