Kıbrıs Barış Harekatı'nın 52. yıl dönümünde Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias'tan skandal açıklamalar geldi. Türkiye'yi ve adadaki Türk varlığını hedef alan Dendias, "Kıbrıs'taki kardeşlerimize mesajımız nettir. Son gelişmelerin ardından Yunan Silahlı Kuvvetleri için Kıbrıs yakındır" dedi. Politikacıların ve kendi küçük kışla dünyası içindeki askerlerin bu tip sözlerine alıştık.
Politikacılar malum tribünlere oynuyor. Yunanistan’da en son böyle bir oyunu oynayanlar idam edilerek yaşamlarından olmuştu. Askerlere gelince sanırım onların en büyük dayanağı NATO. Bu tip kof kabadayı söylemler Yunanistan ve İsrail devlet görevlilerinden sıklıkla geliyor.
Bizde sanırım magazin haberleri, polis adliye, ekonomi haberleri gibi bir kategoride dış devletlerdeki aleyhimize edilen mantıksız açıklamalar haberleri gibi bir kategori oluşuyor. Ayşe en son 52 yıl önce tatile çıktı. Yeni tatil planlarının vakti geldi mi dersiniz?
*****************************
YAŞA İSPANYA
Geçtiğimiz günlerde Dünya Kupası sahibini buldu. Özellikle İsrail’in mezalimine karşı uluslararası arenada dik bir duruş sergileyen İspanya ile ülkemiz arasında sıcak rüzgarlar esiyordu.
Sanırım Türkiye’de İsrail’e yakınlığı ile bilinen Arjantin karşısında hemen hemen tüm Türkiye İspanya’yı tuttu. İspanya Dünya Kupası finallerindeki en dominant oyunu sahaya koyarak Arjantin’i sahadan sildi.
FİFA yönetiminin hakemin de ABD Başkanı Donald Trump’ın ağır desteğine rağmen kupanın sahibi oldu. Bazı konuların ağırlığı her şeyin üzerindedir. Filistin’de yaşananlar da bu kategoride. Bu konuda takınılan tavır bizlerinde tavrını etkiliyor. Bu sempatiğe ek olarak Arjantin ve Messi’nin antipatik futbol anlayışları da işin tuzu biberi oldu.
Birkaç gollerinin hakeme takılmasına rağmen tüm dünyanın gönlünden geçen oldu ve İspanya Siyonistlere sporda da cevabı verdi. Mevcut TFF yönetimi bilmem akıl eder mi ama iki ülke arasındaki yakınlığa şampiyon İspanya’nın ilk maçını Türk Milli takımı ile yapması yakışır.
Ama hemen hemen her konuda olduğu gibi böyle bir konuda da işin muhatabına değil de iş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a düşüyor. Zira yıllar önce kendisinin ifade ettiği gibi: “Yalnız olduğumun bilinciyle bu yolda yürüyorum.”
Eğer Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan gerekli girişimlerde olursa Dünya Şampiyonu İspanya ilk maçını bizimle oynayabilir.
KAYBEDENLER İÇİNDE TRT’DE VAR
Dünya Kupası’nın kaybedenlerinin başında Siyonizm’in yanında yer alan Arjantin, eyyamın Dünya galasını gerçekleştiren FİFA Başkanı İnfantino geliyor. Buna ek olarak Türk Milli Takımı, açıklamalarıyla insanları alenen tahrik eden teknik direktör Montella ve takım kaptanı Hakan Çalhanoğlu ve federasyon başkanı Hacıosmanoğlu geliyor.
Son bir parantez açmak gerekirse kaybedenlerden birisi de TRT oldu. Gerek yayıncılık, teknik yetersizlikler, kupa süresince özel haberlerdeki eksiklik ve kupanın ruhunu yansıtamamak açılarından TRT maalesef bir kez daha sınıfta kaldı.
Devre arasındaki müthiş şovu yayınlamamaları da başarısızlıklarının nişanesi oldu.
Genel Müdür olarak Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz gibi oldukça modern birisi olan TRT’nin kendi kendine yaptığı sansür ve gereksiz ahlakçı kararı tam bir garabetti.
Zira devre arasındaki şov oldukça estetik ve güzel olmasına rağmen içerisinde çıplaklık ve müstehcenlik barındırmıyordu.
Umuyorum ki Prof. Yılmaz, TRT’nin Dünya Kupası’ndaki başarısızlığının hesabını konunun muhataplarından soracaktır.