Hava Durumu

Bir gazetecinin sessiz hikâyesi

Yazının Giriş Tarihi: 30.03.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 30.03.2026 00:07

Sevgili okurlar,

Bu hafta sizinle biraz hatıradan, biraz vefadan, biraz da gazetecilik sevdasından söz etmek istiyorum. Konumuz bizim evin kıymetli gazeteci abisi Burhan Abi.

Yani YeniDönem Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni Burhan Kaya.

Aslında bu yazıyı biraz gecikmiş bir doğum günü yazısı gibi de düşünebilirsiniz. Çünkü Burhan Abi 18 Mart‘ta doğdu. Doğum günü üzerinden birkaç gün geçti ama bazı insanların doğum günü sadece bir gün değildir. Onların hikâyesi her gün anlatılmayı hak eder.

Burhan Abi’nin çocukluğunu hatırlayanlar bilir çevremizden. O yıllar bugünkü gibi değildi. Ne akıllı telefon vardı ne sosyal medya.

Haber dediğin şey ya televizyondan öğrenilirdi ya da gazeteden okunurdu. Bizim evde ise gazetenin yeri bambaşkaydı. Çünkü Burhan Abi gazeteyi sadece okumazdı, yaşardı.

Bir de bizim evde ayrı bir gelenek daha vardı.

O da bulmacalardı.

Gazetelerin içindeki o bulmaca sayfaları bizim için küçük bir heyecan olurdu. Özellikle Cumartesi ve Pazar günleri gazeteler daha fazla bulmaca verirdi. O günlerde evde adeta küçük bir yarış başlardı. Ama işin doğrusu bulmacayı önce Burhan Abi çözerdi.

Gazete masaya gelir gelmez kalemi alır, bulmacanın başına otururdu. Biz de merakla yanında beklerdik. Bazen bir kelimeyi hemen bulurdu, bazen düşünür, başını kaldırır, “Şu kelime ne olabilir?” diye kendi kendine mırıldanırdı. Biz de yanında oturur, sanki büyük bir işi izliyormuş gibi dikkatle takip ederdik.

Bulmaca bittikten sonra sıra bize gelirdi.

Ben ve İbrahim oturur, kalan yerlere bakar, bazen yanlışları düzeltmeye çalışır, bazen de yeni bir kelime öğrenmenin heyecanını yaşardık. Aslında o günlerde farkında değildik ama o küçük bulmaca anları bize düşünmeyi, kelimelerle oynamayı ve merak etmeyi öğretiyordu.

Bir de o yılların çocuklarının iyi bildiği bir şey vardı, gazete kuponları.

O zamanlar gazeteler çeşitli kampanyalar yapardı. Kuponları biriktirdiniz, belli sayıya ulaşınca ödül alırdınız. Bizim evde de o kuponların ayrı bir heyecanı olurdu.

Burhan Abi gazeteyi sadece okumazdı; içindeki kuponları da büyük bir titizlikle keser, biriktirirdi. Günlerce, haftalarca o kuponlar saklanırdı. Bazen bir zarfın içinde, bazen bir defterin arasında…

Sonra bir gün o kuponlar tamamlanırdı.

Hatırlıyorum; o kuponlar sayesinde bisiklet aldığımızı, hatta evimizin ilk renkli televizyonu o kuponlarla geldiğini biliyorum. O günlerde bu bizim için gerçekten büyük bir mutluluktu. Çünkü o ödüllerin içinde biraz sabır, biraz emek, biraz da çocukluk heyecanı vardı.

Şimdi dönüp bakınca anlıyorum ki Burhan Abi’nin gazeteyle kurduğu bağ sadece haber okumaktan ibaret değildi. Gazete bizim evde hem bilgi, hem eğlence, hem de hatıra demekti.

Belki de Burhan Abi’nin gazeteciliğe olan ilgisinin içinde biraz da o bulmacaların payı vardı. Çünkü gazetecilik biraz da kelimeleri sevmektir, düşünmektir, araştırmaktır.

Daha küçük yaşlardayken annemizden, babamızdan aldığımız harçlığı çoğu kişiler gibi başka şeylere harcamazdı. O harçlıkla gider gazete alırdı. Hatta bazen bir tane de değil, iki, üç, dört…

Eve geldiğinde elinde gazetelerle girerdi kapıdan. Bazen öyle olurdu ki evde neredeyse küçük bir gazete bayii kurulmuş gibi hissederdik. Biz o zamanlar bunun bir merak olduğunu düşünürdük.

Meğer o merak bir mesleğin ilk adımıymış.

Gazetelerin sayfalarını çevirirken aslında dünyayı tanıyordu. Siyaseti öğreniyordu, toplumu okuyordu, insanları anlamaya çalışıyordu. Belki de farkında olmadan kendine bir yol çiziyordu.

Sonra yıllar geçti.

Gazete sayfalarının içinde büyüyen o merak, onu gazeteciliğe götürdü. Okudu, çalıştı, emek verdi. Tek hedefi İstanbul Üniveristesi’nde gazetecilik okumaktı. Onu da başardı. O çok istediği üniversiteyi ve bölümü kazandı. Hem çalıştı hem okudu. Okurken medyayla buluştu. Okuduğu süre içerisinde İnterpress Medya Takip Merkezi’nde çalışarak deneyim de kazanmış oldu. Sonra yolu Bursa ile kesişti. Bursa’da gazetecilerin okulu sayılan Bursa Haber Gazetesi’nde mesleğe profesyonel olarak ilk adımı attı. Devamında çeşitli gazetelerde yoluna devam etti. Ve bugün geldiği noktada YeniDönem Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmeni olarak görev yapıyor.

Ama işin güzel tarafı şu bence...

Yıllar geçti, görevler değişti, sorumluluklar arttı fakat Burhan Abi’nin içindeki o gazete okuma heyecanı hiç değişmedi.

Hâlâ bir gazeteyi eline aldığında sayfaları dikkatle inceler. Bir haberi okurken satır aralarını yakalar. Sokakta yürürken bile etrafına gazeteci gözüyle bakar.

Çünkü gazetecilik biraz da böyle bir şeydir.

Bir meslekten çok bir bakış açısıdır.

Sokağın sesini duymaktır.

İnsanların hikâyesini fark etmektir.

Hayatın içindeki küçük ayrıntıları yakalamaktır.

Bugün dönüp baktığımda şunu çok net görüyorum: Bizim evde gazete sevgisi varsa, bunda Burhan Abi’nin büyük payı var. Çünkü bazı insanlar sadece kendi hayatını değil, çevresindeki insanların hayatını da etkiler.

Burhan Abi de öyle biridir. Belki farkında olmadan bize okumayı, merak etmeyi, araştırmayı öğreten insanlardan biridir.

Bu yüzden bu yazıyı bir doğum günü mesajı gibi değil, bir vefa satırı gibi düşünmek istedim.

Buradan bir kez daha söylemiş olalım:

İyi ki doğdun Burhan Abi.

İyi ki o yıllarda harçlıklarını gazetelere verdin. İyi ki bugün hâlâ gazeteciliğe aynı heyecanla devam ediyorsun.

Kalemin güçlü, yolun açık olsun.

Nice güzel yıllara…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.