Hava Durumu

Bir kahvaltıdan fazlası

Yazının Giriş Tarihi: 28.09.2026 00:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 28.09.2026 00:06

Bugün sizlere sosyal medyada karşıma çıkan ve üzerinde düşünülmesi gerektiğine inandığım güzel bir uygulamadan bahsetmek istiyorum. Yazılarımı düzenli takip edenler bilir; kısa süre önce okulların açılması ve ailelerin mali durumları nedeniyle birçok çocuğumuzun okula aç gitmek zorunda kalmasından yakınmıştım. Bu konu üzerine Esenler Gençlik Kolları İlçe Başkanı Hasan Taha Cerrahoğlu’ndan örnek bir davranış yansıdı.

Okul önünde öğrencilere kahvaltı dağıtıldığı görüntüler, aslında hepimizin uzun zamandır konuşması gereken önemli bir gerçeği yeniden gündeme getirmiş oldu.

Bu anlamada çocuklarımızın okula aç gitmemesi hepimizin arzusu

Sosyal medyada yer alan görüntülerde, Esenler Gençlik Kolları Başkanı Hasan Taha Cerrahoğlu’nun öğrenciler için kahvaltı dağıtımında bulunduğu ve bunun “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın ikramı” şeklinde ifade edildiği görülüyor. Cerrahoğlu’nun AK Parti Esenler Gençlik Kolları Başkanı olduğu da resmî parti sayfasında yer alıyor.

Burada siyasi tartışmalardan daha önemli olan konu ise çocukların beslenme ihtiyacının karşılanmasıdır. Bu durumu siyasetten ayrıştırıp insani bir olgu hâline getirmiş olmaları, benim nezdimde takdire şayan bir davranıştır.

Çünkü bugün bazı aileler için çocuklarının okul ihtiyaçlarını karşılamak hiç de kolay değil. Servis, kırtasiye, kıyafet, ayakkabı, kitap, ulaşım ve harçlık derken eğitim masrafları ailelerin bütçesini ciddi biçimde zorluyor.

Bunların üzerine bir de her gün beslenme çantası hazırlamak veya çocuğa yeterli harçlık vermek eklendiğinde, bazı aileler için durum daha da ağırlaşıyor.

Bir çocuk ise bütün bu ekonomik sıkıntıların hiçbirini seçmedi.

Bunu dert edinen bir devlet anlayışının bir yerlerden yavaş yavaş geliyor olması ve ülkemizde aç kalan çocuk olmaması adına bunu kendine görev bilen bir yönetimin bulunması elbette gurur verici bir gelişmedir.

Mali kaygılar çocuklarımızın derdi olmamalı.

Çocuk; sabah evinden çıkıp okuluna gitmek, arkadaşlarıyla vakit geçirmek, dersini öğrenmek ve geleceğini kurmak istiyor. Onun zihnini ailesinin ekonomik sıkıntılarıyla doldurmak yerine, eğitimine ve gelişimine odaklanmasını sağlayacak şartları oluşturmak hepimizin sorumluluğudur.

İşte tam da bu nedenle okul önlerinde öğrencilere kahvaltı ulaştırılması, siyasi tartışmaların ötesinde değerlendirilmesi gereken bir sosyal destek örneğidir.

Bir öğrencinin derse aç girmemesi, eğitim hayatına daha sağlıklı ve daha dikkatli başlayabilmesi hepimizin ortak sorumluluğudur.

Ben bu tür uygulamaların yalnızca Esenler’le sınırlı kalmaması gerektiğini düşünüyorum.

Hatta keşke Türkiye’nin bütün şehirlerinde, bütün ilçelerinde ve ihtiyaç bulunan bütün okullarında benzer uygulamalar hayata geçirilebilse.

Bursa’da bir okulda, Ankara’da başka bir okulda, İzmir’de, Erzurum’da, Diyarbakır’da, Trabzon’da ve Türkiye’nin dört bir yanında çocuklarımız sabah okula geldiğinde onları sağlıklı bir kahvaltının karşılaması ne güzel olurdu.

En azından bir öğünü sağlıklı ve hijyenik koşullarda çocuklarımıza ulaştırabilecek ve bunu mümkün kılabilecek bir devlet yapısına sahip olduğumuzu düşünüyorum.

Bunu gerçekleştirmek elbette kolay değildir. Her gün binlerce öğrenciye kahvaltı ulaştırmak ciddi bir organizasyon, bütçe, gıda güvenliği ve denetim gerektirir. Ancak zor olması, ihtiyaç olmadığı anlamına gelmez.

Tam tersine, bu konu artık sosyal politikaların önemli başlıklarından biri olarak ele alınmalıdır.

Üstelik bu çalışmalar yalnızca siyasi partilerin sorumluluğuna bırakılmamalıdır. Belediyeler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, iş dünyası ve gönüllüler ortak bir sistem içerisinde hareket edebilir. Böylece çocukların temel ihtiyaçları karşılanırken, ailelerin üzerindeki ekonomik yük de bir nebze olsun azaltılabilir.

Fakat burada çok önemli bir ayrıntıya dikkat etmek gerekir: Çocuklara yapılan yardım, onları mahcup etmemelidir.

Hiçbir öğrenci “Benim ailemin durumu iyi değil” duygusuna kapılmamalı; hiçbir çocuk arkadaşlarının yanında kendisini eksik hissetmemelidir. Kahvaltı desteği mümkün olduğunca bütün öğrencileri kapsayan, ayrımcılık oluşturmayan ve doğal bir okul hizmeti hâline getirilmelidir.

Çünkü mesele yardım etmekten çok daha büyüktür.

Mesele, çocuklarımızın eşit şartlarda eğitim alabilmesidir.

Bir çocuğun sabah kahvaltı yapmadan okula gitmesi yalnızca onun aç kalması anlamına gelmez. Aynı zamanda ders sırasında dikkatini toplamakta zorlanması, kendisini yorgun hissetmesi ve eğitimden yeterince yararlanamaması anlamına da gelebilir.

Bu nedenle Esenler’de gündeme gelen kahvaltı uygulamasını bir başlangıç olarak görmek gerekir. Eğer bir ilçede öğrenciler için böyle bir çalışma yapılabiliyorsa, bunun daha geniş ve sürdürülebilir bir modele dönüştürülmesi neden mümkün olmasın?

Bugün bir okulun önünde dağıtılan kahvaltı, yarın ülke genelinde uygulanabilecek kapsamlı bir sosyal destek projesinin başlangıcı olabilir.

Çocuklarımız siyasi tartışmaların değil, geleceğin merkezinde olmalıdır.

Onlara bırakacağımız en değerli miras yalnızca binalar, yollar veya teknolojik yatırımlar değildir. Sağlıklı, eğitimli, kendine güvenen ve fırsat eşitliğine sahip bir nesil yetiştirebilmek de en büyük yatırımlardan biridir.

Bu nedenle dileğim açık: Çocuklarımız okula aç gitmesin.

Bu güzel düşünce yalnızca bir gün, bir okul veya bir ilçe ile sınırlı kalmasın. Türkiye’nin bütün şehirlerine, bütün ilçelerine ve ihtiyaç bulunan bütün okullarına yayılsın.

Çünkü çocukların karnını doyurmak siyaset üstü bir meseledir.

Ve hiçbir çocuk, eğitim alabilmek için açlığıyla mücadele etmek zorunda kalmamalıdır.

Yeni yazımda görüşmek üzere…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.