Her gün teknolojik bir atılımın haberiyle karşılaşıyoruz: Çin sınırsız güneş enerjisine yaklaştı... Rusya nükleer motorlu füze yaptı...
Danimarka havada elektriği kablosuz iletmeyi buldu... Japonya uzayda elektrik üretip kullanmaya başladı...
ABD 6 nesil savaş uçağı ihalesi yaptı... Yine Çin 10 G interneti test etti... Türkiye yurt dışından gelen 30 euro sınırını da kaldırarak alışverişi fiilen sona erdirdi...
Böylece Türkiye'deki telefon şarjı, bazı ufak tefek elektronik cihazlar vesaire alan vatandaşların ekonomiye verdiği büyük zararlardan kurtulduk. Dünyanın gündemi teknolojik sıçrama bizim gündemimiz dışarıdan uygun fiyatlı mal getirilmesini engelleme metotları üretmek.
İçinde bulunduğumuz ortamda yüzyıllardır gelen bir kompleks sebepler zincirinden söz ediyorum. Bizim teknoloji üretmemizi imkânsız kılıyordu. Müthiş adaptasyon yeteneğimizle teknolojiyi üretemesek de en iyi kullananlar arasında yer alıyoruz. Ama o da gümrük duvarlarıyla imkânsız hale getiriliyor.
Buhar devrimi yaşanırken bizdeki tek matbaa binası (üst katı da rasathane) iş yapamıyor ve sonrasında baskılar neticesinde de kapatılıyor.
Bu arada ucuz malların gelmesine önlem almak, yurt içi üreticilerin lehine de sonuçlanmayacak. İthalatçıların tekel oluşturup haksız kazanç elde etmesine neden olacak. Psikolojik etkisine gelirsek... Yurt dışı çıkış harcının her 3-5 günde bir artması, telefon kamera vb. gibi ürünleri getirince yüksek harç alınması, online yurt dışı alışverişinin imkânsız hale getirilmesi ve hatta sürekli yaz saati uygulamasıyla insanların hava karanlıkken işlerine, okullarına gitmesi vatandaşlara bir kapana kısılmışlık hissi veriyor!
1700’LERLE 1970’LERİN
ÇEŞNİSİNİ YAŞAMAYALIM
İnsanlar teknoloji üretememenin ezikliği ile 1700’lerde yaşarken, olan ürünlere erişemediği için de 1970’leri tekrar deneyimleniyor. Çok merak ediyorum acaba sırada ne var, sol dikiz aynası koltuk başlıkları opsiyonel olan teneke tabut olan arabalara mı geri döneceğiz?
Hoş, bir markanın kuş serisi tabir edilen tekerlekli tabutları hâlâ yollarda ve kullanıcı olan lümpenler tekrar üretilmesini de istiyor. Olur mu olur!
Ne kadar tanıdık geldi değil mi?
Açılan medeni gelişmişlik farkı hiçbir zaman kapatılamadı. Ve yine bir sıçramanın 'post modern buhar devriminin’ arifesindeyiz. Gündelik iç politik kavga ile kritik öneme sahip olan zamanımızı ve enerjimizi tüketiyoruz.
Yalnız olmanın bilinciyle hareket etmek gerekiyor. Yoksa akıl ve ruh sağlığımız ciddi manada tehlikeye girer!