Hava Durumu

Festivaller ve Bursa

Yazının Giriş Tarihi: 13.08.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 13.08.2026 00:07

Bursa’nın önemli kültür sanat etkinliklerinden olan Bursa festivali bu yıl 64’üncü kez yapıldı ve önceki gün yapılan Özcan Deniz konseriyle sona erdi. Bu tip festivaller hem ulusal bazda hem de uluslararası arenada şehirlere prestij katmakta.

Ülkenin en köklü film festivali Antalya Altın Portakal Film Festivali, Adana Altın Koza Film Festivali ülkemizdeki önemli örneklerden birkaçı.

Dünya genelinde Altın Palmiye denince akla Fransa ve Altın Ayı denildiğinde de Almanya geliyor. Hakeza San Remo Müzik Festivali de öyle. Elbette ki seksenler ve doksanlarda ülkemizde milli mesele haline gelen Eurovision Müzik Yarışması da ülkelerin politik duruşlarının oylamaya yansıması da hala akıllarımızda. Neyse ki Sertab Erener ile birincilik aldık da milli hedeflerimizden birisine ulaştık.

Küçük bir festival turu attıktan sonra yine Bursa’ya dönmek gerekirse Bursa Festivali’nden önce gerçekleştirilen Altın Karagöz Halk Dansları Festivali de Bursa’nın köklü organizasyonlarından birisi haline geldi.

Rahmetli Hikmet Şahin’in Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde özel önem verdiği ve ülke çapında da ses getirmeye başlayan Bursa İpekyolu Film Festivali ne yazık ki Hikmet başkanın kişisel inisiyatifinin ve özenmesinin ardından çaptan düştü ve sonrasında da nihayete erdi.

Bursa’ya nazaran ekonomik ve kültürel olarak oldukça geride kalan şehirlerin bile film festivallerini yaşattığı ve üstüne koyarak ulusal bazda ses getirdiği bir ortamda İpek Yolu Film Festivali’nin komaya girmesi Bursa açısından kötü. Malatya Altın Kayısı Film Festivali’nin ulusal çapta rüştünü ispat etmesi Malatya için güzel Bursa içinse durumun kötülüğünün canlı kanıtı gibi.

BİRKAN: TURİZM 365 GÜNE YAYILACAK

Yaşanan görev değişikliğinin ardından kısa bir süre önce Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı Başkanlığı’na getirilen Zekeriya Birkan oldukça güçlü bir yönetim kurulu ile kollarını sıvadı ve 64’üncü Bursa Festivali’nin aksamadan zamanında gerçekleşmesini sağladı.

Şüphesiz bu festivalin hazırlıklarında önceki dönem vakıf başkan ve yöneticilerinin de emekleri vardır. Bu yıl güzel bir etkinlik programı vardı eminim ki gelecek yıl çok daha iyi bir festival olacaktır.

Birkan ve ekibinden beklentim İpek Yolu Film Festivali’nin canlandırılması için de çalışmalar yapmasıdır. Konuyla ilgili olarak kendisiyle görüşme imkânı buldum.

Göreve bir ay önce geldiklerini ifade eden Birkan: “Festivalden bir süre önce göreve geldik ve özellikle yönetim kurulu üyesi arkadaşlarımızın maddi ve manevi destekleri ile festivali iptal etmeden hayata geçirdik. Şimdi bir araya gelip Bursa Festivali, Altın Karagöz Festivali dahil neler yapacağımızı masaya yatıracağız. İpek Yolu Film Festivali’yle de ilgili karar vereceğiz. Ancak şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki amacımız kültür ve sanatı Bursa’da 365 güne yaymak. Kültürel ve sanatsal etkinliklerimizin amaçlarından bir tanesi de Bursa turizmine gözle görünür bir dokunuş katmak. Gölyazı ve İznik’e bu açıdan özel bir önem veriyoruz. Bu iki lokasyon ve tarihi hanlar bölgesi aksı dikkatimizi verdiğimiz turizm destinasyonlarından.”

Bursa Barosu Başkanlığı döneminden itibaren Bursa sosyal ve siyaset hayatı içerisinde yer alan Birkan’ın anlattıkları ve ekibiyle birlikte ortaya koydukları vizyonun Bursa’ya hareket katıp katkı sağlayacağını düşünüyorum. Kısa bir parantez açmak gerekirse Zekeriya Birkan görevde olsun olmasın her aradığımızda mutlaka telefona çıkan bir siyasetçi. Siyasetçiler için önemli bir özellik.

GASTRONOMİ FESTİVALİ’NE BİRİSİ EL ATSIN

Bursa gibi çok köklü kültürel geçmişi olan kadim bir medeniyet merkezi için önde gelen konulardan birisi de şüphesiz ki gastronomi. Bu alanda da Bursa Gastronomi Festivali çok önemli bir yere sahip.

Balık ve patatesten başka bir öğünü olmayan İngilizlerin fişh and chips ile dünya çapında tanınmaları, Yunanistan’ın ortak kültürümüzde olan ancak menşei Türk olan yemek ve gıdaları sahiplenmeleri, az malzemeyi mayalı hamurla çoğaltarak çok kişiyi doyurma temeline yaslanan ‘fakir mutfağı’ (Ayhan Sicimoğlu tabiri) İtalyan mutfağı gibi birçok kısır mutfak dünya çapında pazarlama sayesinde en iyiler arasına giriyor.

Her bir coğrafi bölgesi ayrı bir zenginlik sunan Türkiye gastronomisinin en önemli kompartımanlarından birisi de Bursa. Ancak son yıllarda Bursa Gastronomi Festivali’nin kendisinde ve özellikle de lansman toplantılarında şehrin mutfak değerleriyle uyuşmayan konseptler belirleniyor.

Bu konuyla ilgili kalem oynatan gazetecilere de cahil yakıştırması yapılarak aksaklıklar geçiştiriliyor. Mesela geçtiğimiz yıl ki lansmanda füzyon ve deneysel bir menü olmasına rağmen alaminüt (sıcak anında) olarak katılımcılara sunulmaya çalışıldı.

Evet tabaklar tadımlık ancak her bir tabaklamada müthiş bir emek vardı ama bu tip tadım tabaklarının sınırlı sayıda insana verilebileceği gözden kaçınca saatler tutan bir servis süresi olacağı hesaplanamamıştı.

Saatlerce bekletilmenin ardından katılımcıların köşedeki dönercide dürümle tamamladığı bir lansman kim ne derse desin başarılı değildir. Bizler yaklaşım olarak eleştiriye meyilli insanlarız ancak tekerlek kırılmadan şimdiden uyarayım ki Gastronomi Festivali adında yer alan ‘Bursa’ ibaresine uygun olmalı. Bursa’yı yansıtmayan bir menü ve konsept olursa yine eleştiririz.

Kısacası her şeyi yapmak isterken ana hedefi ıskalayan, bağlamından kopan hiçbir fikrin ve konseptin kıymeti harbiyesi yok.

Düzenleyenlere şimdiden küçük bir hatırlatma.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.