Hava Durumu

İran’ın başarısı umarım ders olur

Yazının Giriş Tarihi: 26.03.2026 00:07
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.03.2026 00:07

İsrail’in ve Amerika Birleşik Devletleri’nin hesapları birkaç gün içinde yerle yeksan oldu. İran birkaç yıldır kâğıttan kaplan imajındaydı. Kendisine yapılan saldırılara güdük karşılıklar verebiliyordu.

İsrail ise Hamas ve İranlı yüksek rütbeli kişileri şov yaparak ortadan kaldırıyordu. Yani tablo İran’ın oldukça aleyhineydi. Bunca bilgi birikimi ve teknolojiye rağmen Bernard Lewis dışında Orta Doğu’yu biraz olsun anlayan bir kişi yetiştiremeyen Batı fena çuvalladı.

Lewis yaşasaydı acaba olanları nasıl yorumlardı çok merak ediyorum…

Türkiye’de herhangi bir sokağa girilse top oynayan 6-7 yaşındaki herhangi bir çocuğa sorulsa bile alacağı cevabı dünyaya rezil olarak öğrendiler:

İran, Suriye ve Irak’a benzemez!

Aklıma Enfal Suresi 30’uncu Ayet geldi: ‘Tuzak kuranların en hayırlısı ALLAH’tır!

GAZETECİLİK HAİNLİĞİN MASKESİ OLMAMALI

Meşhur olan ancak son derece yanlış anlaşılan bir söze atıfta bulunmak istiyorum: Gazeteci tarafsız olur. İletişim Fakültesi2nde ilk derste bunun yanlış olduğunu öğretmişlerdi. Gazeteci en nihayetinde bulunduğu çevrenin sahip olduğu kimliklerin tarafında olur.

Bu konuda ve her konuda tavrımız tabi ki ülkemizin tarafıdır. Tarafsızlık mevhumu ise kötünün tarafında olmamayı ifade eder.

Meslektaş olmaktan büyük bir onur duyduğum Hasan Tahsin, eğer gazeteci tarafsız olmalıdır sözünü şimdiki gibi yanlış anlasaydı düşmana ilk kurşunu sıkmaz, karaya çıkan Yunan askerlerinin duyguları ve yaşadıkları heyecanları içeren röportaj yapardı.

Bir konuda eğer ülkemiz çıkarlarının dışında yorum yapan bir gazeteciye denk gelirseniz bilin ki tarafsız değil haindir.

İDEOJİLERİN KÖLESİ OLMUŞLAR TÜRKİYESİ

Medya okuryazarlığı, finansal okuryazarlık gibi afili yeni isimler hayatımıza girdi. Finansal okuryazarlık açgözlü birisi için mümkün olmadığı gibi, ideolojisine sıkı sıkı bağlı birisi için de medya okuryazarlığı kabil değil. Zira açgözlü finansal raporlarla ilgilenmez, ideolojisinin kölesi olmuşlar da kendi kanallarından başka bir kanal seyretmez. Yaşanan hastalıklı siyasi ortamın bir getirisi diyebiliriz.

Zira bilim, sanat ve edebiyat dünyası da bu zehirli toksik siyasi havadan ötürü aynı çıkmazların içinde. Cici ideolojilerimize toz konduramıyoruz. Aklımızda koca koca tabularla mesafe almaya çalışıyoruz oysa beynimizde gerçek bir sessiz oda kurulu, kendi düşüncemiz dışındakileri duymuyoruz.

DOĞU BATI MÜCADELESİ

Bu iki parantezden sonra İran-İsrail Savaşı’na geri dönersek… Savaşın başlarında İsrail’in karadan İran’a girme senaryoları gündemde dolaşıyordu. Bunun ne kadar gerçek dışı ve hatta komik olduğu kanıtlandı. İsraillilerin yalvararak kaçıştıkları ve Tel Aviv’in yıkılışını gösteren videolar gerçeği ortaya koydu.

Bundan sonra ne olur derseniz İran’ın kazandığı bir savaştan masada yenik çıkmaması gerekiyor.

Sanırım içerisinde bulunduğu blok (Çin-Rusya) bunun önlemini alır. Olanları büyük açıdan gördüğümüzde de doğu medeniyetleri ile batı medeniyetlerinin mücadelesi olarak görüyorum ve yüzyıllardan beri ilk kez doğu medeniyetlerinin aynı safta yer aldığı. Türkiye ise hem doğunun hem batının ürünü olan medeniyetiyle ne yapacağı merakla beklenen ülke konumunda.

Amerika İsrail’in zorlamasıyla Türkiye’yi gözden çıkarırsa güç dengesi doğu blokunun lehine döner. Yeri gelmişken sırada Türkiye var sözlerinin boşluğu ortaya çıktı. İran’la başa çıkamayan İsrail Türkiye’yi hedefe koyarsa sadece füzelerle değil bizatihi kara operasyonuyla karşı karşıya kalacağını görmüş olmalı.

Konu büyük tarih çizgisinde var olmaya geldiğinde sanatı, edebiyatı ve devlet gelenekleriyle 4 bin yılı devirmiş, savaşmayı çok iyi bilen İran medeniyetini 300 yıllık geçmişleriyle çok hafife alan Amerikan ve İsrail tezleri çöktü.

Buna benzer bir denemeyi Türkiye ile yapmak kazanamayacakları bir ölüm kalım mücadelesine girmek anlamına geliyor. İran’ın başarısı bu açıdan da bize yarar sağlıyor.

Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.