Hava Durumu

Cumhuriyetin çınarlarından Dr. Erdal Atabek’i yitirdik (2)

Yazının Giriş Tarihi: 08.06.2024 09:34
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.06.2024 09:34

(Bölüm:2)

Belki de yaşım icabı, iletişim özürlü  bir nesil mensubu olduğum için, teknolojik kolaylıklardan faydalanmak yerine gazetenin kağıt kokusuna alıştığım için sevdiğim yazarları hala gazeteden okumayı tercih ediyorum.

Fikrine saygı duyduğum, önem verdiğim köşe yazarlarının  beğendiğim yazılarını keserek saklama alışkanlığım devam ediyor. Bu yazarlardan biri de dün toprağa verdiğimiz Erdal ağabeydi. Son 16 yıllık köşe yazılarından, bugün dahi güncelliğini kaybetmemiş görüşlerini yer azlığından özetleyerek  sizleri Erdal ağabeyle baş başa bırakmak istiyorum(bu yazıların tamamına göz atmak isteyen  dostlar, Cumhuriyet Gazetesi arşivinden köşe yazılarının tamamına  ulaşabilirler)

1-Köşe yazısı; ERDAL ATABEK”İNSAN YETİŞTİRME KÜLTÜRÜMÜZ”, Cumhuriyet Gazetesi, 27 Mart 2007… ”Çocuk yetiştirme kültürümüzde, okul öncesi(0-6 yaş), ilk ve orta öğretim çağı(7-15 yaş)Lise öğretimi(15-18 yaş)ve üniversite öğretimi dönemlerine baktığımızda “İnsan yetiştirme kültürümüzdeki” tüm zaafları görebilirsiniz:

-YETİŞTİRİRKEN SORUMLULUK VERMEME: Sorunlarla karşılaştığında tüm  sorunlarını çözmeye çalışmak, aşırı koruyarak  yaşama yeterince hazırlayamama (pedagojik eğitimde, bu annelere ‘paraşüt anne’ adı veriliyor), sonra da her şeyden yakınma, bu şekilde yetiştirilen çocuklar büyüyüp toplumu oluşturduğunda her şeyi eleştirme, ama çözüm üretmek için parmağını bile kıpırdatmama, bütün kurtuluşu başkalarından bekleme,devamlı ağlama, ağlaşma.  Ama ucundan tutmaya, taşın altına elini sokmaya gelince yan çizme, hep kendilerinden başkalarını suçlama.

2-Köşe Yazısı;ERDAL ATABEK;”ÇARPITILMIŞ YENİ POLİTİKA SÖZLÜĞÜ” Cumhuriyet Gazetesi:11 Haziran 2007,;”Politikanın yeni çarpıtılmış sözlüğünde ;”Otoriter siyasal İslam”, ”Demokrasinin simgesi”olarak sunuluyor, Ulusalcı Laikler ise, ”Otokrasiden yana  güçler” olarak  tanıtılıyor. Oysa bütün dinci politikalar, yapıları gereği” OTOKRATİK”tir. DEMOKRASİNİN TEMELİ “ ise; “LAİKLİK”TİR. Amerika’lı  siyasetçilerin ağzındaki” ILIMLI İSLAM,” sözcüğünün gerçek anlamı ise, ”Amerika’nın güdümündeki diğer ülkelerde, din temelli  bir iktidarla ,ülkenin bağımsızlığını, ulusalcı tutumunu ortadan kaldırarak, o ülkeyi kendi çıkarları uğruna kullanmaktır”. Ortadoğu gibi karışık bir tarih ve coğrafya ortamında “ABD ve AB, çıkarlarını gözeten planlarını, ancak böyle ayarlarla, ayak oyunları ile sürdürmektedirler.” İSTİKRARI KORUMA KAVRAMI DA,ABD İÇİN” KENDİ ÇIKARLARINI GÖZETEN BİR DURUMUN BOZULMADAN SÜRMESİ” anlamına gelir. Türkiye’de mevcut iktidarın dilinde ise ”istikrarı korumak” kelimeleri” ;Bu durumu örtmek, dışa teslimiyet ve iktidarlarını ölene kadar sürdürerek adım adım asıl gündemlerini  gerçekleştirmek” anlamına gelmektedir. Günümüzde  ,iktidarın hergün attığı adımlara,bu pencereden bakmak gerekir.

3-Erdal Atabek: ”HAYVANLAR BİZE NE ÖĞRETİR?” köşe yazısı, Cumhuriyet Gazetesi:20 Haziran 2016… -“Hayvanlar bize çok şey öğretir, ama doğruları görmek ve öğrenmek isteyenlere.

