Sevgili okurlar, hepimizin hayatında değişen insanlar var. Dün başka konuşan, bugün başka düşünen, yıllar önce yaptığı bir davranışı bugün yapmayan insanlar. Hatta belki ben de öyleyim. Çünkü insan aynı yerde duran bir varlık değil. Yaşadıkça öğreniyor, düştükçe kalkıyor, bazen yanılıyor, bazen yanıldığını kabul ediyor. Ben hayat dediğimiz şeyin biraz da değişmek olduğuna inanıyorum.
Ama insanları değerlendirirken bunu çoğu zaman unutuyoruz. Ben de zaman zaman kendime şu soruyu soruyorum.
Bir insanı gerçekten tanımak için onun tek bir davranışına bakmak yeterli mi? Bence değil. Bir insan bir gün hata yapıyor, hemen onun hakkında kesin bir karar veriyoruz. Bir gün öfkeleniyor, sinirli insan oluyor. Bir konuda yanlış konuşuyor, bilgisiz insan oluyor. Bir kararından vazgeçiyor, tutarsız insan oluyor. Sanki insanın bütün hayatı tek bir fotoğraf karesinden ibaretmiş gibi davranıyoruz.
Ben özellikle eğitimci olarak bunu çok düşünüyorum. Bir öğrencinin bir gün derse ilgisiz olması, onun çalışkan olmadığı anlamına gelmez. Bir sınavda başarısız olması, başarılı olamayacağı anlamına gelmez. Bir çocuk hata yaptı diye onu sürekli o hatasıyla hatırlatmak bana doğru gelmiyor. Çünkü ben bir öğrencinin değişmesine, gelişmesine, yeniden başlamasına fırsat verilmesi gerektiğine inanıyorum.
***
Bazen yetişkinlere de aynısını yapıyoruz. Bir insanın yıllar önce söylediği bir sözü bulup bugün önüne koyuyoruz. Oysa aradan yıllar geçmiş. İnsan belki evlenmiş, çocuk sahibi olmuş, farklı insanlar tanımış, acılar yaşamış, kitaplar okumuş, hayatın başka taraflarını görmüş. Dün savunduğu bir düşüncenin yanlış olduğunu anlamış olabilir. Ben insanın yanlışını fark edip değişebilmesini büyük bir olgunluk olarak görüyorum.
Benim için asıl mesele değişmek değil, insanın nereye doğru değiştiğidir.
Kötü bir alışkanlığından vazgeçen insan değişmiştir. Daha sabırlı olmayı öğrenen insan değişmiştir. Hatasını kabul eden insan değişmiştir. Dün kırdığı insanın bugün gönlünü almaya çalışan insan değişmiştir. Daha önce önemsemediği ailesinin kıymetini anlamaya başlayan insan değişmiştir. Ben bu değişimlerin hiç birinde korkulacak bir şey görmüyorum. Tam tersine, bunların insanın kendisiyle mücadele ettiğini gösterdiğini düşünüyorum.
Ben kendi değişimimi olgunluk olarak görürken başkasının değişimine neden aynı anlayışı göstermediğimi de sorguluyorum. Fikir değiştirdiğimde yeni bir şey öğrendiğimi düşünüyorum. Başkası fikir değiştirdiğinde neden hemen tutarsız diyorum? Hata yaptığımda şartları düşünüyorum. Başkasının hatasında neden doğrudan karakterine hükmediyorum?
Bence burada biraz durup kendimize bakmamız gerekiyor.
Ben bana yapılan haksızlıkların kaç tanesini hatırlıyorum?
Başkalarının bana yaptığı iyiliklerin kaçını hatırlıyorum?
Kendi hayatımdaki değişimleri normal karşılayıp başkasının değişimine neden bu kadar sert bakıyorum? Bu soruların cevabını düşündükçe insanlara karşı daha dikkatli davranmam gerektiğini hissediyorum.
***
Ben insanı anlamak için sadece yaptığı işe değil, o işi neden yaptığına da bakmak gerektiğine inanıyorum. Çünkü herkesin görünmeyen bir tarafı var. Herkesin taşıdığı bir yük, yaşadığı bir sıkıntı, kimseye anlatmadığı bir hikâyesi olabilir. Bir insanın bana gösterdiği tek bir davranış, onun bütün hayatını anlatmaya yetmez.
Elbette yapılan yanlışları görmezden gelmek doğru değil. Bir insan hata yaptıysa bunun adı yine hatadır. Kırdıysa kırmıştır. Haksızlık yaptıysa bunun hesabını vermelidir. Fakat ben hatayı eleştirmekle insanı tamamen hatasından ibaret görmek arasında büyük bir fark olduğunu düşünüyorum.
Benim asıl itirazım buna.
Bir insanı bir gününe, bir sözüne, bir öfkesine, bir yanlış kararına mahkûm etmeyelim. Çünkü hepimizin hayatında bugün hatırlanmasını istemediğimiz anlar var. Benim de geçmişimde keşke dediğim sözler, yanlış kararlar, pişmanlıklar bulunuyor. Eğer insanları sadece geçmişleriyle değerlendirseydik, bugün olduğumuz kişi bile olamazdık.
Ben biraz daha adil olmamız gerektiğini düşünüyorum. İnsanlara değişme hakkı vermemiz gerekiyor. Bir insanın dününü bilirken bugününü de görmek, bugününü değerlendirirken yarın neye dönüşebileceğini de düşünmek gerekiyor.
Çünkü insan tamamlanmış bir hikâye değil. Her sabah yeniden yazılan bir hikâye.
Bugün yanlış yapan biri yarın doğrusunu öğrenebilir. Bugün umutsuz olan biri yarın yeniden ayağa kalkabilir. Bugün öfkeli olan biri yarın sakinleşebilir. Bugün kendini bulamamış biri yarın bambaşka bir insan olabilir.
Ben bu yüzden insanlara biraz zaman bırakılması gerektiğine inanıyorum. Hemen etiketlemeyelim. Hemen silmeyelim. Hemen hüküm vermeyelim.
Kendimize gösterdiğimiz merhametin birazını başkasına da gösterelim. Çünkü hepimizin anlaşılmaya, affedilmeye, yeniden başlamaya ihtiyacı var.
Ben insanları sadece ne olduklarıyla değil, neye dönüşmeye çalıştıklarıyla da değerlendirmek gerektiğine inanıyorum. Çünkü bazen bir insanın en güzel tarafı, geçmişte yaptığı hatalar değil, o hatalardan sonra attığı adımdır.
Ben hepimizin birbirinin geçmişine değil, değişme çabasına da bakabildiği daha anlayışlı bir hayat diliyorum. İnsanları bir anına mahkûm etmediğimiz, hatalarından ders çıkaranlara yeniden kapı açtığımız güzel günler olsun.
Sağlıcakla kalın, haftaya görüşürüz.