Hava Durumu

Küçük bir çığlık

Yazının Giriş Tarihi: 12.05.2026 00:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 12.05.2026 00:09

Merhaba kıymetli velilerim ve sevgili öğrencilerim.
Bugün Bursa’nın güzel havasından sizlere birkaç satır yazmak istedim. Son zamanlarda en çok duyduğum cümlelerden biri şu oluyor. “Hocam benim çocuk ders çalışmıyor.”

Gerçekten artık birçok evde aynı durum yaşanıyor. Çocuk dersin başına oturmak istemiyor. Telefonla uğraşıyor, oyun oynuyor, sürekli başka şeylerle ilgileniyor. Kitap okumayı sıkıcı buluyor. Soru çözmek istemiyor. Anne baba da doğal olarak üzülüyor. Çünkü herkes çocuğunun başarılı olmasını istiyor.

Ama burada önce şunu kabul etmemiz gerekiyor. Bu çocuklar kötü çocuk değil. Tembel doğmuş çocuklar da değil. Sadece dikkatlerini çeken dünya değişti. Telefon, oyun ve sosyal medya çocukların karşısına sürekli hızlı eğlence çıkarıyor. Ders çalışmak ise sabır istiyor. Emek istiyor. Çocuk da kolay olan tarafa kayıyor.

Bazı anne babalar farkında olmadan sürekli baskı yapıyor. “Çalış artık”, “Sen niye böyle oldun”, “Herkes çalışıyor sen çalışmıyorsun” gibi sözler bir süre sonra çocuğu dersten daha da uzaklaştırıyor. Çünkü çocuk kendini yetersiz hissetmeye başlıyor. Sonra ders masasından kaçıyor.

Aslında çocukların en çok ihtiyacı olan şey biraz anlayış görmek. Sürekli eleştirilmek yerine destek görmek. Çünkü çocuk evde huzur hissederse derse daha kolay yaklaşır.

Bir başka önemli konu da şu. Çocuklar söyleneni değil, gördüğünü yapıyor. Evde herkes telefondayken çocuğa “Git kitap oku” demek çok etkili olmuyor. Anne baba bazen kendi alışkanlıklarını da gözden geçirmeli. Evde kısa da olsa birlikte kitap okuma zamanı oluşturmak gerçekten işe yarıyor.

Ben bir Türkçe öğretmeni olarak şunu net görüyorum. Kitap okumayan çocuk sadece Türkçede değil birçok derste zorlanıyor. Çünkü okumak anlamaktır. Anlayan çocuk soruyu daha rahat çözer. Kendini daha rahat ifade eder. Bu yüzden çocuklara önce kitap sevgisini kazandırmamız gerekiyor.

Ama burada da hata yapmamak lazım. Çocuğun önüne kalın kitap koyup saatlerce okumasını beklemek doğru değil. Önce ilgisini çekecek kısa ve eğlenceli kitaplarla başlamak gerekiyor. Çocuk kitapla kavga etmemeli. Kitabı ceza gibi görmemeli.

Bir anda mükemmel sonuç beklemek de doğru değil. Bazı çocuklar yavaş ilerler. Önemli olan her gün biraz yaklaşmasıdır. Bugün on dakika çalışan çocuk yarın biraz daha fazla çalışabilir. Küçük adımlar zamanla alışkanlığa dönüşür.

Öğretmenlere de büyük görev düşüyor. Çocukları sadece notla değerlendirmemek gerekiyor. Bazen bir güzel söz bile çocuğun derse bakışını değiştirebiliyor. Çünkü bazı çocukların önce özgüvene ihtiyacı oluyor.

Toplum olarak da çocukları sürekli kıyaslamaktan vazgeçmemiz gerekiyor. Her çocuğun yeteneği farklıdır. Kimi yazıda iyidir, kimi sporda, kimi sanatta. Çocuk kendini değerli hissederse daha çok çaba göstermeye başlıyor.

Şunu unutmayalım. Ders çalışmayan çocuk tamamen kaybolmuş çocuk değildir. Doğru yaklaşım, sabır ve güzel iletişim birçok şeyi değiştirebilir.

Bu haftaki yazımın sonuna gelirken tüm velilerime ve öğrencilerime sevgilerimi gönderiyorum. Çocuklarımızı kırmadan, anlamaya çalışarak büyütmek dileğiyle.

Bir sonraki haftaki yazıda görüşmek üzere. Kendinize iyi bakın.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.