ÖRNEKLER; -İnekler, hırsızlık yapmaz, süt vermek için rüşvet almazlar. İnsanlar ise, ama küçük ama büyük  hırsızlık yapar.(çantalarla, kutularla, kasalarla, kürekle, hamudu ile

-Siz kaçak villa veya otel yapmak için  ormanı yok eden, ağaçları yakan hayvan gördünüz mü?-Görmediniz, ama bunu yapan çok insan gördünüz, duydunuz, yaşadınız. Hayvan ,orman dostudur,

insan ,orman düşmanıdır. Hele açgözlü olanlarını hiç bir toprak doyurmaz.-Keçiler hayvandır, yeni filizleri, karınlarını doyurmak için yerler, ama keçilerin erkekleri olan tekeler, küçük oğlaklara tecavüz etmeyi  akıllarından bile geçirmez.

-Ama bu işe ”badeleme” deyip tarikat yurtlarında, merdiven altı  kaçak kurslarda  yapan  pek çok  insan aramızda bulunmaktadır.-Sülük ,kan içen bir  hayvandır, yapıştığı canlının kanını emer ama doyunca bırakır arkadaş.-İnsanların sülükleri ne doyar, ne bırakır, insan şeklindeki sülüklerin yakınları, akrabaları, yandaşları emer de emer. -Siz, bir şey taşırken arkadaş olup, iş bitince sırtını dönen vefasız karınca gördünüz mü? Görmediniz, çünkü yoktur. -Ama insanlarda vefasızlığın, yarı yolda bırakmanın sayısız örnekleri vardır. -Hayvanlar, hayatta kalma uğraşı verir, içgüdüleri ile yaşarlar, beslenmek isterler, çoğalmak isterler. Bu özellikler ,doğalarında vardır. Ama birbirlerine kazık atmazlar, birbirlerine tuzak kurmazlar, başka bir takımı tutuyor diye birbirlerini öldürmezler. Birbirlerine pusu kurmazlar, dost bildikleri sarılınca sırtlarından bıçaklanacaklarını düşünmezler…

KUSURA BAKMAYIN, BU ÖRNEKLERİNİ VERDİĞİM İNSANLAR GİBİ OLACAĞIMA,HAYVAN OLMAYI TERCİH EDERİM..

4-Köşe Yazısı: Erdal Atabek: DÜŞÜNCEYİ ENGELLEMEK”: Cumhuriyet Gazetesi, 20 Eylül 2021…..

-Eğer bir rejim, insanları, kul, köle yapmak istiyorsa, elbette “Özgür düşünce ”tehlikelidir, çünkü  özgür düşünce sorar, aklına gelen her şeyi sorar, tartışır.

Sonucu kabul edip etmemekte özgür olacaktır. Seçme ve seçilme hakkını  özgürce kullanır. OYSA DOGMA; soru sormaya kapalıdır, ancak izin verilen sorular sorulabilir. Tartışma yapılamaz, tartışma fitne çıkarmak demektir. Seçim yapılmış, hüküm verilmiştir, kulun görevi ,ona uymaktır. Daha iyisi yoktur, en iyisi budur, inanmayan kafirdir.

”Özgür düşünce” ve “Dogma” binlerce yıl savaşmış, bu savaşlarda insanlar ölmüş, ülkeler birbirine girmiş, yıkımlar yaşanmıştır…

 NEDEN ÇOCUKLARIN ZİHİNLERİ HEDEFTE?- Çünkü çocuklar, düşünmeyi öğrenmesin istiyorlar, -Çünkü, çocukların zihninde, kendi dogmaları yerleşsin istiyorlar.-Böylece, ileride, düşünmeden itaat edecek kullar yetiştirmek istiyorlar.

BURADAN BİR ÇAĞRI YAPIYORUM:- Bu güzel ülkenin tüm erken çocukluk çağı eğitimcileri, akademisyenler-Tüm çocuk gelişim uzmanları, pedagoglar, -Bu ülkenin tüm ”çocuk ve ergen  psikiyatrisi doktorları, -Bu ülkenin öğretmenleri -Bu ülkenin anne-babaları, -Bu ülkenin yazar, çizer ve şairleri- Bu ülkenin  bilim insanları ve aydınları, ”ÇOCUK ZİHİNLERİNE YAPILAN BU SALDIRIYA KARŞI ÇIKIN,ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNE,,ÖZGÜR AKILLARINA”SAHİP ÇIKIN….SAHİP ÇIKIN Kİ, GELECEĞİMİZ KARARMASIN….

5-Erdal Atabek, Köşe Yazısı: ”YENİ DESPOTİZM”: Cumhuriyet Gazetesi,19 Haziran 2023.John  Keane,  Sidney Üniversitesi’nde ders veren bir siyaset bilimci. 2020 yılında yayınlanan ve Türkçeye de çevrilen  kitabında, Dünya’daki ”YENİ DESPOTİZM’in” ortak noktalarını şöyle açıklıyor:

-Kitleleri, ayartma, şaşırtma ve ikna yoluyla  kendi iktidarlarını devam ettiriyorlar.

