Hava Durumu

Fark Etmek, Anlamak ve Birlikte Güçlenmek

Yazının Giriş Tarihi: 01.04.2026 21:49
Yazının Güncellenme Tarihi: 01.04.2026 21:50

Sevgili okurlar,

Bu hafta sizinle 2 Nisan Otizm Farkındalık Günü vesilesiyle biraz kalpten konuşmak istiyorum. Çünkü bazı günler vardır; sadece takvimde bir tarih değildir. İnsan durur, düşünür, kendine sorular sorar. “Biz gerçekten fark ediyor muyuz?” diye.

Benim için bu günün anlamı biraz daha derin. Çünkü çalıştığım okulda her gün özel gereksinimli çocuklarla aynı koridoru paylaşıyoruz, aynı bahçede yürüyoruz, aynı sofrada ekmek bölüşüyoruz. Onların dünyasına tanıklık ediyoruz. Şunu açık yüreklilikle söyleyebilirim: Bu iş dışarıdan göründüğü kadar kolay değil. Ama bir o kadar da kıymetli.

Bu vesileyle önce okulumuzun değerli müdürü İsmail Sarıoğlu’na teşekkür etmek isterim. Bir okulun ruhu vardır derler ya, işte o ruh biraz da yöneticinin yüreğinden geçer. Zor günler yaşadığımız oldu, yorulduğumuz zamanlar oldu ama her seferinde “Birlikte başarırız” diyebilen bir idare anlayışıyla yol aldık.

Tabii idarenin, yanında okulun kahramanları öğretmenlerimizdir. Sabırla, sevgiyle, bazen defalarca anlatarak, bazen sadece bir gülümsemeyle çocuklarımızın hayatına dokunan öğretmenlerimiz. Bir çocuğun küçük bir ilerlemesi için günlerce emek veren, onun attığı küçücük bir adımı büyük bir bayram gibi yaşayan meslektaşlarımız.

Tabi okul dediğimiz yer sadece sınıftan ibaret değildir. Servis şoförlerimiz, yardımcı personelimiz, yemekhane çalışanlarımız… Sabah kapıda karşılayan, öğlen tabağını uzatan, serviste güvenle evine götüren herkes bu büyük emeğin bir parçasıdır. Onlar olmasa bu çark dönmez.

Sevgili okurlar, burada bir teşekkür de Yağmur Çocuklar Otizm Derneği’ne etmek gerekiyor. Çünkü bazı kurumlar vardır; sadece isim olarak değil, gerçekten yürekten çalışırlar. Yağmur Çocuklar Otizm Derneği de tam olarak böyle bir yer. Yaptıkları etkinliklerle, farkındalık çalışmalarıyla ve özellikle okullarımıza verdikleri desteklerle birçok çocuğun hayatına dokunuyorlar. Bazen bir etkinlikte, bazen bir organizasyonda, bazen de sadece “Yanınızdayız” demeleriyle bile büyük bir güç veriyorlar.

Derneğin yaptığı çalışmalar arasında özellikle “Sevgi İzi” etkinlikleri ve düzenlenen kermesler gerçekten çok anlamlı. Bu kermesler sadece bir etkinlik değil; aynı zamanda dayanışmanın, paylaşmanın ve birlikte hareket etmenin güzel bir örneği. Öğretmenlerimizin, öğrencilerimizin ve velilerimizin yanında olduklarını her fırsatta hissettiriyorlar. Okulumuz için yapılan her küçük katkının, aslında çocuklarımızın hayatında ne kadar büyük bir anlam taşıdığını biliyoruz.

Bu vesileyle özellikle Okul Aile Birliği Başkanımız Meryem Kuvvet Hanım’a da ayrı bir teşekkür etmek gerekir. Çünkü o sadece bir başkan değil; aynı zamanda okulun her köşesinde emeği olan, öğretmenlerin ve idarenin her zaman yanında duran bir gönül insanı. Yapılan kermeslerdeki emeği, “Sevgi İzi” çalışmalarındaki gayreti ve okula verdiği destek gerçekten takdire şayan. Böyle insanların varlığı hem okullara hem de çocuklarımızın geleceğine umut oluyor.

Bu yıl yaşadığımız bazı anlar hepimizin hafızasında yer etti. Mesela öğrencilerimizden birinin annesiyle birlikte gösterdiği o çaba.Bir annenin evladı için verdiği mücadeleyi görünce insanın içi titriyor. İşte o an anlıyorsunuz ki bu çocuklar sadece bir öğrencimiz değil; bir ailenin dünyası.

Okulda bazen öyle anlar olur ki insanın yüreğine dokunur. Bir öğrencinin masaya beş tane kalemi dizip kendi dünyasında mutlu olması gibi. Dışarıdan bakan biri için sıradan bir hareket olabilir ama aslında o çocuğun dünyasında kocaman bir anlam vardır. İşte biz o anlamı görmeye çalışıyoruz.

Bu konu benim hayatıma aslında çok daha önce girdi. Öz yeğenim, abimin oğlu Ömer sayesinde. Daha okula gitmeden önce bazı farklılıklarını fark etmiştik. O günlerde insan çok şey bilmiyor. Ama zamanla öğreniyorsunuz. Sabretmeyi, anlamayı, empati kurmayı öğreniyorsunuz.

Ömer bize şunu öğretti: Her çocuk aynı yoldan yürümek zorunda değildir. Bazıları farklı patikalardan gider. Ama o yol da en az diğerleri kadar değerlidir.

Bugün toplum olarak belki en çok ihtiyacımız olan şey biraz daha anlayış. Sokakta, parkta, otobüste özel gereksinimli bir çocuk gördüğümüzde bakışlarımızı değiştirmemiz gerekiyor. Çünkü onların ihtiyacı acıma değil; anlayış, sabır ve saygıdır.

Velilerimize de ayrı bir parantez açmak isterim. Sizler gerçekten çok güçlü insanlarsınız. Her gün yeniden mücadele eden, yılmayan, çocuklarının elini hiç bırakmayan kahramanlarsınız. İyi ki varsınız.

Sevgili okurlar,

2 Nisan sadece bir farkındalık günü değil. Aynı zamanda bir hatırlatma günü.

Her insanın farklı olduğunu, her çocuğun ayrı bir dünyaya sahip olduğunu ve sevginin bütün farklılıkların üstünde olduğunu hatırlatan bir gün.

Geliniz, bu çocuklara sadece bir gün değil her gün biraz daha anlayış gösterelim. Biraz daha sabırlı olalım. Çünkü bazen bir çocuğun hayatını değiştiren şey büyük projeler değil, küçük bir gülümseme olur.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Sağlıcakla kalın.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.