Tatil çoğunluk için hâlâ yazın gelmesi demek.
Deniz, kum, güneş için Ege’ye, Akdeniz’e kaçmak demek…
Ama son yıllarda turizm sektörü ve paydaşların çabalarıyla bu durum değişiyor ve ‘kış turizmi’ kavramı hayatımıza yerleşiyor.
Her sömestir fırsat biliniyor; pazarlamanın gücüyle de aileler yollara dökülüyor.
Tahmin edileceği üzere rotalar kayak merkezleri.
Ve tabii ki listenin başında Uludağ var.
Bursa’da yaşayıp da Uludağ’da tatil yapan -yapabilen- kişi sayısı eminim ki şehir dışından gelenler kadar yoktur.
Her ne sebeple olursa olsun gitmesek de görmesek de o dağ bizim dağımızdır…
***
Bugüne kadar Türkiye’de tatil yapmanın maliyeti hakkında çok sayıda haber yapıldı ama hep odak noktamız sahillerdeki 5 yıldızlı oteller ve Bodrum’daki gıda enflasyonuydu.
‘Bu defa yarıyılda nereler tercih ediliyor?’ sorusuna yanıt aradım ve turizm profesyoneli ve acente yetkilisi Anıl Bozdemir ile Burak Etser’den bilgi aldım.
Rotalarla başlayalım…
Yurt dışı her zaman daha cazip olduğu için ailelerin çoğu Balkan turlarına yönelmiş durumda. Karadağ, Kosova, Sırbistan, Makedonya, Arnavutluk, Sırbistan başı çekerken fantastik arayışların peşinde koşanların tercihi Mısır da yerini korumaya devam ediyor. Vizesiz turlar şüphesiz turistlerin ilgisini çekiyor.
Yurt içinde ise revaçta olan Doğu Ekspresi turları.
Reklam yatırımlarının gücünü gösterdiği turlardan biri bu.
Herkesin yapılacaklar listesinde yer alan, hayalleri kurulan Doğu Ekspresi 3 gece 4 gün, -kişi başı ortalama 17 bin 500 TL tutarla- şeklinde paket olarak sunuluyor ve genellikle ‘dolu’ ibaresiyle karşılaşılıyor.
Bir parantez açalım yetkili acentelerden yer temin edebilirsiniz!
Yaşadığımız ülkenin nimetlerinden faydalanabilmek elbette çok güzel.
Ancak fayda-maliyet analizine girişenlerin gözü hep dışarda, dip not olarak ekleyelim…
Gelelim kentin nimeti Uludağ’a…
Bu noktadan sonra soru-cevap şeklinde ilerlemeyi daha doğru buluyor ve sizi açıklamalarla baş başa bırakıyorum!
***
TALEP ŞEHİR DIŞINDAN
Uludağ otellerinin sömestir nedeniyle dolu olduğu duyumunu alıyoruz. Turizm paydaşları son durumu nasıl değerlendiriyor?
Öncelikle şuna açıklık getirelim; Bursa’da yaşayan hiç kimse bir acenteye gidip de kayak turu satın almaz!
Bu paketlerin müşterileri İstanbul, Kocaeli gibi şehirlerden gelenler. Tabii ki oteller, dağdaki işletmeciler ve çevre illerden gelen turlar durumdan çok memnun. Okulların tatil olması bayramlar, özel günler gibi dönemlerde yakaladığımız hareketliliği sağlıyor.
7 BİN LİRADAN BAŞLIYOR
Peki, fiyatlar hakkında bilgi alabilir miyiz?
Oteller dolu olduğu için sömestir dönemine dair fiyat paylaşamıyorum ancak sonrası için ortalama fiyat bilgisi sunalım. Tam pansiyon dediğimiz konaklama ve yemek dâhil kategoride gecesi 7 bin liradan başlayarak 17 bine kadar yükseliyor -kişi başı.-
Çocuklar 6 yaşına kadar ücretsiz sonra kademeli olarak ücrete tabi oluyorlar.
Bu da demek oluyor ki iki kişi bir hafta ortalama 200 bin lirayı gözden çıkartmak zorunda. Ek harcamalar, kayak ekipmanı ve dersi, eğlence masrafı hariç!
Günübirlikçiler kavramı burada da karşımıza çıkıyor. Teleferik ile ulaşım sağlayarak bir günlük kayak yapmak isteyenlerin masrafını da hesaplayabilir miyiz?
Teleferik ücretleri güncellendiğinde internet üzerinden erişebilirsiniz; şu anda tam gidiş-dönüş 500 lira, öğrenci gidiş-dönüş 250 lira.
Ekipman için seçenekler var.
Kayak takımı, mont ve batonu için bin 500’den başlayan tutarlar sunuluyor. Komple set istendiği takdirde bu 3 bin 500 TL’ye kadar çıkıyor. Kiralama günlük oluyor. Eğitmenlerin ise sabit ücretleri mevcut, dağda gidince yetkili kişilerle görüşerek bunun ayarlamasını yapabiliyorsunuz.
***
Bu bilgileri vatandaşla da paylaştım:
Tatili nasıl değerlendireceklerini merak ettiğimi ileterek, Uludağ’da kayak yapma seçeneği hakkında ne düşündüklerini sordum.
Belediyelerin çocuklar için yaptığı etkinlikleri takip ettiklerini belirten aileler çoğunlukta.
Sanmayın ki bunun sebebi yalnızca ekonomik; kalabalık, düzensizlik, teleferikte saatlerce kuyrukta beklemek herkese göre değil!
Belki turizm adına güzel şeyler oluyor ama bir yer ne kadar popülerleşirse erişmek o kadar güçleşiyor.
Bazen en güzeli uzaktan izlemek…
Neticede gitmesek de o dağ bizim!