Hava Durumu

ABD-İran kontrollü savaşı

Yazının Giriş Tarihi: 20.07.2026 00:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 20.07.2026 00:08

İstanbul’daki NATO Zirvesi’nin hemen ardından Amerika Birleşik Devletleri (ABD) İran’ı tekrar vurdu. İran karşılık olarak ABD üssü olan bölge ülkelerini vuruyor. Savaşın üzerine yeniden benzin döken ayrıntı ise bana göre Hürmüz’ün kontrolü. İran Hürmüz Boğazı’ndaki kontrolünün tüm dünya tarafından kabul edilmesi için bölgedeki ABD’nin üslerini ve petrol boru hatlarını hedef alıyor. Birçok ülkeyi vurmasına rağmen Orta Doğu’daki en büyük Amerikan varlığına sahip İsrail’i vurmaması dikkati çekiyor.

Sanırım İran kendisine karşılık veremeyecek ülkeleri tercih ediyor ve İsrail’i vurursa ateşkes konumuna geri dönemeyeceklerini hesap ediyorlar. Eskiden savaşlar için ‘Bir savaşı başlatmak kolay ama durdurmak çok zordur’ ifadesi kullanılırdı. Ancak gelinen noktada ‘kontrollü savaşlar’ dönemine girdik. Her iki ülkede savaşı başlatıp kısa vade hedeflere ulaşınca bitirmek gibi bir pratiği benimsemişler. Yani bu yazı yayınlanana kadar belki de bu çatışmalar sona da erebilir.

MAGAZİNEL BİR KEYİF

Konumu gereği tüm açıklamaları büyük bir dikkatle takip edilen Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın magazinel bir merak unsuruna da evrildiğini görüyoruz. Yaptığı bazı açıklamalar diplomatik nezaket ve sınırları aşabiliyor, bazılarıysa mantık bağlantısı kurulamaz noktalara gelebiliyor.

Tüm bu sebeplerden ötürü de magazinel bir done haline geliyor. İran’ın Hamaney ailesi de Trump kadar olmasa da açıklamalarıyla magazinel ikon haline geldi. Babası Ali Hamaney'in de cenaze törenine katılmayan Hamaney, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ABD'ye meydan okudu. ABD'nin mutabakatı defalarca ihlal ettiğini belirten Hamaney, saldırıların karşılıksız kalmayacağını söyledi.

Hamaney açıklamasında şu ifadeleri kullandı: "İran milleti! İran’ın şehit olmuş liderine veda etmek için tarihin gördüğü en eşsiz ayaklanmanızdaki destansı direnişinizle, İslam ve İranlı kimliğimizin kararlı iradesini ortaya koymada yeni bir ölçü belirlediniz. Sizin ateşli kalplerinizin sıcaklığı, yaşlı gözleriniz ve on milyonlarca (şehit düşmüş Lider'in cenazesinde) sarsılmaz iradeniz, İran milletinin dostlarını ve dünyanın özgür insanlarını hayranlıkla doldururken, İran'ın kibirli düşmanlarını şaşkınlık, öfke ve korkuya sürüklemiştir. Büyük Şeytan'ın (ABD'nin), İran ve ABD Başkanları tarafından imzalanan Mutabakat Zaptı konusunda anlaşmayı tekrar tekrar ihlal etmesi, bir kez daha temel bir gerçeği açıkça ortaya koymuştur: ABD Başkanı'nın imzası tamamen değersizdir ve hiçbir inandırıcılığa sahip değildir. Zorlama, totaliterlik ve vahşilik, ABD inancının ve doktrininin ayrılmaz bileşenleridir.”

İran çok köklü bir medeniyete sahip. İran sineması ve edebiyatı da keza Hamaney de açıklamasını edebi şekilde yapmış. Her şey bir yana karşılıklı açıklamalardan magazinel bir keyif almaya başladım.

Geçmiş yıllarda Venezüella Devlet Başkanı Hugo Chávez ve İran eski Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad da açıklamalarıyla buna benzer bir keyif veriyordu.

ESCİNSELLİK LEGALİZE EDİLMEMELİ

İstanbul Sözleşmesi’nden bir ülke daha çekildi. Kadın hakları savunucuları tarafından Türkiye’de canhıraş desteklenen İstanbul sözleşmesi aslında cinsiyet kavramını yok saymasıyla ön plana çıkıyor.

Toplumsal cinsiyet kavramına tepki gösteren Çekya, İstanbul Sözleşmesi'nden resmen çekildi. Çekya hükümeti, uluslararası kamuoyunda "İstanbul Sözleşmesi" olarak bilinen "Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi"nden çekilme kararı aldı.

2016 yılında imzaladığı ancak bir türlü yürürlüğe koymadığı sözleşmenin onay sürecini tamamen durduran Çekya, 2021 yılında geleneksel aile değerlerine zarar verdiği gerekçesiyle sözleşmeden ayrılan Türkiye'yi takip etmiş oldu.

Çekya Senatosu, Ocak 2024'te yaptığı oylamada İstanbul Sözleşmesi'nin onaylanmasını reddederek yasayı veto etmişti. Çok sayıda senatörün sözleşme metnindeki ifadelere karşı çıktığı belirtilirken, Çekya'nın metinde biyolojik cinsiyet yerine "toplumsal cinsiyet" kavramının kullanılması nedeniyle onay sürecini sonlandırdığı kaydedildi.

Cinsiyet kavramına saldırı eşcinselliğin legalize edilmesi, aileye ve dine saldırılar çağımızın temel sorunları. Geleneksel yapıların modernize edilmesi çağdaş dünya ile çelişen yönlerinin restore edilmesi gerekliliği ile aile, din ve cinsiyet gibi kavramları yok etmeye çalışılması aynı şeyler değildir.

Ülkemiz için de en büyük tehlikelerden birisi olan eşcinselliğe karşı aile yapısının korunması ve savunulması hepimizin vatandaşlık görevlerinden birisidir. Konuyu her fırsatta gündeme getirmeyi istediğim için Çekya’nın aldığı İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararını da bir fırsat bildim. Aile yapımız eşcinselliği legalize etme çabalarından korunmalıdır.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.