Bursa her zaman çok önemli bir şehir olageldi. Tarih boyunca var olan öneminin göstergesi olarak atanan bürokratlar da her zaman kalbur üstü oldu. Şehrimize atanan son İl Emniyet Müdürü Kadir Gökçe'yi yönetiminde yer almaktan gurur duyduğum Uluslararası Ticaret İş İnsanları ve Yatırımcılar Platformu (UTİYAP) Yönetim kurulundaki arkadaşlarımla ziyaret ettik.
Açıkça söylemek gerekirse Bursa'ya zaman zaman alt profilden yöneticiler atandığı oluyordu. Kadir Gökçe gerek bilgi birikimi gerek konularına hakimiyeti gerekse de üst düzey profiliyle dikkati çekiyor. Görüşmemiz esnasında Bursa Emniyeti’nin uygulamalarını dinleme fırsatımız oldu. Bin kaç yıl önce özellikle sanayi bölgelerinde yüksek şekilde görülen hırsızlık olayları kendisine anımsattığımda konuya hakimiyeti devreye girdi ve rakamlarla hırsızlık olaylarının nereden hangi seviyeye düştüğünü anında cevapladı.
Toplumumuzun kanayan bir yarası olan madde bağımlılığıyla ilgili de Bursa Emniyeti’nin gerek Bursa'ya uyuşturucu girişi gerekse satışıyla ilgili operasyonlarının aralıksız devam ettiğini aktardı. Operasyonları istatistiksel olarak da anlatan Gökçe'nin üzerinde durduğu ve bana göre de en kritik nokta Bursa'nın imajına karşı duyarlı tutumu.

SAKİN GÜÇ
Aralıksız süren operasyonları basınla paylaşmayı pek istemediklerini kaydeden Gökçe, "Bursa Türkiye’nin çok önemli bir kenti. Türkiye ve dünya çapında güzel bir imajı var. Bizler operasyonlarımızı sürekli gündeme getirerek Bursa'nın suçla ve operasyonlarla anılan bir şehir olmasını istemiyoruz. İşimiz sessizce ve eksiksiz yapmak çok daha önemli. Vatandaşlarımızın güvenliğini onların hayat kalitesini düşürmeden sağlamayı hedefliyoruz" diyerek özetledi. İzlenen sakin güç stratejisi oldukça önemli ve güzel.
Madde bağımlılığı sorununun sadece kolluk güçlerinin faaliyetleri ile bitirilemeyeceği konusundaki fikirlerini yine dolu dolu argümanlarla sunan Kadir Gökçe, konunun bir devlet politikası olarak tüm kamu kurum ve kuruluşlarının organize şekilde hareket etmesi ve vatandaşların da destekleriyle aşılabileceğini ifade etti. Kadir Gökçe'nin bu yaklaşımına da katılmamak elde değil.
Genel izlenimim Kadir Gökçe'nin Bursa'nın aradığı üst düzey profildeki yöneticilerden birisi olduğu yönünde. Kullandığı samimi dil, iş hakimiyetiyle birleşiyor.
********
GÜVENLİK ADASI TÜRKİYE
Orta Doğu dünyanın kazanının kaynadığı nokta. İlk kez bir İran füzesi topraklarımıza yöneldi ve Suriye sınırını aşmasının ardından angajman kuralları gereği etkisiz hale getirildi. Füzenin Türkiye'deki bir hedefe kilitlenip kilitlenmediği henüz belli değil. Ancak hemen hemen tüm hava savunma sistemleri etkisiz kalırken Türkiye'nin hava savunma sisteminin işini görmesi güzel. Kişisel olarak İran'ın Türkiye'yi hedef alması ve bizi vurmaya çalışmasını pek olası görmüyorum. ‘İran sonrası sıra Türkiye'ye gelecek’ söylemlerini de gerçekçi bulmuyorum. Böyle bir şey karşı taraf için büyük bir hesap hatası olur. İsrail karadan sıcak çatışma riskini ciddi bir orduyla hiç yaşamadı.
Altı Gün Savaşları’nda karşılarında olan Arap Birliği ordusu savaş kabiliyeti, koordinasyon ve birliktelik açısından son derece sıkıntılıydı. Ona rağmen şimdiki Ürdün Kralı’nın babası Kral Hüseyin ordularını yürütseydi İsrail tüm desteğine rağmen haritadan silinirdi.
ÖLMEYİ BAYILMAK SANMAK
Bizim ordumuz gibi kompakt, disiplinli ve üstün bir savaşma becerisi olan bir orduyla savaşmak dünya genelindeki tüm ordular için büyük bir mesele. İsrailli fanatiklerin boş sözleri evet can sıkıyor ama İsrail varlığını Türkiye ile bir savaşın ardından devam ettiremez. İş bizimle savaşa gelirse de milyonlarca mazlumun öcü de alınmış olur. Türkiye ile savaşmayı düşünmek başka, bunu göze almak başka, amiyane tabirle de ölmeyi bayılmak sanmak gibi bir durumdur. Tekrar ve tekrar ediyorum ki silahlanma hamlemiz ve ordumuz şu karanlık günlerde en büyük güvencemizdir...