Bursa, bu toprakların üretim fabrikasıdır. Yıllarca dokuduk, dövdük, kaynak yaptık; otomotivin de tekstilin de makinenin de kalbini bu şehirde attırdık. Biz fason üretimin de seri imalatın da kitabını yazdık. Ancak dünya değişiyor, oyunun kuralları yeniden yazılıyor ve önümüze yepyeni, devasa bir fırsat penceresi açılıyor: Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi (YTAK).
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Merkez Bankası el ele verdi ve masaya ciddi bir kaynak koydu. Şartlar net: Yatırım tutarın en az 1 Milyar TL olacak, bilançondaki özkaynak veya sermayen 50 Milyon TL’yi bulacak.
Bu rakamları duyan birçok Bursa sanayicisinin, "Yahu biz geleneksel imalatçıyız, milyarlık batarya fabrikası ya da çip tesisi mi kuracağız bu saatten sonra?" diyerek arkasını döndüğünü duyar gibiyim.
İşte tam bu noktada büyük bir yanılgıya düşüyoruz. Ankara’nın bizden istediği, Bursa’yı yıkıp yerine Silikon Vadisi kurmamız değil. Ankara’nın bizden istediği çok daha basit ve bizim genetiğimize çok daha uygun bir şey: Bildiğimiz işi akıllandırmak.
***
Gelenekseli Teknolojik Güce Dönüştürmek
Bursa’da adım başı CNC tezgahı, dokuma fabrikası, metal işleme atölyesi var. Ustalarımız dünyayı dize getirecek cinsten. Peki, biz bu geleneksel kaslarımızı koruyarak YTAK’ın o büyük havuzundan nasıl pay alacağız?
Çok basit. Standart otomotiv parçası veya sıradan moda kumaşı üretmek yerine, geleceğin sanayisine vites büyüteceğiz.
Tekstilci misiniz? Klasik dokuma tezgahlarınızı, elektrikli araçların içindeki o yanmaz, ses yalıtımı yapan teknik akustik kumaşları ya da savunma sanayisinin aradığı karbon fiber kompozit yapıları üretecek şekilde modifiye edin. Altyapı aynı iplik, aynı dokuma; ama vizyon yüksek teknoloji. Metal ve Talaşlı İmalatçı mısınız? Yıllardır yaptığınız tornalamayı, mikron düzeyinde hassasiyete sahip 5 eksenli robotik hatlara taşıyın. Türkiye'nin milyarlarca dolar ödeyerek dışarıdan ithal ettiği o akıllı hidrolik pompaları, servo silindirleri, şanzıman dişli kutularını Bursa'nın insan kaynağıyla biz üretelim.
İşte o zaman Bakanlığın Teknik Komitesi’nin karşısına geçtiğimizde, "Biz ithalatı kesiyoruz, cari açığı kapatıyoruz ve Bursa'nın yan sanayi ekosistemini yukarı taşıyoruz" diyebiliriz. Bakanlığın en yüksek puanı (35 puan) tam olarak buradan, yani ithal ikamesinden geliyor.
***
Yeşil Dönüşüm Artık Bir Tercih Değil, Zorunluluk
Puanlamadaki bir diğer kritik viraj ise yeşil üretim. Fabrikalarımızın çatısına kuracağımız Güneş Enerjisi Santralleri (GES) ya da üretimden çıkan metal ve tekstil atıklarını geri dönüştüren döngüsel sistemler, artık sadece "çevre dostu" birer hobi değil. Kredinin onaylanması için Teknik Komite’nin doğrudan baktığı birer karne notu.
Bursa sanayicisi pratik zekalıdır. Risk almayı da kriz yönetmeyi de iyi bilir. Önümüzdeki bu 1 Milyar TL barajlı YTAK programı, ölçek büyütmek ve fason üretim sarmalından çıkıp küresel birer teknoloji oyuncusu olmak için önümüzdeki en somut fırsattır.
Gelin, sıfırdan batarya hücresi yapmaya çalışıp enerjimizi tüketmeyelim. Bildiğimiz işi, Bursa'nın o köklü üretim hafızasını akıllandıralım. Çünkü bu şehrin tezgahları akıllanırsa, Türkiye’nin sanayisi şahlanır.
Bursa Büyürse Türkiye Büyür!!!