Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nda (BTSO) gerçekleştirilecek seçimler uzun süredir Bursa gündeminin ana maddesi haline geldi.
Mevcut başkan İbrahim Burkay’ın karşısında; Bursa Ticaret Borsası Başkanı Özer Matlı aday oldu.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın katıldığı BTSO Meclis toplantısında seçimin, 1 Ekim’de yapılacağı Burkay’ın ağzından ilan edildi. En başta şunu ifade etmeliyim ki tek adaylı seçimlerden ziyade çok adaylı seçimler her zaman kuruma, şehre ve ülkeye daha yararlı. BTSO’daki çekişmeli seçim Bursa’ya bir hareket getirdi. Bu hareketliliği oldukça önemsiyorum.
Bir tık geriye gitmek gerekirse her iki başkan adayı da seçim çalışmalarını tam gaz sürdürüyor.
Özer Matlı, adaylık açıklamasını yaptığında bunun kesinliğine dair kamuoyunu inandırmakta biraz zorlanmıştı ve “Adayım diye forma mı giyip gezeyim?” diye esprili bir tepki vermişti. Zira kamuoyunda hemen herkes Ankara’dan bir sinyal geleceği ve iki isimden birisinin adaylıktan çekileceği yönündeydi. Hâlâ ve hâlâ Özer Matlı’nın BTSO Meclis Başkanı olması Burkay’ın BTSO Başkanlığı’nda devam etmesi yönünde bir telkin geleceğine dair bir ihtimali dillendirenler de var. Mevcut başkan İbrahim Burkay’da oldukça şaşaalı bir adaylık açıklama toplantısıyla gövde gösterisi yapmıştı.
BURSA’YI İLGİLENDİREN SEÇİM
O günlerden bugüne baktığımızda; Özer Matlı’nın KOBİ ve küçük esnaflara daha fazla nüfus etmeye çalıştığını görüyoruz.
Burkay ise, daha ağırlıklı olarak kendisi gibi sanayicilerle hareket ettiğini görüyoruz.
BTSO 60 bini aşkın üyeye sahip tabana yayılmış bir kurum.
Her oy sahibinin bir işletmesi mevcut ve ortalama olarak 15 kişiden hesap edersek 300 bin çalışan ve aileleriyle birlikte 1 buçuk milyona yakın kişinin öyle ya da böyle etkilendiği bir seçim diyebiliriz. Yani genel ve yerel seçimlerden sonra en çok kişiyi etkileyecek seçim, BTSO seçimi.
Bu 60 bin kişi 70’i aşkın komitede, komite üyeleri ve meclis üyelerini seçecek meclis üyeleri de BTSO yönetimi ve başkanını seçecek.
Kısacası komitelerdeki seçimler anahtar niteliğinde.
BURKAY VE MATLI’NIN ARTILARI EKSİLERİ
Adayları kısaca değerlendirmek gerekirse, İbrahim Burkay BTSO başkanlığından da önce Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Birlik Başkanlığı ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkan vekilliği gibi önemli görevlerde çalışmış çok tecrübeli bir isim: “Bir fark katamayacağım hiçbir kurulda görev almam” diyerek özetlediği bir inisiyatif alan görev anlayışı var. Hitabet, vizyonerlik konularında oldukça başarılı. Rakibi Özer Matlı, Bursa Ticaret Borsası’nda başarılı bir başkanlık dönemi geçirdiğini söyleyebiliriz. Basın mensuplarına özel olarak yaptığı “Bursa ekonomisinde 2040 perspektifi” toplantısında izledim. Hitabet konusundaki eksiklerini gidermiş olarak gördüm. Ortaya koyduğu projeleri görünce vizyon konusunda kendisine yapılan eleştirilere kulak astığını gördüm.
Matlı, temelde Burkay’ın TEKNOSAB ve otel projelerine sert eleştirilerde bulundu. Burkay ise malum TEKNOSAB’ı büyütmek istiyor. Art arda iki gün hem Burkay’ın hem Matlı’nın etkinliklerine katıldım.
Ekipler bazında gördüğüm Özer Matlı’nın çevresindeki isimlerin çok daha heyecanlı ve momentumu almış olarak görüyorum.
Özellikle BTSO Meclis üyeleri ve Burkay’ın yanında yer alan isimlerin heyecan konusunda eksiklikleri olduğunu açıkça gördük.
Matlı ve ekibinin heyecanlı yapısını 2013’te İlhan Parseker’e karşı mücadele eden İbrahim Burkay ve ekibinin heyecanına benzer buldum.
Her iki taraftan da birçok sevdiğimiz isim var. Her birisi Bursa’ya ve ülkemize değer katan isimler. Yapılacak seçimlerde BTSO Başkanı kim olur bilemem ama BTSO Meclisi’nde her iki tarafı da destekleyen isimler olacaktır.
Çok aktif ve üst profil isimlerden oluşan bir meclis şüphesiz ki BTSO Başkanı’nı da daha aktif ve zinde tutar. Bu da çok adaylı seçimlerin bir başka artısı. BTSO seçimleri Bursa’ya büyük bir hareket getirdi.
Mevcut Başkan Burkay da kazansa; Matlı taraftarlarının da olduğu dinamik bir meclisle çalışacak.
