Hava Durumu

Yaşlandık!

Yazının Giriş Tarihi: 12.02.2024 00:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 11.02.2024 13:26

Türkiye her zaman genç nüfusuyla övünen bir ülke oldu.

Gerçi aynı anda gençlerinden de oldukça şikayetçi ama, olsun…

Bu düşünen, yenilik üreten, gelecek için umutlanmamızı sağlayan bir unsur olduğu kadar, işçi gücü anlamına da geliyor.

Uzun yıllar Avrupa bizim insanımızı istihdam etti.

Ancak son açıklanan veriler tahtımızı sallıyor!

Gerçek şu ki:

Yaşlandık!

Konuyu pek çok açıdan değerlendirebiliriz tabii ki.

Yaş ortalamasının yükselmesi; sağlık hizmetlerinin geliştiğini, hastalıkların ölüme evrilmeden müdahale edilebildiğini gösteriyor.

O halde tabloya bir bakalım…

TÜİK, 2023 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçlarını duyurdu.

Türkiye'de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2023 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 92 bin 824 kişi artarak 85 milyon 372 bin 377 kişi oldu.

Erkek nüfus 42 milyon 734 bin 71 kişi, kadın nüfus 42 milyon 638 bin 306 kişi olarak açıklandı.

Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,1'ini erkekler, yüzde 49,9'unu kadınlar oluşturdu.

Dengeli dağılım mevcut ve yeterince kalabalığız.

Bu verilere göre herhangi bir sorun görünmüyor, öyle değil mi?

En çarpıcı veri ise:

Cumhuriyet tarihinde ilk kez yaşlı nüfusun, toplam nüfusa oranının çift haneye ulaşması.

2023'te bu oran yüzde 10,2'ye çıktı.

'Ortanca yaş' da 2013'te 30,4 iken, geçen yıl 34'e yükseldi.

Çocuk sayısı düştü, yaşlı sayısının oranı arttı.

Nedenlerini ve sonuçlarını uzun uzun tartışabiliriz elbette.

Bundan önce TÜİK tarafından ilan edilen değişik bir araştırma sonucunu da paylaşmak istiyorum.

Bazı köşe yazarlarının da dile getirdiği ‘Nüfus Projeksiyonları’ çalışmasına göre Türkiye’nin nüfusunun tepe noktası 107 milyon.

Geçmiş istatistiklerden yola çıkarak yapılan çalışmaya göre; 2070 yılına dek nüfusumuz artmaya devam edecek ve 2070’te 107 milyona ulaşılacak.

Bu tarihten itibaren, nüfusumuz yavaş yavaş azalmaya başlayacak.

Bu bir şok dalgası, dönülmesi mümkün olmayan bir son ya da bir felaket midir?

Yaşanılan doğal afetlerle geçtiğimiz sene çok büyük kayıplar verdik.

Buna ilave olarak gençlerin göç dalgasına da şahit olduk.

Örneğin, 2022 yılında 139 bin Türk vatandaşı yurt dışına göç etmiş, buna karşın 94 bin vatandaş da dışarıdan yurda gelmiş.

Asla yadsınamaz gerçeğimiz ise enflasyon!

Dönüp dolaşıp her işin ucu ekonomiye dokunuyor.

Akademisyenlerin tespitlerine göre çocuksuz bir ailenin, çocuk yapmaya kalkmasının ya da tek çocuklu bir ailenin 2’nci çocuğa niyetlenmesinin önündeki en büyük endişe kaynağı enflasyon.

Çocuğun doğduğu andan itibaren masrafları her geçen gün katlanıyor.

Geliri sabit olan aileler bu yükün altından nasıl kalkacaklarını bilemiyor.

Üstelik gelecek kaygısı da yükseliyor; çocuğunu özel okula göndermek isteyenler bunun masrafını da hesaba katarak plan yapıyor.

Orta sınıf dediğimiz kavram zaten yok olalı yıllar geçti.

Eğitimli, kentli ve bir maaş karşılığı emeğini sunan vatandaş artık kendisine bakmakta zorlanıyor.

Kira, faturalar ve market alışverişi birleşince çoğunluk kendi hayatını sorgular hâle geldi.

***

O halde çıkan veriler neden bazılarını şaşırtıyor?

Böyle olacağını tahmin etmek kimse için zor olmasa gerek.

“Ülkemizde yalnız yaşama eğilimi artış gösteriyor” diyerek, gençlerin aile yapısını bozdukları, toplumun gelenek göreneklerine uymadıkları imâsı malumunuz.

Hâlbuki evlenmek de cesaret işi.

Eğer kolay olsaydı; evleneceklere kredi desteklerini, hibelerini konuşuyor olmazdık.

Ayrıca nüfustaki yaş dağılımları bir kenara, demografik yapıdaki değişim konuşulmalı.

Ekonomiye de artık bir çözüm bulunmalı…

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.