Hava Durumu

Devlet çekirgesinin ayağını kırar

Yazının Giriş Tarihi: 07.09.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 07.09.2026 00:07

Siyasetin en tartışmalı isimlerinden birisi olan Ankara eski Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında yurtdışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiasıyla hakkında soruşturma başlatıldı. Gökçek, şüpheli sıfatıyla 2 saat ifade verdi. Savcılık, Gökçek’in oğlu ve gelinini de şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırdı. İfade çıkışı basına açıklama yapan Gökçek: ‘500 kere sıçradım’ diyerek polemikçi ve yer yer mantıksız olan açıklamalarına bir yenisini ekledi. Hapishaneler de 300-500 kere sıçrayan çekirgelerle dolu. Devlet de zaten bir kişiyi yakaladığında işlediği cürmünü ilk kez yapmadığını bilerek hareket ediyor.

Bu anlamda Melih Gökçek ve Gökçek gibiler hiç merak etmesin her sıçramalarında devlet birimleri neyin ne olduğunu biliyordur. Bir tabir vardır: “Devlet itini de bilir atını da. Zamanı geldiğinde atını nallar, itini de bağlar.” Bu örnekte olduğu gibi de çekirgesinin ayağını da kırmayı bilir. Vatandaşlarımız da hiç endişeye kapılmasın ki devletimiz çok köklü bir yapıya sahiptir, yarına bırakır ama yanına bırakmaz!

AK PARTİ SAFRALARI ATACAK MI?

Bir ay evvel de devletin Süleymancılar olarak bilinen dini kullanan oluşumuna yönelik operasyonunu kaleme almış ve dini oluşumların iktidara ortak olma çabası içine girdiği an devlet tarafından pasivize edildiğini ve şiddetle cezalandırıldığını hatırlatmıştım. Yazının sonunda da iş ve siyaset dünyası içindeki kişilere de yolsuzluk, usulsüzlüklerle zengin olmalarına devletin ‘bir süre’ göz yumacağını zamanı geldiğinde de devletten çalınan bu mallara el koyacağını aktarmıştım.

Devletin yoldan çıkan tarikatçısına, siyasetçisine ve tüccarına karşı takındığını bin yılları aşan yaklaşım tarzıdır. Bugün yönetimde olan Recep Tayyip Erdoğan da aynı usulü takip ederek hareket ediyor. Zira dini hassasiyetlerin de devlet gücünün de kötüye kullanılması en çok iktidar sahibini zorda bırakır. Bu sürecin AK Parti’nin içerisindeki safraları atması açısından da gerekli olduğunu düşünüyorum. Önceki dönem Başbakanı olan Ahmet Davutoğlu’nun da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaretten ötürü hakkında soruşturma başlatılması bu adımlardan birisi olabilir.

Başbakanlığı döneminde FETÖ’nün ve bombalı eylemlerin zirve yaptığı, Rusya ile yaşanan uçak krizinde savaşın eşiğine geldiğimiz son derece başarısız ve ülke olarak gerilediğimiz bir zaman yaşadık. Okuyanlar var mıdır bilinmez ama ‘Stratejik Derinlik’ isimli kitabı hayallerle süslenmiş etki alanı ve ilgi alanı kavramlarını bile birbirine karıştıran okunması gerçek bir zaman kaybı kitaptı. O yıllarda yaşanan seçimde hemen hemen tüm AK Partililer Davutoğlu’nu övme peşindeyken: “Kaybedilen seçimin en iyi yanı bir daha Davutoğlu ile seçime gidilmeyecek olmasıdır” diyordum. Gökçek akçeli işlerdeki şaibesinden, Davutoğlu da FETÖ kokusundan ötürü AK Parti’den uzaklaşması gereken isimler. AK Parti içerisinde bu iki isme benzer isimler halen mevcut. Umarım bu harekât hız kazanır ve Bursa’da da kamuoyu tarafından bilinen ve kamu vicdanını zedeleyen bazı isimlerde operasyona tabi tutulur.

BABACAN AK PARTİ’YE GERİ DÖNER Mİ?

AK Parti için yaptığım değerlendirmelere pozitif manada bir ismi de eklemek isterim. Görevi süresince dünyada büyük bir saygınlığa sahip olan ve başarılı olan Ali Babacan’ın tekrar AK Parti’ye geri döndürülmesi de parti ve hükümet açısından olumlu olacaktır. Hemen herkesin dilinde olan kabine değişikliğinde kabinenin Babacan’la takviyesi hem yurt dışı piyasaları hem de yurt içi kamuoyunda moralleri yükseltecektir. Bursa’ya geldiği bir programda birlikte teşriki mesai yaptığı Hazine Bakanı Mehmet Şimşek’e kibar bir üslupla ‘kırık not’ veren Babacan’a AK Parti’ye geri dönme ihtimali olup olmadığı sorusunu yöneltmedik. Ancak bilinen hava böyle bir davete icabet edebileceği yönünde.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.