Hava Durumu

Nilüfer Belediyesi’nden eğitime ulaşım desteği

Yazının Giriş Tarihi: 02.10.2026 00:06
Yazının Güncellenme Tarihi: 02.10.2026 00:06

Bugün Bursa’da yaşayan her vatandaşın cebini doğrudan ilgilendiren bir konudan bahsetmek istiyorum.

Ulaşım zammı…

Bu zam ne kadar adil diye sormadan edemedim. Açıkçası sorsak da muhatabımız kim onu da bilemiyorum.Hadi bir muhatap bulduk sorduk diyelim, cevabı siz de ben de biliyoruz .

Çok bilinen klişe cevap…

Akaryakıta zam geldi… Ben burada her neye zam gelirse gelsin devletten ya da belediyelerden en azından öğrenciler için bu zammı yansıtmamalarını beklerdim.

Sadece beklemekle mi kaldık peki?

1 Ekim itibarıyla Bursa’da toplu ulaşım ücretleri yeni tarifeyle uygulanmaya başladı. Alınan kararla BursaRay’da tam bilet 40 liradan 50 liraya, öğrenci bileti 10 liradan 12,50 liraya yükseldi. 100 binişlik tam abonman 3 bin 300 liradan 4 bin 125 liraya, öğrenci abonmanı ise 910 liradan 1.137,50 liraya çıktı.

Şimdi soruyorum: Bu zam gerçekten ne zaman yapılmalıydı?

Tam da okullar açılmış, ailelerin çocuklarının eğitim masraflarını karşılamaya çalıştığı, kırtasiye, kıyafet, servis, kantin ve diğer giderlerin üst üste bindiği bir dönemde ulaşım ücretlerini artırmanın vatandaş üzerindeki yükünü kim hesaplıyor?

Çocuğunu okutan işçiyi düşünelim. Sabahın erken saatinde evinden çıkıyor, işe gidiyor. Akşam olduğunda tekrar toplu taşımaya binip evine dönüyor. Eğer iki, üç hatta daha fazla çocuğu varsa onların ulaşım masrafları da ailenin bütçesine ekleniyor. Üstelik bu insanların aldığı maaşın önemli bir bölümü daha ay sonunu göremeden temel ihtiyaçlara gidiyor.

Bir işçinin maaşına yapılan artış daha cebine girmeden yeni zamlarla geri alınıyorsa burada ciddi bir adalet sorunu vardır.

Bugün bir aile için ulaşım artık yalnızca “bir yerden bir yere gitme” meselesi değildir. İşe ulaşmak, çocuğu okula göndermek, hastaneye gitmek, sınava yetişmek, alışveriş yapmak ve günlük hayatı sürdürebilmek için toplu taşıma zorunluluktur. Dolayısıyla ulaşıma yapılan her zam, aslında vatandaşın yaşam maliyetine yapılan doğrudan bir zamdır.

Elbette ulaşım sisteminin elektrik, akaryakıt, bakım, personel ve işletme maliyetleri vardır. Nitekim zam kararına ilişkin açıklamalarda artan maliyetler ve ulaşım sektörünün ekonomik yükü gerekçe gösterildi.

Fakat vatandaşın da maliyeti var!

Devletin, belediyenin ve ulaşım işletmelerinin hesabı olduğu gibi vatandaşın da ay sonunda yaptığı bir hesap var. O hesapta kira var, elektrik var, doğalgaz var, mutfak masrafı var, okul masrafı var, çocukların ihtiyaçları var. Şimdi bunların üzerine bir de sürekli artan ulaşım gideri ekleniyor.

Dahası, zam kararının okul döneminin hemen ardından uygulanması aileler açısından ayrıca düşündürücü.

Öğrenciden 10 liradan 12,50 liraya çıkış ilk bakışta küçük bir artış gibi görülebilir. Ancak her gün gidiş-dönüş yapan bir öğrenciyi, ay boyunca toplu taşıma kullanan binlerce öğrenciyi ve birden fazla çocuğu bulunan aileleri düşündüğümüzde küçük görünen rakamların nasıl büyüdüğünü görmek zor değil.

Bursa’da ulaşım elbette sürdürülebilir olmalı. Ancak sürdürülebilirlik yalnızca işletmenin ayakta kalmasıyla ölçülmemeli; vatandaşın da bu sisteme ekonomik olarak dayanabilmesi gerekiyor.

Çünkü ulaşım bir lüks değildir.

Ve özellikle çocuğunu okutmak için alın teri döken asgari ücretli işçinin maaşı daha cebine girmeden yeni zamlarla eriyorsa, burada yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal adalet açısından da ciddi biçimde düşünülmesi gereken bir tablo vardır.

İşte burada Nilüfer Belediyesi gençlerin ulaşımına ve eğitimine destek sağlamak için devreye girdi. Bu noktada hakkını teslim etmemiz gereken bir uygulamadan da söz etmek gerekiyor.

Nilüfer Belediyesi, ilçede ikamet eden üniversite öğrencilerine ulaşım desteği sağlayarak öğrencilerin önemli bir giderini hafifletiyor. Belediye, 2026-2027 eğitim döneminde devlet üniversitelerinde örgün lisans ve ön lisans eğitimi gören öğrenciler için ücretsiz abonman desteği uygulamasını duyurdu.

İşte sosyal belediyecilik dediğimiz anlayış tam da burada önem kazanıyor. Ulaşım zamlarının aile bütçelerini zorladığı bir dönemde öğrencinin ulaşım yükünü azaltmak, eğitim hayatının sürdürülebilirliğine doğrudan katkı sağlıyor.

Elbette bu tür desteklerin yalnızca belirli ilçelerle sınırlı kalmaması, ulaşım maliyetinden etkilenen daha geniş öğrenci ve dar gelirli kesimlere ulaşacak şekilde düşünülmesi vatandaş açısından önemli bir beklentidir.

Bursa’nın yöneticilerinden beklentimiz açık: Ulaşım maliyetleri hesaplanırken yalnızca işletmenin giderleri değil, vatandaşın gelir-gider dengesi de hesaba katılsın. Öğrenciler, emekliler ve çocuk okutan dar gelirli çalışanlar için daha güçlü destek modelleri geliştirilsin.

Çünkü adalet, herkesten aynı parayı almak değildir.

Adalet, kimin ne kadar yük taşıyabileceğini de hesaba katmaktır.

Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle…

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.