Hava Durumu

Yolculuk mu, sabır sınavı mı?

Yazının Giriş Tarihi: 04.06.2026 00:09
Yazının Güncellenme Tarihi: 04.06.2026 00:09

Toplu taşıma otobüslerinde klima açılması bir lütuf değil, vatandaşın hakkıdır. Dışarıda güneş kavuruyor, asfalt eriyor. Ancak asıl bunaltıcı olan sıcaklık, kliması açılmayan şehir içi otobüslerinin içinde yaşanıyor. Adeta bir sabır sınavı veriyoruz. İşe yetişmeye çalışanlar, okuldan dönen öğrenciler, yaşlılar, çocuklar… Hepsi adeta hareket halindeki bir fırının içinde yolculuk yapmak zorunda kalıyor. Üstelik çoğu zaman tek bir soru zihinleri meşgul ediyor: Bir hizmetten yararlanmak için neden sürekli hatırlatmak, uyarmak ve talep etmek zorundayız?

Bu talebimiz özellikle Özel Halk Otobüsleri içindir. BURULAŞ’ın sarı otobüslerinde ve metroda bu tür durumlara pek rastlanılmasa da, Özel Halk Otobüslerinde durum içler acısı…

Yaz sıcakları daha yeni başladı. Önümüzde uzun ve sıcak bir yaz var. Daha haziran ayının başında toplu taşıma araçlarında bu manzaraları yaşıyorsak, temmuz ve ağustos aylarında vatandaşın nasıl bir yolculuk yapmak zorunda kalacağını düşünmek bile istemiyorum…

YIL 2026 KONUMUZ KLİMA

Aldığımız bu hizmetin güvenli, konforlu ve insan sağlığını gözeten şartlarda sunulması ise bir tercih değil, zorunluluktur. 2026 yılında hâlâ toplu taşımada klima açılması için ricacı olmak zorunda kalıyorsak, ortada sadece bir klima sorunu değil, hizmet anlayışı sorunu vardır. Bir de ülkedeki en pahalı ulaşım ücretlerini ödeyen şehirlerden biriyiz…

SUDAN ÇIKMIŞ BALIK

Halk, ödediği ücret karşılığında sadece bir noktadan diğerine taşınmayı değil, insanca yolculuk etmeyi de bekler. Özellikle yaşlılar, kronik hastalar, hamileler ve çocuklar için yüksek sıcaklık altında saatler süren yolculuklar sağlık riski oluşturabilir. Her günümün yaklaşık iki, iki buçuk saati yolda geçiyor. Zaten çok kalabalık olan toplu taşımalarda insanlar cama yapışarak giderken bir de sudan çıkmış balığa dönüyoruz?

SIRADANLAŞTI

İşin en üzücü tarafı ise bunun artık istisna değil, sıradan bir durum haline gelmiş olması. İnsanlar otobüse biner binmez klimanın çalışıp çalışmadığını kontrol ediyor. Çalışmıyorsa da çoğu zaman ses çıkarmaya çekiniyor. Çünkü biliyorlar ki birkaç durak sonra birileri yine aynı soruyu soracak: “Klimaları açabilir misiniz?”

DENETİM KİMİN GÖREVİ?

Oysa vatandaşın görevi klima istemek, hizmeti hatırlatmak ya da denetlemek değildir. Vatandaşın görevi ücretini ödeyip yolculuğunu yapmaktır. Hizmeti sunanların görevi ise bu yolculuğu insan onuruna yakışır şartlarda gerçekleştirmektir. Kimse toplu taşıma araçlarından lüks beklemiyor. Ancak temiz hava soluyabilmek, sıcak yaz günlerinde bunalmadan seyahat edebilmek beklentilerden biridir. Özellikle ulaşım ücretlerinin sürekli arttığı, vatandaşın cebinden çıkan her kuruşun hesabını yaptığı bir dönemde, en temel hizmetlerin eksiksiz sunulmasını istemek de en doğal hakkımızdır.

Biz de burada vatandaşlardan gelen şikayet ve talepleri ilgili kurumlara iletmek durumundayız. Yazımın en başında da dile getirdiğim gibi Özel Halk Otobüslerindeki klima sorunu gün geçtikçe kanayan bir yara haline gelmiş durumda…

Zira…

Klima düğmesine basmak bu kadar zor olmasa gerek, vatandaşın sabrı da bir yere kadar…

Çünkü her gün aynı sorunu yaşayan, aynı sıcağa maruz kalan ve aynı şikâyeti dile getirmek zorunda bırakılan insanların tahammül sınırının da bir sonu olduğu unutulmamalı.

Oysa hizmet, talep gelince değil; ihtiyaç doğduğu anda verilmelidir. Çünkü hiçbir vatandaş, evine vardığında yolculuğu değil; yol boyunca çektiği sıcağı hatırlamak istemez.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.