Atletizmin 9 dalında (80 m. Engelli (1), Uzun atlama (1), 100 m(4),200 m.(4), gülle atma (2)disk atma(4), 4x100 m. Bayrak (3), triatlon (1), Pentatlon (1). 21 Türkiye rekoru kıran, 1954 Bern Avrupa Pist Şampiyonası’nda, 1960 Roma Olimpiyatları’nda, 1954’te ilk olarak Belgrad’da düzenlenmeye başlayan Balkan Bayanlar Atletizm Şampiyonaları’nda (1955 İstanbul, 1956 Sofya, 1957 Bükreş, 1958 Sofya, 1959 Bükreş, 1960 Atina, 1961 Belgrad) uluslararası ve ikili yarışmalarda 80 defa milli formayı giymiş, atletizmle birlikte voleybolda da milli forma giyme başarısı göstermiş, 1946-1968 yılları arasında 22 yıl boyunca pistlerde atlet, voleybol salonlarında oyuncu olarak sporla iç içe yaşadıktan sonra, 1988-1991 yılları arasında da veteran sporcu olarak katıldığı Dünya Avrupa Şampiyonaları’nda, Türkiye birinciliklerinde, pistlerde fırtına gibi esen bir sporcuyu size tanıtmaya çalışacağım. Ben bu büyük ve örnek sporcunun yaşamını özetlemeye çalışırken, siz de Aycan Önel’in bu dolu dolu yaşanmış ve yaşanmaya devam eden hayat hikayesi ve başarılarını keyifle ve hayranlıkla okuyacaksınız.
Doktor Mustafa Bey ve öğretmen Hadiye Hanımın 3. çocuğu olarak 17 Nisan 1933’te Çorum’da dünyaya gelen Aycan Onur (Önel), 10 yaşında, aile Gaziantep’te yaşamına devam ederken babasını kaybeder. Anne Hadiye Hanım, çocuklarını alarak Ankara’ya ablasının yanına taşınır ve aile Samanpazarı’nda yaşamına devam ettirmeye başlar. Atatürk İlkokulu’nda eğitimine devam eden küçük Aycan, Cebeci’deki 4. ortaokulda sporla tanışır. Beden eğitimi öğretmeni Pakize Hanımın desteği ile atletizmi sever. 1946 yılında 600 m.lik Dumlupınar Koşusu’nda ilk birinciliğini kazanır. Ankara Kız Lisesi’nde de yine Beden Eğitimi Öğretmeni Mübeccel Hanımın desteği ile atletizme okul arkadaşları Teoman Üner ve Necla ile birlikte ‘’3’lü sac ayağı” diye anılan bu 3 ayrılmaz arkadaş, buldukları her yerde koşmaya,atlamaya, sıçramaya ve atmaya devam ederler. Aycan, 1948 yılında 15 yaşında, 80 m.engellide 15.0 saniye ile ilk Türkiye rekorunu kırar. 1949 yılında ünlü spor adamı Orhan Şeref Apak'ın başkanlığını yaptığı Gençlerbirliği Kulübüne girer, daha sonra Ankara Amatör Atletizm Kulübü forması ile de bir süre yarışır. 48 Londra Olimpiyatları seçmelerinde Teoman Üner birinci, Aycan Onur 2. olur. Ancak zamanın idarecileri olimpiyatlara sadece Teoman Üner’in gitmesini uygun görür. Bu haksız yaklaşım Aycan’ı üzse de yaşından beklenmeyen bir olgunlukla atletizme daha çok asılır. Besim Aybars hoca ile çalışmalarına devam eder. O yıllarda GS forması giyen ünlü atlet Cahit Önel, yedek subaylığını yapmak için Ankara’ya geldiğinde sahada Aycan’la tanışırlar.

Antrenörlüğünü üstlenen Cahit Ağabey’le Aycan abla 8 Şubat 1954’te evlenir ve hayat arkadaşı olurlar. Bir sene Karayolları Genel Müdürlüğü’nde çalışan Aycan Önel, 1958 yılında Demirspor Kulübü’ne transfer olup işini de Demiryolları eşya nakliyat birimine nakleder. Lise yıllarında atletizmle birlikte hentbol ve voleybol da oynayan Aycan, Demirspor voleybol takımına da seçilir. Bu arada da peş peşe Türkiye rekorlarını değişik dallarda kırmaya başlar. 1959 yılında genç erkek atletizm takımımız ve 3 bayan atletimiz, Aycan Önel, Gül Çiray Akbaş ve Sevim Barulay, İran Şahı Rıza Şah Pehlevi’nin doğum günü şenliklerine katılmak üzere İran’a davet edilir. Burada Tahran ve İsfahan’da yarışmalara katılan erkek takımımıza kupasını Prenses Süreyya, kız takımımıza da İran Şahı Rıza Pehlevi verir.

