1 Temmuz'da başlayan Depozito Yönetim Sistemi (DOA), Türkiye'nin yıllardır ihtiyaç duyduğu çevre projelerinden biri olarak hayatımıza girdi. Amaç oldukça netti… Plastik, cam ve metal ambalajların çöpe gitmesini önlemek, geri dönüşümü teşvik etmek ve vatandaşın doğaya katkısını ekonomik bir kazanca dönüştürmek.
Daha ilk günlerden itibaren sistem büyük ilgi gördü. İnsanlar evlerinde biriktirdikleri şişeleri makinelere taşımaya başladı. Çocuklar, gençler, emekliler... Kısacası toplumun her kesimi bu projeyi sahiplendi. Sosyal medyada eğlenceli videolar paylaşıldı, insanlar birbirleriyle tatlı bir rekabete girdi. Hatta uzun zamandır ilk kez çevreye fayda sağlayan bir uygulama, insanları aynı noktada buluşturdu.
Geçtiğimiz günlerde bu konu üzerine bir köşe yazısı kaleme almış, toplumun projeye gösterdiği ilgiyi büyük bir memnuniyetle değerlendirmiştim. Hatta ‘Milletimiz mizahta çok yetenekli…” demiştim. Çünkü insanlar hem eğleniyor hem de doğaya katkı sağlıyordu. Böyle güzel bir tabloyu görmek gerçekten umut vericiydi.
Fakat ne yazık ki çok kısa sürede alışık olduğumuz başka bir tabloyla karşılaştık. Önce bazı içecek firmalarının fiyat etiketleri değişmeye başladı. Depozito katılım payı gerekçe gösterilerek, maliyet artışının çok üzerinde zamlar yapıldığı yönünde ciddi iddialar ortaya çıktı. Vatandaşın dikkatinden kaçmayan bu durum sosyal medyada büyük tepki çekti.
Bunun üzerine Ticaret Bakanlığı da harekete geçti…
Bakanlık yaptığı açıklamada, plastik, cam ve metal ambalajlı içeceklerde depozito katılım payının güncellenmesinin ardından bazı üretici ve satıcıların maliyet artışını aşacak şekilde fiyat yükselttiğinin görüldüğünü belirtti. Ulusal ve yerel marketler ile sektör temsilcileri açık şekilde uyarıldı.
Ambalajlı su başta olmak üzere birçok üründe üretici, tedarikçi ve perakendecilere yönelik denetimler başlatıldı. Açıklamada, maliyeti aşan fiyat artışlarının ‘haksız fiyat uygulaması’ kapsamında değerlendirileceği ve gerekli idari yaptırımların uygulanacağı özellikle vurgulandı.
Bu açıklama aslında önemliydi. Çünkü burada sorun DOA sistemi değildi. Sorun, sistemi fırsata çevirmeye çalışan anlayıştı. Tam bu tartışmalar sürerken bir haber daha geldi. İstanbul Bağcılar'da depozito makinelerine atmak amacıyla sahte PET şişe üreten bir kişi düzenlenen operasyonla yakalandı.
İnanılır gibi değil...
Henüz sistem yeni kurulmuşken bile onu dolandırmanın yolunu arayanlar çıktı.
İnsan ister istemez düşünüyor. Neden?
Neden iyi niyetle başlatılan her uygulamada önce açık arıyoruz?
Neden üretmek yerine kandırmayı tercih ediyoruz?
Neden güzel bir projeyi konuşmak yerine, fırsatçıları konuşuyoruz?
DOA sistemi doğayı korumak için kuruldu. Biz ise daha ilk haftasında fiyat oyunlarını, sahte şişeleri ve haksız kazanç hesaplarını konuşmaya başladık. İşte asıl üzücü olan da bu. Çünkü bir sistemin başarısını yalnızca teknolojisi belirlemez. Toplumun vicdanı da belirler. Kanunlar elbette denetler. Bakanlık cezaları uygular. Sahte üretim yapanlar yakalanır. Fahiş zam yapanlara yaptırım uygulanır. Ama hiçbir ceza, kaybedilen toplumsal güveni geri getirmeye yetmez.
Omurga gerçekten önemli bir detay…
Bir insanın da, bir toplumun da en büyük sermayesi karakteridir. Eğer küçük bir depozito uygulamasını bile haksız kazanç kapısı olarak görüyorsak, asıl sorgulamamız gereken şey sistem değil, zihniyet olmalı.
Yine de karamsar olmak istemiyorum. Çünkü hâlâ şişelerini toplayıp makinelere götüren çocuklar var. Çevresini temiz bırakmaya çalışan insanlar var. Doğaya katkı sunmanın mutluluğunu yaşayan milyonlar var. Birkaç fırsatçının yaptığı yanlış, bu güzel projenin değerini gölgelememeli.
DOA doğru bir proje. Eksikleri zamanla giderilir. Denetimler artar. Sistem gelişir. Ama bunun için hepimize görev düşüyor. Çünkü doğayı korumak sadece geri dönüşüm kutusuna şişe atmakla değil, fırsatçılığa karşı durmakla da başlıyor.
Belki de bu süreç bize en önemli gerçeği bir kez daha gösterdi:
Geri dönüştürülmesi gereken sadece plastikler değil; fırsatçılık anlayışı, kısa yoldan kazanç hırsı ve toplumsal duyarsızlık da artık geride bırakılması gereken alışkanlıklar arasında yer almalı.