-Hukuk, iktidara bağımlı hale getiriliyor

-Medyanın özerkliği, ortadan kaldırılıyor.

-İfade özgürlüğü engelleniyor.

-Eğitim kontrol altına alınıyor.

Yeni despotizm, toplumda 3 kesim yaratıyor:

1-YEŞİL KESİM: İktidara yakın, iktidarın nimetlerinden beslenen, onu destekleyen, ihale alan, Yetki kazanan, Zengin olan kesim..

Bu grupta halkın yoksul kesimi de var. Aile yardımları, engelli ödenekleri ile bir ölçüde yaşamını sürdürüyor, çektiği sıkıntıları da iktidara değil, kadere bağlıyor.

-Bu kesime, ”DIŞ DÜŞMANLAR”,”EKONOMİK SALDIRI,”VATAN HAİNLERİ” gibi başlıklarla yoğun propaganda yapılıyor.

2-“SARI KESİM”: Bu grup ,politika ile ilgili değil. Gündelik işine bakan ,ilgi alanı ailesi, yaşadığı yöre, yakın çevresi oluyor. Kitap okumayan, günlük gazete almayan, kulaktan dolma bilgilerle  yetinen bu kesim ,bir anlamda toplumun eski adıyla “orta sınıfı”. Oy verirken de yaşamda kendini etkiyen unsurlara göre , iktidarı da , muhalefeti de destekleyebilir. Aslında ağırlıklı olarak, seçim sonucunu belirleyen  kesimdir.

3-KIRMIZI KESİM: Bu kesim ,toplumda olanı, biteni bilen, anlayan, izleyen kesimdir. Despotizme karşı olan bu kesim, çoğulcu demokrasiden, parlamenter rejimden yanadır, tek adam rejimine de, despotizme de karşı olduğundan  her seçimde karşı oy kullanır. Bu kesimde; ”eylemli” ve ”Eylemsiz” 2grup vardır: Eylemsizler”; kendi aralarında  konuşup yakınmakla yetinirler, her olayı yorumlarlar, karşı çıkarlar ama örgütlü bir eylemleri yoktur. ”Eylemliler” ise; çalışırlar, yazarlar, toplumu, despotizme, tek adam rejimlerine karşı uyarmaya çalışırlar ,sivil toplum kuruluşlarında görev alırlar. Örgütlü hareketlere katılırlar…

DESPOTİK İKTİDARLAR; asıl güçlerinin toplumdaki ”SARI” ve ”YEŞİL “ kesimler olduğunu iyi bilirler. Yeşil kesimin bağımlılığını arttırmak için dikkatle çalışırlar, kaderci  görüşü ve inanç faktörünü ,hiç sınır tanımadan kullanırlar. Muhalefet partilerine düşmanca davranmaktan çekinmezler. Kendileri için tehdit oluşturan herkesi ve her şeyi, acımadan düşman yerine koyarak hareket ederler. Aç bırakırlar, işsiz bırakırlar, hapsederler,  itibarsızlaştırmaya çalışırlar.

HİÇ BİR AHLAK KAYGISI  OLMADAN YALAN SÖYLERLER, BAŞKALARININ MALINA EL KOYARLAR.

Bugün bunları uygularken ”AYARTMA, ŞAŞIRTMA, İKNA ETME” yöntemlerini kullanırlar.

İŞTE BÜTÜN BUNLARI BİLEREK MÜCADELE ETMEK ZORUNDASINIZ-MÜCADELEYİ ONLARA BENZEYEREK DEĞİL,HİÇ BENZEMEYEREK YAPMALISINIZ.

-ONLARIN YOLLARINDAN YÜRÜMEYECEKSİNİZ, KENDİ YOLUNUZU AÇARAK YÜRÜYECEKSİNİZ.

-ONLARLA UZLAŞMAYA ÇALIŞARAK DEĞİL,SİZİN GİBİ İNSANLARLA YOLA ÇIKACAKSINIZ

-TOPLUMA KIZMAYACAKSINIZ,ONLARA ÖNDERLİK EDECEKSİNİZ.

-TOPLUMA DOĞRU YOLU GÖSTEREREK , DESPOT YANLARINI ÖN PLANA ÇIKARIP GERÇEK YÜZLERİNİ GÖSTEREREK İKTİDARLARINA SON VERECEKSİNİZ…

YOLUNUZ AÇIK OLSUN…

Dr. Erdal Atabek’in son yazıları:1-“Başarının psikolojisi ”Cumhuriyet Gazetesi, 15 Nisan 2024,2- “İstakozun intikamı” Cumhuriyet Gazetesi, 22 Nisan 2024,3- “Çalınan gelecek”. Cumhuriyet Gazetesi,29 Nisan 2024….

Yükleniyor..
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.