Atletizm ve voleybolu birlikte başarı ile yürüten Aycan Önel, 1960 Roma Olimpiyatları’nda Gül Çiray Akbaş ve Canel Konvur’la birlikte Türkiye’yi temsil eder. (Aycan Önel, 100 m.de 13.4’lük derecesi ile 7. seride 5. oldu. Uzun atlamada 4.97 m.lik derecesi ile seçmelerde elendi. Gül Çiray Akbaş, 800 m.de 2.11.4’lük derecesi ile 4. seride 6.cı oldu. Canel Konvur yüksek atlamada 1.50 m.yi atlayıp 1.55 m.de 3 hakkında başarılı olamayıp elendi) Aycan Önel, Roma'dan döndükten sonra Gençlerbirliği kulübüne geçip voleybol forması giyer. O tarihlerde İstanbul'dan Alev, AylinŞeniz ve Meliha'yı da renklerine katan Gençlerbirliği, Aycan'lı bu kadro ile voleybolda Türkiye şampiyonu olup, İtalya'nın Parma kentinde yapılan Avrupa Şampiyon Kulüpler Turnuvasında Türkiye'yi temsil eder. 20.6.1962’de Önel ailesinin kız çocukları Siren dünyaya gelir.
Yaşamında ağırlığını Kızı Siren ‘büyütmeye kaydıran Aycan Önel 1969 yılına kadar atletizme devam eder, 1946-1968 yılları arasında, 22 yıl devam ettirdiği aktif sporculuk yaşamına 1969 yılında nokta koyar. 17Eylül 1970 yılında sevgili eşi büyük atlet Cahit Önel ağabeyi zamansız genç yaşında kaybedince kendini kızı Siren’i büyütmeye adar. Siren biraz büyüdükten sonra içindeki atletizm sevgisini devam ettirmek için veteran sporcu olarak pistlere geri dönen Aycan Abla 1988 yılında 55-59 yaş grubunda Oregon-Eugene kentinde (ABD) yapılan Dünya Veteranlar Pist Şampiyonası’nda yüksek atlamada 1.12 m.ile 3. cirit atmada 21.74 m.ile 6. gülle atmada 8.73 m. ile 8., Disk atmada: 24.10 m. ile 9., uzun atlamada 3.21 m. ile 11..ci,1990’da Budapeşte’de yapılan Avrupa Veteranlar Atletizm Şampiyonası’nda, yüksek atlamada: 1.10 m.ile 3., Disk atmada: 21.84 m.ile 14., 1991’de yine Budapeşte’de yapılan Dünya Veteranlar Salon Şampiyonası’nda 55-59 yaş grubunda, 60 m.ve yüksek atlamada dünya ikincisi, uzun atlamada dünya üçüncüsü olarak kürsüye çıkar ve göndere bayrağımızı çektirir.

Aycan Abla 2002 yılında TMOK tarafından ‘’Türk sporuna Hizmet” ödülüne layık görüldü ve ödülünü 19 Aralık 2002’de Olimpiyat Evi’nde yapılan törenle Başkan Yd.cısı, Fair-Play Komitesi Başkanı Erdoğan Arıpınar’ın elinden aldı. Aycan Abla halen kızı Siren’le birlikte Ankara’da hayatını devam ettiriyor. Sporculuk yaşamında sürat, çabukluk ve gücü çok iyi harmanlayıp üzerine de tecrübeyi ekleyen bayan atletizm takımımızın daima başkanı olarak hatırlanacak, atletizm camiasında, kişiliği ve sıcakkanlılığı ile her yaş grubunda sevgi ve saygı uyandıran, Türkiye’nin en komple atleti olarak gönüllerde yer etmiş olan bu büyük atlete sağlıklı, nice güzel yıllar diliyorum…
SEN ÇOK YAŞA AYCAN ABLA……