Hava Durumu

Sessizliğin en soğuk hali: ‘Görüldü’

Yazının Giriş Tarihi: 28.04.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.04.2026 00:07

Sevgili okurlar, bu haftaki yazımda hepimizin içinde biriken ama pek dile getirmediği bir meseleye değinmek istiyorum. Şimdi teknoloji gelişti deniyor ya, vallahi doğru. Telefonlar akıllandı, internet hızlandı, görüntülü konuşmalar çıktı, dünyanın öbür ucundaki adamla saniyesinde görüşüyorsun. Ama gel gör ki iletişim kolaylaştıkça insanlık zorlaştı. Tuhaf bir çağın içindeyiz.

Eskiden bir eve telefon düşerdi, herkes saygıyla açardı. Telefon çalınca evde heyecan olurdu. Kim arıyor diye merak edilirdi. Şimdi cebimizde telefon var, hem de en gelişmişinden. Arıyorsun, çalıyor çalıyor açan yok. Sonra bakıyorsun adam sosyal medyada aktif. Hikâye atmış, video beğenmiş, yorum yapmış ama sana dönmeye gelince ortada yok. İşte insanın canını sıkan da bu.

Mesaj atıyorsun. Görüldü yapıyor. Sonra sessizlik. Saatler geçiyor, günler geçiyor. Sanki devlet sırrı yazdın da cevap için kurul toplanacak. Kardeşim iki kelime yazmak bu kadar mı zor oldu. Müsait değilim dersin, sonra yazarım dersin, akşam dönerim dersin. İnsan karşısındakini merakta bırakmaz.

Çünkü cevap vermek sadece yazı yazmak değildir, karşındakine değer vermektir.

Tabii herkesin işi gücü var. Her an telefona bakılacak diye bir kaide yok. Kimse yirmi dört saat nöbetçi değil. Bunu anlarız. Ama mesele yoğunluk değil artık. Mesele alışkanlık oldu. İnsanlar cevap vermemeyi normal sanıyor. Bekletmeyi havalı, geç dönmeyi kendini ağırdan satmak sanıyor. Oysa bu tavır olgunluk değil, saygısızlıktır.

Bir insan seni gerçekten önemsiyorsa vakit bulur. Beş saniye sürer. Şu an yoğunum sonra döneceğim yazar. Bu kadar basit. Çünkü isteyen insan yol bulur, istemeyen bahane bulur. Bazen acı ama gerçek budur.

Düşünsene bir arkadaşın seni arıyor. Belki derdi var, belki sana ihtiyacı var, belki sadece sesini duymak istedi. Sen ise görüp geçiyorsun. Sonra günler sonra canın isteyince dönüyorsun. Böyle dostluk olur mu. Böyle samimiyet yürür mü. İnsan ilişkileri keyfe göre aç kapa düğmesi değildir.

Bugün yalnızlığın artmasının bir sebebi de budur. Herkes bağlı görünüyor ama kimse gerçekten bağlı değil. Bin tane takipçi var, konuşacak bir kişi yok. Rehber dolu ama aranacak adam az. Çünkü insanlar iletişimi sayı sandı, kaliteyi unuttu.

Eskiden mahallede bir komşu kapıyı çalsa içeri buyur edilirdi. Şimdi en yakın arkadaşına ulaşmak için üç platform geziyorsun. Mesaj atıyorsun, çevrim içi görüyorsun, yine cevap yok. Sonra sana dönünce de kusura bakma görmemişim diyor. Vallahi insan bazen kendi gözünden şüphe ediyor. Madem görmedin, o görüldü yazısı kendiliğinden mi çıktı.

İşin daha acı tarafı şu. İnsanlar kendilerine yapılınca kızıyor, başkasına yapınca normal görüyor. Sana biri iki gün cevap vermese bozulursun. Ama sen başkasını bir hafta beklersin. Demek ki sorun telefonda değil, bakışta.

Ben şuna inanırım. İnsanın kalitesi konuşmasından önce dönüşünden belli olur. Verdiği sözden, gösterdiği ilgiden, zamanında ettiği bir selamdan belli olur. Kibar olmak para istemez. Nezaket bedava. Cevap vermek de bedava. Ama değeri çok büyük.

O yüzden sevgili dostlar, kimseyi merakta bırakmayın. Arayana dönün, yazana cevap verin. İki kelimeyle gönül alınır. Küçük bir dönüş bazen büyük bir kırgınlığı önler. Çünkü insan bazen mesaj beklemez, değer görmek ister.

Son sözüm şu olsun sevgili okurlar. İnsan olmak bazen büyük işler yapmak değil, küçük incelikleri unutmamaktır. Zamanında verilen bir cevap, içten edilen bir selam, bekletilmeyen bir insan. Hayatın güzelliği biraz da burada saklıdır. Kırmadan, yormadan, değer vererek yaşamak hâlâ elimizde. Bir sonraki yazımda yine hayatın içinden bir konuda buluşmak dileğiyle, kendinize iyi bakın, gönlünüz güzel kalsın.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.