Filenin Sultanları yine milyonları ekran başına kilitlediler. ‘Bitti’ denilen yerde ayağa kalktılar. Yine ay-yıldızlı bayrağı zirveye taşıdılar. Bir daha şampiyon oldular.
A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın 2026 CEV Avrupa Şampiyonası’nda elde ettiği şampiyonluk, Türk voleybolunun son yıllarda yakaladığı yükselişin devam ettiğini gösteren önemli sonuçlardan biri oldu. Kendi seyircisi önünde mücadele eden Filenin Sultanları, yarı finalde Sırbistan’ı 3-0 mağlup ederek finale yükselirken, turnuvayı Avrupa’nın zirvesinde tamamladı.
Onlar yalnızca sayı kazanmıyor. Ön yargıları da birer birer fileye gömüyorlar…
İtalya karşısındaki final bunun en güzel örneğiydi…
İlk set 25-16 İtalya’nın oldu. Sultanlar ikinci sette 25-22 ile cevap verdi. Üçüncü setin 25-12 kaybedilmesiyle durum 2-1’e geldiğinde hepimizin aklından aynı soru geçti:
‘Acaba bu kez olmayacak mı?’
Ama biz korkarken onlar korkmadı. Biz ‘Eyvah’ derken onlar ‘Daha bitmedi’ dedi. İşte şampiyonluk tam da burada başladı. Rakibin güçlü, final oynuyorsun, milyonlar seni izliyor ve omuzlarında bir ülkenin beklentisi var…
Böyle anlarda teknikten önce karakter konuşur. Filenin Sultanları’nın karakterini ise artık bütün Avrupa biliyor.
Dördüncü set: 25-21.
Durum 2-2.
Ardından bütün emeklerin, antrenmanların, terin ve hayallerin 15 sayıya sığdığı karar seti…
15-10.
Bitti!
Türkiye Los Angeles 2028’de…

Ama biten yalnızca maçtı. Gecenin gururu kolay kolay bitmeyecek. Londra 2012, Tokyo 2020 ve Paris 2024’ün ardından Los Angeles 2028’de de Türkiye’yi temsil edecek olan Filenin Sultanları, böylece üst üste üçüncü, toplamda dördüncü olimpiyat katılımını garantiledi. Gelinen noktada asıl önemli olan ise tek bir turnuvada alınan sonuçtan çok, başarıların sürdürülebilir hale gelmesi. Avrupa şampiyonluğunun ardından olimpiyat biletinin de alınması, Türkiye’nin kadın voleybolunda artık yalnızca başarı arayan değil, büyük organizasyonlarda başarı beklentisiyle sahaya çıkan ülkelerden biri haline geldiğini ortaya koyuyor.
Sürekli kazandıkları için başarılarını sıradanlaştırmayalım. Avrupa’nın zirvesine çıkmak ‘normal’ değil. Düştüğünde kalkmak, baskının altında mücadele etmek, herkes seni yenmek isterken yeniden kazanmak hiç kolay değil. Bu nedenle yalnızca kupayı değil; o kupaya giden yolu da alkışlayalım. Son top yere düştüğünde hepimiz aynı anda ayağa kalktık. Takımlarımızı, şehirlerimizi, farklılıklarımızı unuttuk.
Tek bir ses olduk:
Türkiye!
Sevgili Filenin Sultanları…
Bize yalnızca bir şampiyonluk bırakmadınız. Gururlanacak bir gece, anlatılacak bir final ve küçük kız çocuklarının peşinden koşacağı yeni hayaller bıraktınız. İyi ki vazgeçmediniz. İyi ki son top yere düşmeden hiçbir hikâyenin bitmediğini yeniden hatırlattınız. Avrupa’yı dize getirdiniz Atatürk’ün kızları…
Kupa ellerinde, ay-yıldız arkalarında…
İşte tam o görüntüde insanın aklına Atatürk’ün şu söz geliyor: “Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye lâyıksın.”
Taht sizin Sultanlar.
Ve o kupa, en çok sizin ellerinize yakıştı.
