Seçimler demokrasinin en önemli mefhumu! Her seçim kendi içerisinde çok önemli. Yıllardır söylenegelen şekilde vatandaşların sivil toplum kuruluşlarına üye olmaları ve girdikleri derneklerde aktif çalışmaları demokrasinin işlemesini kolaylaştırıyor.
Bursa’da birbiri ardına önemli seçimlerin içerisinden geçiyoruz. Bunlardan bir tanesi de 8 Kasım’da gerçekleştirilecek olan Bursa Erzurum Dernekleri Federasyonu’nun (BEDFE) yapacağı seçim. Seçimde Başkan Bünyamin Savaş Albayrak ve Latif Albayrak yarışacak.
Her ikisini de incelediğimde iki farklı zihniyetin yarıştığını gördüm. Birisi klasik hemşehri dernekçiliği zihniyeti, diğeri yeni bir bakış açısı getirmeye çalışan zihniyet. Ancak peş peşe gelen seçimlerden sonra biz gazeteciler: “Eyvah, yine seçim!” diyoruz.
Umarım bu seçim siyasetin gölgesinde geçmez!
STK’lar alanlarına göre üyelerine birçok katkı sağlıyor. Sağladıkları diğer bir fayda ise sosyal baskı grupları oluşturmaları. Sağlıklı bir demokraside sosyal baskı grupları; siyasal iktidarı doğrudan ele geçirme amacı gütmeden, belirli ortak çıkarları, hakları veya toplumsal değerleri savunarak karar alıcılar üzerinde organize bir güç oluştururlar. Ancak ülkemizde birçok STK, kişilerin kendi amaçlarının araçları olarak görüldü!
MESELE ETKİLİ OLMAK, RAKAMLAR DEĞİL
Bursa Erzurum Dernekleri Federasyonu, birçok ilçe ve köy derneğinin birleşmesiyle oluşan, Bursa’da oldukça güçlü bir yapı. Ancak geçmişteki başkanları, Bursa’daki Erzurumluların politika, iş dünyası ve sosyal hayattaki başarılarına güvenemediklerinden dolayı sanırım işi rakamlara dökmeye ve rakamları da abartmaya çalıştılar.
Bursa’daki Erzurumluların sayısı TÜİK’in verilerine göre 280 bin civarında ancak hemen her BEDFE başkanı sayılarını 500 bine dayamaya oldukça hevesli olageldi. Oysa Erzurumluların sayılarını abartmaya ihtiyaçları yok. Zaten Bursa ekonomisine, siyasetine ve sosyal hayatına damga vurmuş bir kitle.
KLASİK HEMŞEHRİ DERNEKÇİSİ ZİHNİYETİ
Bir hafta sonra gerçekleştirilecek seçime gelirsek; mevcut başkanlar her zaman seçimlere rakibine göre avantajlı girer. Savaş Albayrak’ın da avantajlı olduğunu varsayabiliriz. Kısa bir değerlendirme yaparsak; geçmişten bugüne söylemlerine baktığımızda, Bursa’da oluşturulmaya çalışılan kentlilik bilinci konusunda aktif bir söyleminin olmadığını görüyoruz.
Albayrak da öncülleri gibi kitlesinin etkinliğinden öte nüfus sayısına dayanan bir anlayışla seçmenlerinin karşısına çıkıyor. Sayıların abartılması da zaten gerçeği değiştirmiyor.
KAMU YARARINA DERNEK OLMA VİZYONU DİKKATE DEĞER
Diğer aday Latif Albayrak’ın söylemlerini de inceledim. Ortaya koyduğu ve "25 Vizyon Proje" olarak adlandırdığı vaatlerine baktığımızda, klasiğin ötesine geçmeye çalıştığını gördüm.
Eğitim, kültür ve gençlik konularında projeleri mevcut. Öğrencilere burs, kültür evleri, dijital ağ gibi birçok alanda projeler geliştirmiş. Hedefleri arasında üye sayısını artırmak var. Dikkatimi çeken en önemli vaat ise BEDFE’yi ‘Kamu Yararına Çalışan Dernek’ statüsüne taşıma vaadi.
Bir derneğin kamu yararına çalışan dernek statüsüne geçmesinin önemine bakarsak; hâlihazırda Bursa’da 12 tane bu statüde dernek var. Bu önemli bir statü. Erzurum camiası içerisinde bilinen Latif Albayrak, Bursaspor yönetimlerinde görev almış bir isim. Bursalılık bilinci de kendisinde mevcut; geldiği yeri unutmadan Bursa ile bütünleşmek diye özetlenebilir.
Bu açılardan iki adayın iki farklı zihniyeti temsil ettiğini söyleyebiliriz. Klasik dernekçilik zihniyetinden başka bir konum alan başkan adayları daha çok dikkatimizi çekiyor.

SEÇİM SİYASETİN GÖLGESİNDE GEÇMESİN
Zira öteki türlü koskoca bir derneğin ve çok daha büyük olan camialarının bir araya gelmelerinin tek hedefi, başkanı milletvekili seçtirmekten öteye geçmiyor.
Genel seçimlerde hemen herkesin diline pelesenk olan bölge dengesi söylemi de mikro milliyetçiliği körükleyerek Ankara’ya yürümeye çalışan dernek başkanlarının bizi getirdiği bir nokta.
BEDFE gibi büyük bir STK’nın, Erzurumlular gibi güçlü bir grubun bu konuma düşürülmesini hiç istemem. Umarım seçimler siyasetin ve siyasi hedeflerin gölgesinde yapılmaz.