Matlı’nın kazanması halinde de BTSO’da yeni bir yönetim anlayışı geleceği için dinamik bir yapı olacak. Yani her halükârda kazanan Bursa olacak.
Kabul etmek gerekirse uzun süredir görevde olan kişilerde ve ekiplerinde bir atalet ve yavaşlık oluyor. Belki Burkay şahsında hala aktif ancak yanında yer alan meclis üyelerinin, ekibinin bir atalet içinde olduğunu da söylemeden geçmeyeceğim.
Seçime bir ay kaldı.
Matlı’nın hızını artırması için de Burkay’ın ekibinin ataletini gidermesi için de zaman var. Uzun süredir seçimleri gözlemliyoruz ancak kimin kazanacağına dair net bir tablonun olmadığını gözlemledim.
Koyu taraftarları hariç, konuya objektif yaklaşan isimlerin net bir tahmin içinde olduğunu sanmıyorum.
Seçimlerin bir adayın mecliste kahir ekseriyeti alacağı şekilde biteceğini öngörmüyorum.
KİRALIK GAZETECİLER REZALETLERİNE DEVAM EDİYOR
Basın toplantılarında gözlemlediğim ve ne yazık ki utandığım bir durumda provakatif oldukça taraflı aleyhte ve lehte sorular sorulmuş olmasıdır. Bizler insanız elbette taraf tutarız ancak bazı sorular ve soruların soruş tarzı kendisini o kadar belli ediyor ki bu meslek ilkelerine sığmıyor.
Ve bazı isimlerin bu taraf tutma halini maddi motivasyonlarla yaptığını bilmek ayrıca kötü bir durum.
Öyle bir hâl aldı ki bazı gelen sorular öncelikle uzun ve gereksiz yorumlarla başlıyor ve soru sorulan kişiye tebrikler terennümlerle devam edip: “Siz iyi ki aday olmuşsunuz aday olma nezaketini neden gösterdiğiniz” gibi aşırı taraftar sorular ya da “Sen kimsin ki buraya aday olmuşsun. O arsaları niye aldın. Aday olma cüretini nasıl gösterdin” tarzı karşıt soruların meslekte yeri yok.
Bu kullanılan kiralık kişiler belki kısa zamanlı olarak kiralayan tarafından göstermelik bir saygı görürler ama herkes bilir ki onlar kiralıktır ve zamanı gelince çöpe atılırlar.
Birçok isi; biliyoruz ki ortamı terk edince arkalarından yaptıkları her şey ifşa edilir.
Velhasıl Bursa küçük bir köydür kimin ne olduğunu da herkes bilir.
Meslek ilkeleri olduğu kadar günlük kuralları da vardır.
Soru sorulurken diğer meslektaşlara da fırsat vermek için soru kısa tutulur ve boş boş yorumlar yapılmaz.
Soru anında yapılan her yorum da yeri olmadığı için boştur.
Gazeteci soru sorarken kimseyi de tebrik etmez, katıldığı ortamlarda alkışa katılmaz.
Ne yazık ki bu tip genel geçer kuralları bile uygulamayan kişiler var.
NİLÜFER HER YERDEN SALDIRI ALTINDA
Haftaya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in basın toplantısıyla başlamıştık.
Konu Nilüfer’deki rant ve başkan Özdemir’in kamuoyu oluşturulması için basın mensuplarından destek istemesiydi.
Özdemir’in “Nilüfer her yerden saldırı altında. Bu saldırılara karşı koymak için sizlerden destek istiyoruz” diyen Özdemir’e yürekten katılıyorum.
Elimizden ne gelirse yapmaya hazırız. Zira Genel Yayın Yönetmenimiz Burhan Kaya’nın öncülüğünde Nilüfer Belediyesi’nin bu mücadelesine YeniDönem Gazetesi olarak sayfalarımızı her zaman açıyoruz. Toplantı esnasında BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ın öncülüğünü ettiği TEKNOSAB’a getirdiği eleştirilere de kulak kabartmak gerekli: “10 yıl önce hayata geçen TEKNOSAB’da yüzde 10 doluluk oranına bile ulaşılamadı. TEKNOSAB’da olan şudur ki. Mevcut OSB’lerde yüzde 70 doluluğa ulaşmadan yeni OSB yapılamaz kuralının arkasından dolaşmak için yapılan bir isim düzenlemesidir” sözlerine dikkati çekiyorum.
30 AĞUSTOS’U KÜÇÜMSEYENLERDEN UZAK DURUN
Ağustos ayı tarihimizde zaferler ayıdır.
Tarihimizdeki en önemli zaferlerden birisi de Başkomutanlık Meydan Savaşı’dır.
Bu zaferi kazanan Mustafa Kemal Atatürk, ekibi ve kahraman askerlerimizi bir kez daha saygı ve sevgiyle anıyoruz. Varlık yokluk mücadelesinin yapıldığı 4 yıllık Kurtuluş Savaşı dönemini ayrıntılı şekilde sindire sindire öğrenmemiz gerektiğine inanıyorum.
Kurtuluş Savaşı sürecini küçümseyenler cahil olmanın ötesinde de bazı arızalar barındırıyordur.
Bu tip günlerde savaş kahramanlarımızı küçümsemek kabul edilecek bir şey değildir.