Hava Durumu

Dünya sahnesi aynı oyunu mu oynuyor?

Yazının Giriş Tarihi: 24.03.2026 00:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 24.03.2026 00:06

Değerli okurlar, bazen tarihe bakınca insanın aklına aynı soru düşüyor.

Dünya gerçekten yeni şeyler mi yaşıyor yoksa aynı filmi tekrar mı izliyoruz?

Oyuncular değişiyor ama senaryo sanki hep aynı kalıyor. Bugün yaşanan bazı gelişmeler de insanı ister istemez geçmişe götürüyor.

Bugünlerde dünya siyasetinde sık sık konuşulan konulardan biri Hürmüz Boğazı. İlk bakışta bize çok uzak bir yer gibi görünebilir.

Ama aslında dünya ekonomisinin en kritik noktalarından biri. Çünkü dünya petrolünün yaklaşık beşte biri bu dar geçitten sağlanıyor. Yani burası kapanırsa sadece petrol değil, küresel ekonominin nabzı da sıkışır.

***

Bu mesele bana ister istemez tarihten bir sahneyi hatırlatıyor.

Yıl 1956. O dönem dünyanın en güçlü ülkelerinden biri İngiltere. Sterlin güçlü. Donanması okyanusları kontrol ediyor. Ama bu gücün merkezinde bir kapı var. Süveyş Kanalı.

Dünya ticaretinin önemli bir kısmı o kanaldan akıyor. İngiltere de bu güce güveniyor. Ta ki bir gün Mısır kanalı millileştirene kadar.

Yani artık bu kanal bizim diyor.

İngiltere buna sert tepki veriyor. Fransa ve İsrail ile birlikte askeri harekât başlatıyor. Ama hesap etmedikleri bir şey var. Dünya değişmiş. Amerika ve Sovyetler devreye giriyor. Uluslararası baskı artıyor. İngiltere geri çekilmek zorunda kalıyor.

***

O gün aslında sadece bir askeri hamle başarısız olmadı. Daha büyük bir şey kaybedildi...

İmaj.

Dünya bir anda şunu fark ettiler. İngiltere eskisi kadar güçlü değil. İşte o algı oluştuğu anda domino taşları devrilmeye başladı.

Sterlin zayıfladı. Sömürgeler bağımsızlık istemeye başladı. Sermaye başka ülkelere kaydı. Birkaç on yıl içinde koca imparatorluk sıradan bir devlete dönüştü.

Bu da demek oluyor ki... Tarihte bazen ülkeleri tanklar değil algılar yıkar.

***

Bugün bazı ekonomistler benzer bir ihtimalin Amerika için de konuşulabileceğini söylüyor. Amerika hâlâ dünyanın en güçlü ülkelerinden biri ama rakamlara bakınca tablo biraz ağır görünüyor. Devasa bir borç yükü var. Her yıl ödediği faiz miktarı bile birçok ülkenin bütçesinden büyük.

Üstelik son yıllarda yaşanan savaşlar da dünya kamuoyunda farklı tartışmalar doğurdu. Vietnam, Irak, Afganistan derken bazı ülkeler artık Amerika’nın gücünü eskisi kadar tartışmasız kabul etmiyor.

Tam da bu noktada Hürmüz Boğazı meselesi önem kazanıyor. Çünkü bu dar geçitte yaşanacak büyük bir kriz dünya ticaretini doğrudan etkileyebilir. Böyle bir durumda herkesin gözü aynı yere dönecek.

Amerika bu krizi çözebilecek mi sorusu sorulacak?

***

Tarih bize şunu gösteriyor. Büyük güçler bazen tek bir anda test edilir. Bazen bir kanal, bazen bir boğaz, bazen de beklenmedik bir kriz...

Eğer o anda gücünü gösteremezse güven sarsılır. Güven sarsılınca para yön değiştirir. Müttefikler mesafe koyar. Küresel dengeler başka bir yöne doğru kaymaya başlar.

Belki de asıl soru şu?

Tarih gerçekten tekerrür mü ediyor yoksa biz mi aynı hataları tekrar tekrar yapıyoruz?

Siz ne düşünüyorsunuz?

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere...

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.