Hava Durumu

Gördük, unuttuk

Yazının Giriş Tarihi: 04.08.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.08.2026 00:07

Evet sevgili okur, bu hafta kafama takılan bir konudan söz etmek istiyorum. Son zamanlarda sık sık duyduğumuz bir kavram var. Beyin çürümesi. Hatta bu kavram, 2024 yılında Oxford tarafından yılın kelimelerinden biri olarak öne çıkarıldı. İlk duyduğumda biraz abartılı gelmişti. Ben kendi kendime, insanın beyni çürür mü diye düşündüm. Sonra etrafıma baktım. Biraz kendime baktım. Telefonuma baktım. O zaman bu sözün aslında ne anlatmak istediğini daha iyi anladım.

Bana göre beyin çürümesi, beynin çalışmaması değil. Beynin sürekli gereksiz bilgilerle meşgul edilmesi. Gün boyunca yüzlerce video izliyoruz. Onlarca haber görüyoruz. Bir ünlü gözaltına alınmış. Bir başkası kavga etmiş. Bir fenomen yeni bir paylaşım yapmış. Bir futbolcunun saç modeli değişmiş. Ben hepsini görüyorum. O an merak ediyorum. Birkaç dakika sonra başka bir habere geçiyorum. Akşam olunca kendi kendime soruyorum. Sabah gördüğüm haber neydi diye. Cevap yok. Çünkü aklımda kalmamış.

Ben bazen sosyal medyada on beş dakika dolaşayım diye telefonu elime alıyorum. Bir bakıyorum kırk dakika geçmiş. Parmak çalışmış. Göz çalışmış. Beyin ise yorulmuş. Elimde hiçbir şey kalmamış. Bana göre asıl tehlike burada başlıyor. Çok bilgi görüyoruz ama az şey öğreniyoruz.

Eskiden mahallede biri ilginç bir olay anlattığında günlerce konuşulurdu. Şimdi aynı gün içinde yüz tane olay görüyoruz. Hiçbiri içimize işlemiyor. Çünkü yeni gelen haber, eskisini hemen siliyor. Sanki beynimizin silme tuşuna sürekli basılıyor.

Eskiden insanlar uzun sohbetler ederdi. Bir kitap üzerine saatlerce konuşulurdu. Bir gazete yazısı günlerce tartışılırdı. Bugün ise birkaç saniyelik videolar, başlığı okunup geçilen haberler, doğruluğu bile araştırılmayan paylaşımlar gündemimizi belirliyor. Bir olay daha sindirilmeden yenisi geliyor. Toplumun dikkati sürekli başka bir yöne çekiliyor.

Bence beyin çürümesi sadece gereksiz video izlemek değildir. Sürekli kısa içerik tüketmek de bunun bir parçası. Beyin uzun süre düşünmeye alışmıyor. İki dakikalık videoya alışan zihin, on sayfalık bir yazıyı ağır buluyor. Bir kitabın ilk sayfasında sıkılıyor. Bir sohbetin ortasında telefona uzanıyor. Ben bunu kendimde de fark ettiğim gün biraz ürktüm.

Geçen gün biri bana çok konuşulan bir magazin olayını sordu. O kadar çok haber izlemiştim ki hangisini kastettiğini çıkaramadım. Sonra düşündüm. Saatlerimi verdiğim haberlerin hiçbiri bana yeni bir beceri kazandırmamış. Hiçbiri karakterime katkı sunmamış. Hiçbiri cebime ekmek koymamış. O zaman ben neden bu kadar zaman harcadım diye kendi kendime sordum.

Bence beynimiz de soframız gibi. Sürekli abur cubur yersek nasıl bedenimiz yorulursa, sürekli gereksiz bilgiyle beslenirse zihnimiz de yorulur. Bilgi açlığı başka şeydir. Bilgi kirliliği başka şeydir. Her gördüğümüz bilgi bize fayda sağlamaz. Hatta bazı bilgiler sadece zamanımızı çalar.

Ben artık kendime küçük kurallar koymaya çalışıyorum. Sabah uyanınca hemen haberlere dalmıyorum. Gün içinde biraz kitap okuyorum. Uzun bir yazıyı sabırla bitirmeye gayret ediyorum. Bir dostla göz göze sohbet etmeyi, ekrana bakmaktan daha değerli görüyorum.Bana göre zihni dinlendiren şey sadece sessizlik değil, anlamlı uğraşlardır.

Belki de asıl mesele beynimizi bilgiyle doldurmak değildir. Asıl mesele hangi bilgiye kapımızı açacağımızı bilmektir. Her geleni misafir edersek ev nasıl dağılırsa, zihnimiz de öyle dağılır.

Ben şuna inanıyorum. Dikkatini koruyan insan, geleceğini de korur. Zamanını koruyan insan, ömrünü de korur. Beynimizi çürüten şey telefon olmayabilir. üzerinde düşünülmesi gereken tehlike, neyi neden izlediğimizi unutmuş olmamızdır.

Ben bir öğretmen, bir birey, bir vatandaş olarak tavsiyem çok basit. Her gün biraz daha az ekrana, biraz daha çok hayata bakalım. Faydasız bilgilerin peşinden koşmak yerine bize değer katacak kitaplara, sohbetlere, üretmeye ve öğrenmeye zaman ayıralım. Bana göre güçlü bir toplum, dikkatini koruyabilen insanların omuzlarında yükselir.

Sağlıklı düşünen, sorgulayan, üreten ve umutla geleceğe bakan bir toplum olabilmek dileğiyle hepinize huzurlu, mutlu ve bereketli bir hafta diliyorum. Haftaya yeniden buluşmak ümidiyle, hoşça kalın.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.