Hava Durumu

Baroda sıralı, göstermelik demokrasi çıkmazı

Yazının Giriş Tarihi: 22.10.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.10.2026 00:07

Seçimler bir bir geride kalıyor; başkanlar tek tek koltuklarına oturuyor. Bursa Barosu’nda yapılan seçimde tam anlamıyla olmasa da vesait düzen bir miktar sarsıldı diyebiliriz.

Koltuğu devreden Başkan Metin Öztosun’un ‘sıra sende değil’ dediği iddia edilen Yener Poroy aldığı bin 639 oyla, baroda uzun yıllardır devam eden rijit siyasi duruşlu, polit büro anlayışına karşı koymuş oldu diyebiliriz.

Bursa Barosu’nun polit büro gibi davranış gösterdiğini, işi sıraya sokmalarından anlayabiliyoruz. Bu yapıya göre sıra Aslı Evke Yetkin’indi ancak dediği gibi tepeden inme atama tutumu bu sefer geçerli olamadı.

Yeri gelmişken görevi sıraya bindiren anlayışın hakim olduğu Bursa Barosu’nda, Öztosun dahil tüm başkanlar, konu demokrasiye gelince mangalda kül bırakmadan ve fakat işin aslında parti sözcüsü gibi davranmaktan geri kalmadılar.

Yener Poroy da bu silsile içindeydi ama sıralamasını bozan isim oldu. Bu açıdan, bu sözde demokrasi oyununu bozduğu için tebrik etmeli ve Bursa Barosu’nu parti sözcüsü gibi kullanmamasını bekliyoruz.

Akademik odaların siyaset için bir alıştırma alanı ve sonrasında sıçrama tahtası gibi kullanılmasına karşıyım. Zira yapılan itirazların, izahların altında hep bir başka gündem ve ajanda olduğu şüphe hissi söz söyleyen akademik oda başkanının samimiyetine büyük bir darbe indiriyor.

Bir süre sonra sadece siyasi mesaj veren akademik oda başkanı doğru bir şey dediğinde bile ciddiye alınmaz hale getiriyor. Ne yazık ki Öztosun döneminde Bursa Barosu bu kötü duruma düşmüştü. Başlangıçlar her zaman iyidir. Poroy’dan temiz ve tarafsız bir sayfa açmasını bekliyoruz.

YENİ PARTİ’DE İKİ KAZANAN

Yeni Parti ilk kongresini gerçekleştirdi ve Nihat Yeşiltaş atanmış il başkanlığı konumundan seçilmiş il başkanı konumuna geçti. Yeşiltaş’ı il başkanı olarak oldukça başarılı buluyordum.

Bursa’da yerel seçimlerde aldığı başarıyı, gelecek genel seçimlere taşıma gibi bir sorumluluğu var. Rakibi Özgür Şahin de iyi bir mücadele sergiledi. Aldığı oy hiç azımsanacak bir oy değil.

Eğer genel seçimlerde parti içi ön seçimle listeler belirlenecekse Şahin’in aldığı bu oyla listede seçilecek bir yere girmesi çok kolay olacak.

Kısacası Yeşiltaş, koltuğunu koruyarak Özgür Şahin de kendisini geleceğe taşıyarak bu seçimden kazançlı çıktı. Gündemi oldukça meşgul eden BTSO seçimlerinde Özer Matlı yarışı kazandı.

Matlı’nın, Bursa Ticaret Borsası’ndaki koltuğuna ise süt liman geçen bir seçimle İbrahim Özhan oturdu.

CİN ŞİŞEDEN ÇIKTI

Bursa ve Türkiye yoğun bir seçim sürecinden geçiyor. Her şey genel seçimlere yönelik. Birçok başkan uzun süredir oturduğu koltuklardan indi. Türkiye çapında büyük bir değişim dalgası yaşandı. Belki genel seçimlere çok zaman var diyebiliriz ama tabiri caizse cin şişeden de çıktı.

Bundan sonra zaman çok daha hızlı geçecek. Bazıları odalardaki değişim sürecinin gelmekte olan bir dip dalganın habercisi olduğu yönünde. Bazı kesimler de iktidarın bu değişim sürecinin düzenleyicisi olduğu yönünde. Her zaman ifade ettiğim gibi seçmenimiz dünyanın en pragmatist seçmenidir.

Gerek iktidar gerekse muhalefet kemik oy oranlarının sandıkları kadar kemik olmadığını, alabilecekleri oyları da alamayabileceklerini hesaplamalı. Bu seçim oylar aslanın midesinde.

KİFAYETSİZ MUHTERİSLER

AK Parti içinde değişik kliklerin birbirleri aleyhine yönelik hamleleri ancak çevresinde bulunan kaderlerini o kişiye bağlamış başka hiçbir özelliği olmayan parazitlerinden öte başka hiç kimsenin hoşuna gitmiyor.

AK Parti’de reis sonrası için geleceğe dair plan yapan, bu plan dolayısıyla ülke ve AK Parti aleyhine olması her şeyden önce Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tepkisini alıyor.

Halk da şimdiden ikbal peşinde. Partisi ve ülkesi aleyhine dahi olsa hamle yapan bu kişi ve çevresindeki parazitleri iyi yad etmiyor. Elbette iktidara gelmeyi istemek bir hak ancak liderliğe oynayan birisinin çevresindekileri iyi seçmesi gerekiyor.

Kendi çevresini seçemeyen birisinin ülkenin yönetimine gelmesi bir hayal. Gördüğüm kadarıyla kamuoyunda Erdoğan sonrası senaryolarda öne çıkmak isteyen tüm aktörlerin çevresindeki isimlerin oldukça yetersiz, kifayetsiz muhterislerden oluşuyor.

Zaten Recep Tayyip Erdoğan da bu namzetlerin çevresindeki bu kişileri tasfiye ederek yoluna devam ediyor. Şu da var ki Türkiye gibi bir ülkenin başına gelecek kişinin birçok badireyi atlatıp, çok fazla denemeden geçmesi gerekiyor. Erdoğan sonrası adayların da ilk sınavları ekiplerini kaliteli kurma sınavıdır.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.