Hava Durumu

İnsanı yıpratan tutarsızlık

Yazının Giriş Tarihi: 17.03.2026 00:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 17.03.2026 00:06

Değerli okurlar, bu haftaki yazıma hepimizin hayatında en az bir kez karşılaştığı bir insan tipinden söz ederek başlamak istedim. Hani bazı insanlar vardır. Bazen çok iyi gelirler insana, bazen de insanın bütün huzurunu alıp götürürler.

Hayatta bazı insanlar vardır. Yanlarında olduğunda bazen çok iyi hissedersin. Gülersin, sohbet edersin, içinden “demek ki her şey yolunda” dersin. O an gerçekten iyi gelirler. Ama sonra bir şey olur. Bir söz, bir tavır, küçük bir bakış. O güzel his bir anda kaybolur.

İşte insanın dengesini en çok bozan kişiler genelde böyle olur. Üç gün iyidirler, beş gün kötüdürler. İnsan ise o üç güzel güne tutunur. Belki düzelir diye düşünür. Belki o gün kötüydü dersin. Belki ben yanlış anladım diye kendini ikna edersin. Böyle böyle insan fark etmeden beklemeye başlar.

İnsan en çok böyle durumlarda şaşırır. Çünkü ortada sürekli kötü bir insan yoktur. Ama sürekli iyi bir insan da yoktur. Arada bir iyilik, arada bir sertlik vardır. İşte insanın dengesini bozan şey tam da budur.

Ama zaman geçtikçe tuhaf bir şey olur. Değişen kişi çoğu zaman karşındaki olmaz. Değişen sen olursun. Bir bakmışsın eskisi gibi rahat değilsin. Eskiden şaka yaptığın yerde artık temkinlisin. Bir şey söylemeden önce iki kere düşünüyorsun.

Psikolojide buna duygusal tutarsızlık denir. Bir insanın davranışları tahmin edilemez hale geldiğinde, yanında olan kişi kendini güvende hissedemez. İnsan fark etmeden kendini korumaya çalışır. Konuşurken ölçer, tartar. Şaka yaparken bile temkinli olur.

Mesela günlük hayatta çok basit bir örnek yaşanır. Bir arkadaşın vardır. Bir gün seni arar, hal hatır sorar, sohbet eder. İnsan kendini değerli hisseder. Ama birkaç gün sonra aynı kişi mesajına bile cevap vermez. Yanından geçerken kısa bir selam verir. İnsan ister istemez düşünür. Acaba bir şey mi yaptım diye?

Okulda da benzer şeyler olur. Bazı arkadaşlar vardır. Bazen çok samimidir. Yanına gelir, sohbet eder, birlikte gülersiniz. Ama başka bir gün sanki başka biri olur. Soğuk davranır, laf sokar. İnsan kendini sorgulamaya başlar. Acaba ben ne yaptım diye düşünür?

Aslında çoğu zaman mesele sen değilsindir. Ama insan yine de etkilenir. Çünkü insanın ruhu güven ister. Yanında nasıl davranacağını bildiği insanlarla huzur bulur.

İş hayatında da durum farklı değildir. Bir gün çok iyi davranan bir yönetici başka bir gün herkesin içinde sert konuşabilir. Bir gün sırtını sıvazlayan biri başka gün yüzüne bakmayabilir. Böyle ortamlarda insanın iç dengesi bozulur.

Bir süre sonra insan kendine benzememeye başlar. Daha gergin olur. Daha çabuk sinirlenir. Daha fazla düşünür. Eskiden kafasına takmadığı şeyleri artık günlerce düşünür.

En kötüsü de insan yavaş yavaş kendine olan güvenini kaybetmeye başlar. Sanki sorun hep kendindeymiş gibi hisseder. Oysa çoğu zaman sorun şudur. Karşındaki kişi sana güvenli bir alan sunmuyordur.

Bu yüzden hayatımızda bazı şeylere dikkat etmek gerekir. Sürekli bizi geren insanlara karşı mesafemizi korumak gerekir. Her davranışı üzerimize almamak gerekir. Her tavrı kendimizle ilgili sanmamak gerekir.

Bir insanın iyi olduğu üç güne bakıp hayatımızı ona göre kurmamak gerekir. İnsanları değerlendirirken güzel anlara değil genel davranışlarına bakmak gerekir.

Çünkü huzur büyük olaylardan oluşmaz. Küçük ama sürekli iyiliklerden oluşur. Bir evde huzur varsa insanlar kendini kasmadan konuşur. Bir arkadaşlık sağlamsa insan yanında rol yapmak zorunda kalmaz.

İnsan bazen bunu geç fark eder. Ama fark ettiğinde önemli bir şey öğrenmiş olur. Herkesle iyi geçinmek zorunda değiliz. Ama ruhumuzu korumak zorundayız.

Hayat kısa. Üç gün iyi, beş gün kötü hissettiren insanların içinde kaybolacak kadar uzun değil.

Bazen insanın kendine yapacağı en büyük iyilik şudur. Ruhunu yoran insanlara biraz mesafe koymak ve iç huzurunu yeniden hatırlamak. Çünkü insanın en kıymetli şeyi, iç huzurudur. Onu koruyabildiği kadar güçlü kalır. Çünkü insanın gerçek hali sürekli gergin, kırgın ve huzursuz olmak değildir. İnsanın gerçek hali rahat nefes alabildiği yerlerde ortaya çıkar.

O yüzden kendinize şu soruyu sorun. Yanında olduğum insanlar beni büyütüyor mu yoksa içimi mi daraltıyor?

Cevabı bulduğunuz gün hayatınızın dengesi de yavaş yavaş yerine oturmaya başlar. Hayat zaten yeterince karmaşık. Bir de insanların değişen ruh hallerini anlamaya çalışarak kendimizi yormaya gerek yok.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz. Bu tür insanlarla karşılaştığınızda nasıl davranıyorsunuz. Fikirlerinizi benimle paylaşır mısınız?

Kendinize iyi bakın. Ruhunuzu yoran değil size iyi gelen insanlarla çoğalın. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere …

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.