Bazı kavramlar ‘çok kanıksandığından mıdır yoksa önemleri tam fark edilmediğinden midir?’ bilinmez yeterince ve derinlemesine olarak gündeme gelmiyor.
Bunlardan birisi Bursa ve Bursalılık kavramı. Bursa’nın değerini Bursa dışından isimlerden duyunca daha çok dikkati çekiyor. Şehrimizin değerini, kendi hoş üslubuyla anlatan isimlerden birisi de uluslararası bir üne sahip, ötesinde dünya insanı olmuş bir isimden Saffet Emre Tonguç’tan dinledik.
Kuruluş aşamasından bu yana çalışmalarını yakından takip ettiğimiz son başkan Şeyma Şençayır döneminde ciddi bir ivme kazanan Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği’nin (BUİKAD) düzenlediği Kültür ve Vizyon Projesi etkinliğine dünyaca ünlü rehber ve bana göre de Türkiye temsilcisi (milli takım apoleti kendisine yaraşır) Saffet Emre Tonguç’u konuşmacı olarak getirdi.
***
İstanbul başta olmak üzere ülkemizin birçok bölgesiyle ilgili kaynak kitap olan eserleriyle ön plana çıkan Tonguç’un ‘Bursa Hakkında Her Şey’ kitabı da Bursamızın tarihi mirasını günün dinamiklerine uygun olarak ele almış. Fatma Durmaz Yılbirlik’in verdiği destekler harika bir projenin ortaya çıkmasına vesile olmuş. Kitap kısa sürede, zevkle ve ilgiyle okunabilen bir eser, tıpkı Tonguç’un diğer kitapları gibi…
‘İSTANBUL’UN ANNESİ BURSA’
Yaklaşık olarak bir buçuk saat sahnede kalan Emre Tonguç dünyadan ve Türkiye’den destinasyonları ufkumuzu açacak anekdotlarla bizlere sundu.
Sunumunun ana ayağı olan İstanbul’u anlatırken de sık sık ‘İstanbul’un Annesi’ dediğim Bursa’ya dair satır arası bilgiler verdi. Napoleon’un ‘Dünya bir ülke olsaydı başkenti İstanbul olurdu’ sözünü geçmişten beri çok severdim.
Saffet Emre Tonguç’un bu söze atıf yapması ve İstanbul’u ve yedi tepesini adım adım en ince ve nahif detaylarıyla anlatması harikaydı.
Bazı isimler vardır ortaya koyduğu performansı izlersiniz ama üçüncü bir kişiye aktarırken başarılı olamazsınız. Mesela Tarkan ya da Cem Yılmaz. Saffet Emre Tonguç’un performansı da aynen öyleydi.
BUİKAD ÖNCELİKLİLER LİSTEMİZDE
Küçük bir parantez de BUİKAD’a ve başkanları Şençayır’a açmak istiyorum. Basın davetleri geldiğinde bazı kişi ve kurumların davetleri çekici değildir, bazılarının ki de mutlaka takip edilmesi gerekenler arasındadır. Şençayır liderliğindeki BUİKAD yüksek kaliteli etkinlikleriyle mutlaka gidilecekler listesinde yer alıyor. Etkinliklerinin içeriği kadar hazırladığı (çok iyi hazırlandığı da belli) konuşmalarda oldukça başarılı: “Geçmişi bugüne bağlayan köprüler kuruyoruz. Saffet Emre Tonguç, anlatımıyla şehirleri canlandıran, tarihi bir duygu olarak aktaran çok kıymetli bir isim. Onun bakış açısı, iş dünyasında kurduğumuz hayallere de ışık tutuyor” sözlerine katılıyorum.
Konuşma oldukça iyi hazırlanmıştı ve başkan da gayet başarılı şekilde icra etti. Kaliteli ve derinlikli çalışmaları ile BUİKAD ajandamızda öncelikliler listesinde yer alıyor.
VİZYON KAVRAMININ BURSACASI…
Derinlemesine bilinmeyen diğer bir kavramda hiç şüphesiz ki çok köklü bir devrimin eşiğinde olduğumuz kavramı.
Kurucuları ve üyeleri arasında kişisel tarihim ve kariyerim açısından derin ve değerli yerlere sahip insanların olduğu BALKANTÜRKSİAD’ın
34’üncü Sinerji gecesinde BTSO Başkanı İbrahim Burkay, izleyenleri ve aslında tüm Bursa’yı tekrar gelmekte olan büyük değişime işaret etti: “Sanayi devrimi ile değişenlerin belki de yüz katı büyük bir değişimin arifesindeyiz.”
Birçok yazıda üstüne basa basa ifade ettiğimiz şekilde ve Noaf Hariri’den alıntılayarak: “Teknolojide yaşanacak sıçrama ile, bu gelişmeyi yakalayan uluslarla, yakalayamayan uluslar arasında, maymunla insan arasındaki düzeyde bir gelişim farklılığı oluşacak ve bu fark asla kapanmayacak” günlük politikanın kısır ve amaçla bağı kopuk tartışmalarının ne kadar anlamsız olduğunu büyük teknoloji devriminin ardından umarım ki acı şekilde test etmeyiz.
Vizyonerliği ortaya koyduğu iş hayatı ve oturduğu sivil toplum kuruluşlarındaki (UTİP, BTSO) başkanlıklarıyla tescillenen Burkay’ın kullandığı dil vizyonerlik kavramının Bursacası gibi.
Tüm konuşmalarının verdiği tüm mesajların ana aksını vizyonerliğe dayandıran Burkay’ın, “Eski tip girişimcilik kalmadı, yeni tip girişimciliğin temelinde yapay zekâ tabanlı teknolojiler var. Aaksiyon ve risk almak hala geçerli, ancak iş yapış şekillerimizi değiştirmeliyiz. Ve ölçeğe kavuşturmalıyız. Bir şeyi görmek önemlidir. Onu bir değere çevirmek çok daha kıymetli. Dünya değişiyor, bu değişimleri seyretmemeliyiz, aksiyon ve risk alarak değişimlerin içinde yer almalıyız” sözleri olayın nereler geldiğini Bursa’da da birilerinin fark ettiğini görmemiz açısından kıymetli.
DETROİT ÖRNEĞİ
Zira tarih boyunca Bursa çok önemli üretim ve ticaret merkezi haline geldi.
Ancak bazı kötü senaryolarda, -Detroit’in değişen üretim şekline ayak uyduramamasından ötürü hayalet şehre dönüşmesi ve aynı akıbetin Bursa’nın da başına geleceği senaryosu korkutucu bir alternatif olarak masada duruyor- Bursa’nın bu tarihi kimliğinden düşeceği yer alıyor.
Kabul etmek gerekir ki Bursa kronik şekilde olan yönetilememe sorunundan ötürü ülkede lider olduğu alanlarda geriye düştü. (Kış ve termal turizm, tekstil, spor vb.)
Ancak tümden ligden düşmesi asla kabul edilemez.
İstanbul’u bir kenara bırakırsak Bursa Türkiye’nin ikinci en önemli (katmanlara sahip tarihi geçmiş, birikim) şehri konumunda. Bursa dinamikleri bırakın ligden düşmeyi Bursa’yı enternasyonal bir marka haline getirme vizyonu iler hareket etmeli.
Kısacası Burkay’ın kullandığı vizyonerliğin Bursacasını herkes ana dili gibi konuşmalı. İstanbul’un annesi olan Bursa, İstanbul’la birlikte, her alanda dünya çapında bilinen ikinci bir şehir haline gelmeli!