Hava Durumu

Bir bahisten doğan bilgelik

Yazının Giriş Tarihi: 10.02.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 10.02.2026 00:07

Şubat ayı okumalarında bu hafta insanın içini sessizce titreten bir Çehov öyküsü var. Gösterişle başlayan bir iddia, parayla ölçülen bir özgürlük hayali, sonunda insanın kendiyle yüzleşmesine dönüşüyor. Okurken insan banker mi, avukat mı diye kendine soruyor. Asıl soru şu oluyor: Hangimiz bir bahse hayatını koyduğunun farkında.

Anton Çehov, Bahis adlı öyküsünde büyük laflarla başlayan tartışmaların nasıl büyük yalnızlıklara açıldığını sade bir dille anlatıyor. Bir salon dolusu insan ölüm cezasını tartışırken banker paranın gücüne güveniyor. Genç bir avukat ise yaşamın her halini ölüme tercih ediyor. Masada söylenen sözler hafif fakat sonuçları ağır oluyor. Bir bahis kuruluyor. Biri özgürlüğünü bırakıyor. Diğeri servetini ortaya koyuyor.

Genç adam yıllar boyunca bir kulübede yaşıyor. İlk zamanlar can sıkıntısı diz boyu. Piyano sesleri geceleri dolduruyor. Sonra o sesler susuyor. Kitaplar geliyor. Hafif romanlar gidiyor. Klasikler geliyor. Ardından diller felsefe tarih din bilimi derken adamın dünyası dört duvarın içinde büyüyor. Dışarıda hayat akarken içeride bir zihin olgunlaşıyor. Zaman geçtikçe beden eriyor fakat düşünce derinleşiyor.

Banker için ise işler tersine dönüyor. Para azalıyor. Güven sarsılıyor. Eskiden küçümsediği iki milyon şimdi kâbusu oluyor. Bahsin bitimine saatler kala korku büyüyor. Aklına karanlık düşünceler düşüyor. Parayı kaybetmemek için insanlığını kaybetmeye yaklaşan bir adam görüyoruz. İşte Çehov tam burada tokadı vuruyor.

Genç adam son anda kulübeyi terk ediyor. Parayı istemiyor. Dünyanın sunduğu her şeyi küçük görüyor. Kitaplarda yaşadığı hayat gerçek hayattan daha büyük geliyor ona. Bilgiyle geçen yıllar ona paranın satın alamayacağı bir bakış kazandırıyor. Banker ise kasasına kilitlediği kâğıtla birlikte vicdanını da kilitliyor.

Çehov bu öyküde bağırmıyor. Ders vermiyor. Sadece gösteriyor. Zamanın insanı nasıl yoğurduğunu, yalnızlığın kimi çökertip kimi olgunlaştırdığını anlatıyor. Bahis bittiğinde kazanan para olmuyor. Kaybeden de özgürlük değil. Asıl mesele insanın neye dönüşeceği.

Bu öykü bize şunu söylüyor. Zaman herkesi değiştirir. Para gücüyle övüneni küçültür. Sabırla düşüneni büyütür. Asıl özgürlük kapıdan çıkmak değildir. Asıl özgürlük dünyaya başka bir yerden bakabilmektir. Şubat soğuğunda okunan bu hikâye insanın içine sıcak bir sızı bırakıyor. Belki de en büyük bahis insanın kendisiyle yaptığıdır.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere sağlıcakla kalın…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.